(1632 S. K. m. 85)
İNCELEME KONUSU: Sanık Hv.Hv.P.Er S.B. hakkında üste hakaret suçundan tesis edilen mahkûmiyet hükmünü görev yönünden bozan Askerî Yargıtay 2 nci Dairesinin kararına karşı Başsavcılık tarafından yapılan itirazın incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: Hv. Eğtm. K.lığı Askerî Savcılığının 10.6.1998 tarih ve 1998/780-162 sayılı iddianamesi ile;
"...Dosyada mevcut delil ve belgelerden, sanık er S.B. olay tarihinde sabah içtimasında geç geldiği için diğer geç gelenler il birlikte isimlerinin alındığı, bu arada bu kişilerden sigara içenlerinde Atğm.H.B. tarafından isimlerinin alınmasının istendiği, Çvş.E.A.'ın isimleri yazdığı, olay yerine gelen Atğm.H.B.'un er S.B. ile karşılıklı "...niye sigara içiyorsun, seni rapor edeceğim..." diye konuşması üzerine sanık er S.B.'nun laubali bir şekilde "...rapor tutarsan tut a...koyayım." şeklinde konuştuğu, bu konuşmanın Çvş.E.A. ve Atğm.H.B. tarafından da duyulduğu..." bu suretle sanığın üstü olan Atğm.H.B.'a karşı üste hakaret suçunu işlediği iddiası ve As.C.K.nun 85/1 nci maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: Hv. Eğt. K.lığı Askerî Mahkemesinin 14.7.1998 tarih ve 1998/297-176 sayılı hükmü ile;
Sanığın üstü ve amiri konumundaki Hv.P.Atğm.H.B.'a hizmet halindeyken hakaret suçundan As.C.K.nun 85/1 ve TCK.nun 59 ncu maddeleri gereğince beş ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
TEMYİZ: Sanık, suç işleme kastı bulunmadığı nedeniyle temyize gelmiştir.
TEBLİĞNAME: Askerî Yargıtay Başsavcılığının 15.9.1998 tarih ve 1998/2363 sayılı tebliğnamesi ile; hükmün onanmasına dair görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI: Askerî Yargıtay 2 nci Dairesinin 23.9.1998 tarih ve 1998/511-511 sayılı ilamı ile;
"...29.4.1998 tarihinde bölüğün sabah yoklamasını almakta olan mağdur Atğm.H.B.'un yoklamaya geç gelenlerin isimlerini bir liste halinde tespitini yaptırırken o sırada sigara içenlerinde listede işaretlenmesini Çvş.E.'dan istediği, Çvş.E.'ın sigara içmekte olan sanığı işaretlemesi üzerine sanığın itiraz ettiği ve Atğm.B. ile sanık arasında sigara içme hususunda konuşmalar geçtiği ve mağdurun yanından 3-4 metre uzaklaştığı sırada sanığın "yazarsan yaz a..na koyayım" dediği anlaşılmış ise de; sanığın hakaret oluşturan bu sözlerinin, söyleniş biçimi itibariyle doğrudan doğruya Atğm.H.B.'a yönelik olarak hakaret kastıyla söylendiği hususunun kuşkulu olduğu, sanığın sözlerinin küfürbaz insanların söyledikleri gibi ortaya söylenen sözler olduğu, dolayısıyla üste hakaret suçunun oluşmadığı, ancak bu haliyle de sanığın söylediği bu sözlerin disiplin mahkemesi görevine giren üste saygısızlık suçunu oluşturduğu sonucuna varıldığı..." gerekçesiyle hükmün görev yönünden bozulmasına oybirliği ile karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askerî Yargıtay Başsavcılığının 5.10.1998 tarih ve 1998/2363 sayılı tebliğnamesi ile;
"...Dava konusu olayda sigara içip içmediği hususunda sanık ile mağdur arasında sözlü tartışma yaşanmıştır. Mağdur, sigara içenler listesine sanığın adının yazılmasında ısrarcı olmuştur. Sanık, bu duruma kızmıştır. Mağdur, ısrarını içeren emrini verip birkaç adım uzaklaştıktan sonra sanığın mağdurun bu hareketini ve ısrarcı tutumu nedeniyle kızgınlık içerisinde "...rapor tutarsan tut" deyip ardından "a..na koyayım" küfrünü sarf etmiştir. Anılan küfrün, hakaret teşkil ettiği kuşkusuzdur. Sanık, bu küfrünü adının listeye yazılacağına ve bu emri veren mağdura kızdığı için sarf etmiştir. Bu küfrün ortalığa sarf edilen bir söz olarak algılanması ve kabul edilmesi mümkün değildir. Bu tür sözlerin sarf edilmesinde ağız alışkanlığının bulunduğu yolunda sanığın bir iddiası da yoktur.
Öte yandan üste saygısızlık suçunda da sarf edilen söz veya takınılan tavırların üste yönelik olması şarttır. Daire ilamında, sanığın anılan söz ve küfrünün "ortaya söylenen sözler" olduğu kabul edilmiş, ancak ardından da bu sözlerin üste saygısızlık suçunu oluşturacağı sonucuna varılmakla, anılan eylemin üste (mağdura) yönelik olduğu ortaya konulmuştur. Madem ki bu sözler üste yöneliktir, o halde hakaret teşkil eden sözlerin üste hakaret olarak görülmeli ve, sanığın yukarıda belirtilen olayın cereyan tarzı itibariyle suç kastı ile davrandığı kabul edilmelidir..." görüşü ile süresi içerisinde Daire kararına itiraz edilerek 2 nci Daire kararının kaldırılmasına ve diğer yönlerden temyiz incelemesi için dava dosyasının Daireye gönderilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunup sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten sonra edinilen vicdani kanaatle;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava konusu maddi olayın sübutunda kuşku olmayıp, Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlık suçun vasfı ve buna bağlı olarak göreve ilişkin bulunmaktadır.
İtiraz tebliğnamesinde belirtildiği gibi; sigara içip içmediği konusunda sanıkla mağdur arasında yaşanan tartışma sonrasında sanık sinirlenerek anılan hakaretamiz sözleri söylemiş ve bu sözler mağdur ile olay tanığı Çvş.E. tarafından duyulmuştur. Sanığın bu sözleri söyleyiş nedeni ve biçimi nazara alındığında, mağdur Atğm.H.B.'un hedef alındığı anlaşılmaktadır. Sanık tarafından sarf edilen söz, kabaca konuşma veya uluorta söylenen bir söz niteliğinde olmayıp sövme niteliğinde olduğu ve bu niteliği itibariyle hakaret kastını da içerdiği cihetle eylemin, üste saygısızlık olarak kabul edilmesi olanaksızdır. Bu nedenle itirazın kabulü ile aksi düşünceye dayalı Daire kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklandığı üzere;
Askerî Yargıtay Başsavcılığının 5.10.1998 tarih ve 1998/2363 sayılı tebliğnamesi ile yaptığı itirazın, 353 sayılı kanunun 224 ncü maddesi gereğince KABULÜNE,
Askerî Yargıtay 2 nci Dairesinin 23.9.1998 tarih ve 1998/511-511 sayılı kararının KALDIRILMASINA, diğer yönlerden temyiz incelemesi yapılması için dava dosyasının anılan Daireye GÖNDERİLMESİNE,
5.10.1998 tarihinde Üyelerden Hâk.Alb.G.BOZKURT, Hâk.Alb. M.SÖNMEZ,
Hâk.Alb.Y.ÖGÜT, Hâk.Alb.V.ÖZENİRLER, Hâk.Alb.İ.Z. ÇAĞATAY, Hâk.Alb.R.AKSARAY ve Doç.Hâk.Alb. M.T. ODMAN' ın karşı oyları ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
KARŞI GÖRÜŞ YAZISI: Sanık Hv.P.Er S.B.'nun üste hakaret suçunu oluşturduğu iddia edilen eylemi, 10.6.1998 tarihli ve 1998/780-162 sayılı iddianamede aynen, "sanık er S.B."nun olay tarihinde sabah içtimasında geç geldiği için diğer geç gelenler ile birlikte isimlerinin alındığı, bu arada bu kişilerden sigara içenlerinde Atgm.H.B. tarafından isimlerinin alınmasının istendiği, Çvş.E.A.'ın İSİMLERİ YAZDIĞI, olay yerine gelen Atgm.H.B.'un Er S.B. ile karşılıklı (..niye sigara içiyorsun seni rapor edeceğim...) diye konuşması üzerine (rapor tutarsan tutarsın tut, a..ına koyayım..) şeklinde konuştuğu... Atgm.H.B.'a karşı üste hakaret suçunu işlediği..."şeklinde açıklanmaktadır.
Görüldüğü üzere, 353 Sayılı Kanunun 115 nci maddesine göre düzenlenmiş olan söz konusu iddianamede, sanığın esas eylemi "...seni rapor edeceğim..." diyen Atğm.'e "rapor tutarsan tut, a..na koyayım..." şeklinde verdiği yanıttır.
Her ne kadar iddianamede mağdur Atğm.nin seni rapor edeceğim, sözüne karşılık sanığın hakaretamiz sözü sarfettiği iddia edilmekte ise de, yine söz konusu iddianameye dosyada mevcut kanıtlara göre, rapor tutan isimleri yazan anılan Atğm.olmayıp, Çvş. E.A.'tır. Bu nedenle, öncelikle sanığın sarfettiği sözün muhatabının Atgm.H.B. olmadığını açık ve kesin bir biçimde kabul etmek gerekmektedir. Oysa, 14.7.1998 tarihli ve 1998/297-176 sayılı mahkûmiyet hükmünde de, sanığın bu sözleri Atğm. H.B.'a karşı sarfettiği yinelenmektedir. Bu değerlendirme ve kabul dosyada mevcut kanıtlarla bağdaşır nitelikte görülmemekte ve özellikle de suçun manevi unsur bakımından oluşup oluşmadığı yönünden büyük önem arzetmektedir. Çünkü, bu sözlerin doğrudan doğruya Atğm. H.B.'a karşı sarf edilmiş olması halinde, üste hakaret suçunu oluşturabileceği düşünülebilir ise de, aynı birlikte görev yapan ve arkadaş* oldukları anlaşılan Çvş.E.A.'a yöneltilmesi halinde, aynı şeyi söylemek ve kesin bir yargıya varmak mümkün olmamaktadır. Özellikle, olayın oluş biçimi ile meydana geldiği yer ve zaman ve sarfedilen sözlerin içeriği ve uluorta söylenmesi gözönüne alındığında, bu sözlerin Atğm. H.B.'a karşı üste hakaret amaç ve kastıyla sarf edildiğini her türlü şüpheden uzak ve kesin bir biçimde ortaya koymak olası değildir. Zira, bu sözlerin halk arasında "yaygın biçimde ne yaparsan yap, her şeye razıyım, sonucuna katlanırım" anlamında söylendiği kabul edilmektedir.
Ceza Yargılama Hukukunun temel ilkelerinden biri olan, şüpheden sanık yararlanır ilkesi çerçevesinde, sanığın iddia ve kabul edilen sözleri yukarıda açıklanan görüşler doğrultusunda, üstü olan Atğm.H.B.'a karşı hakaret kastıyla sarfettiği kuşkulu kaldığından, bu kuşkudan sanığın yararlandırılması, dolayısıyla hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmemesi gerektiği sonuç ve kanısına varılmaktadır.
Bu nedenlerle, çoğunluğun görüş ve kabulüne katılamamaktayız.
KARŞIOY YAZISI:
Dairenin bozma kararında da işaret edildiği gibi; olay günü Atğm. H.B.'un, sigara içtiğinden bahisle sanığı da işaretlemesini Çvş. E.'dan istemesi ve sanığın da buna itiriz etmesi, bu konudaki karşılıklı konuşmalar üzerine, Atğm.B.'un 3-4 metre kadar uzaklaştığı sırada sanığın; "yazarsan yaz a...ına koyayım" dediği sabit ve gerçekleşmiş bir vakıa ise de; söylenen bu sözler, söyleniş biçimi itibariyle, Asteğmen'e karşı hakaret niteliğini taşımadığı, ona karşı sarfedilen bir küfür mahiyetinde olmadığı, dolayısıyla hakaret kastını içermediği, "ne yaparsan yap, sonucuna katlanırım" biçimindeki bir ifadenin askerî terbiyeye yakışmayacak şekilde vurgulanmış olmasından ibaret ve sonuç itibariyle üste saygısızlık suçunu oluşturabileceği aşikar iken, eylemin üste hakaret suçunu oluşturduğunun kabuliyle o yönde mahkûmiyet karar verilmesinde yasal isabet göremediğimden, hükmü onayan çoğunluk kararına karşı oy kullandık. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy