(353 S. K. m. 155)
İNCELEME KONUSU : Sanık P.Uzm.Onb.H.Ö. hakkında toplu erat karşısında emre itaatsizlikte ısrar suçundan tesis edilen mahkûmiyet hükmünü bozan As.Yargıtay 5. Dairesinin kararma, Başsavcılık tarafından yapılan itirazın incelenmesidir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunup, sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten ve itirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra, edinilen vicdani kanaatle;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
33 ncü Mknz.P.Tug.K.lığı Askerî Savcılığının 20.8.1996 tarih ve 1996/399-499 sayılı iddianamesi ile; sanık H.Ö.'in toplu asker karşısında tim görevine çıkmamak ve çıkmamakta ısrar etmek suretiyle emre itaatsizlikte bulunduğu bu suretle toplu asker karşısında emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddiası ve As.C.K.nun 88. Maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda;
5 nci Kor.K.lığı Askerî Mahkemesince, sanığın toplu asker karşısında ve hizmetten kısmen sıyrılmak maksadıyla emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek As.C.K.nun 88 nci maddesi gereğince üç ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği;
Hükmün Askerî Yargıtay 5.Dairesinin 3.6.1998 tarih ve 1998/318-312 Esas-karar sayılı ilamı ile, usule ve eksik soruşturmaya ilişkin nedenlerle bozulduğu, Askerî Yargıtay Başsavcılığının 29.7.1998 tarih ve 1998/1529 sayılı itiraz tebliğnamesinde, suçun sübuta erdiği, mahkûmiyet hükmünün usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesinin istenildiği anlaşılmıştır.
Usul yönünden yapılan incelemede;
1) Sanık H.Ö.'in iddianame çerçevesinde sorgu ve savunmasının saptanması amacıyla yazılan talimata (Dz.114), adı geçenin hazırlık aşamasında birlik komutanlığınca sanık (Dz.28) ve mağdur (Dz. 19,22) sıfatıyla alınan ifadelerinin eklendiği, Siirt Asliye Ceza Mahkemesi tarafından hem mağduru olduğu ve davanın diğer sanığı Tğm.A.G.'ün eylemi ile ve hem de kendisine isnad olunan suçla ilgili olarak ifadesinin saptanması gereken sanığın, sadece diğer sanığın eylemi ile ilgili beyanlarının saptanması ile yetinildiği görülmüştür. Sanığın, CMUK.nun 135/4 ncü maddesinde düzenlenen, isnad olunan suç hakkında susma hakkını kullandığına ve bu nedenle suçlama ile ilgili beyanlarının saptanamadığına ilişkin olarak da tutanakta bir açıklık bulunmamaktadır. Bu durumda askerî mahkemece, sübutu kabul edilen toplu erat karşısında ve hizmetten kısmen sıyrılmak maksadıyla emre itaatsizlikte ısrar suçuna ilişkin olarak sanığın, mahkemece usulünce saptanmış sorgu ve savunması bulunmadığı halde yazılı şekilde hükme varılması,
2) Tanık Osman Şıh YALÇIN' ın istinabe yoluyla ifadesinin saptanması sırasında (Dz.218), aradan uzun zaman geçmesi nedeniyle olayı hatırlayamadığını, eski ifadesini tekrar ettiğini beyan ettiği, ancak, tanığın talimata ekli ifadesi olmadığından okunamadığı halde, bu tanığın usulüne uygun olarak mahkemece dinlenilmiş olduğunun kabulü ve keza Tanık Ümit GAGAÇ' ın istinabe yoluyla saptanan ifadesi sırasında (Dz.178), sanığa isnad olunan suçla ilgili (Dz.7) deki ifadesi okunmadığı, dolayısıyla ifadeleri arasındaki çelişki giderilmediği halde, bu tanığın hazırlıktaki bu beyanının hükme esas alınması,
Yasaya aykırı olduğundan, Dairenin bu hususlara yönelik bozma kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Sanığın, usulüne uygun olarak saptanacak sorgu ve savunmalarında ne diyeceği, hangi kanıtları sunacağı, anılan tanıkların yeminli beyanlarının ne olacağı önceden bilinemeyeceğinden, Kurulumuz tarafından bu aşamada esasın incelenmesine geçilmemiş ve kabule değer görülmeyen Başsavcılık itirazının reddine karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR :
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askerî Yargıtay Başsavcılığının 29.7.1998 tarih ve 1998/1529 sayılı tebliğnamesiyle yapmış olduğu itiraz yerinde görülmediğinden 353 sayılı kanunun 224 nci maddesi gereğince İTİRAZIN REDDİNE,
15.10.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy