(1632 S. K. m. 130)
KONU: Sanık J. Kd. Yzb. MI. hakkında askeri vasıtayı hususi menfaatinde kullanmak ve sair surette memuriyet nüfuzunu suiistimal suçlarından dolayı Kuzey Deniz Saha K. lığı Askeri Mahkemesince verilen beraat hükümlerini onayan As. Yargıtay 4 ncü Dairesinin bu kararına karşı Başsavcılığın itirazının incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: Kuzey Deniz Sh. K. lığı Askeri Savcılığının 8.6.1994 gün ve 1994/285-192 sayılı iddianamesi ile incelenen suçlarla ilgili olarak;
İstanbul Jandarma İstihbarat Tim Komutanı olan sanık J.Kd. Yzb. M.I.'ın Kasım 1992-Mart 1992 tarihleri arasında istihbarat hizmetlerine tahsis edilen askeri araçlardan 700102 plaka numaralı şahin, 700109 numaralı kartal tipi araçları muhtelif zamanlarda özel işlerinde kullandığı, böylece müteselsil şekilde askeri vasıtayı hususi menfaatinde kullanmak suçunu işlediği,
İstihbarat hizmetindeki bu araç şoförlerinden Ü.T. e yetkisi olmadığı halde 5 gün izinle memleketine gönderdiği, bu suretle de memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu işlediği iddia edilerek;
a) Askeri Aracı hususi menfaatinde kullanmak suçundan dolayı As. C.K. nun 130, TCK. nun 80 nci maddeleri gereğince cezalandırılmasına, 900 bin lira hazine zararının sanığa ödettirilmesine,
b) Memuriyet görevini suiistimal suçundan dolayı As. CK. nun 144 ncü maddesi delaletiyle TCK. nun 240 ncı maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: Kuzey Deniz Sh. K. lığı Askeri Mahkemesinin 2.5.1995 gün ve 1995/79-130 sayılı hükmü ile;
Tanıklar Astsb. Z.B. ile Uzm. Çvş. A.K.' ün sanığı suçlamayı amaçlayarak araç şoförlerinden er H.Ö.'e baskı yapıp samimiyetten uzak bir ihbar mektubu yazdırdıkları, dolayısıyla bu tanıkların tarafsız olmadıkları, er Y.Ö.'ün de iftiraya katılmak suçlamasından kurtulabilmek için, mektuptaki suçlamaların bir bölümünün doğru olduğunu ileri sürmesi ihtimalinin mevcut olduğu, Tekirdağ ve çevresinin sanığın istihbarat faaliyeti bölgesi olması nedeniyle o bölgeden alınan benzin faturalarının iddiayı ispata yeterli olmadığı, göreve gidildiğinde alınmış faturalardan olabileceği, er Ü.T.'i yetkisi olmadığı halde izne gönderdiği iddiası da ihbarcı durumundaki tanıkların şüphe ile karşılanması gereken tanıklarından başka bir delil olmadığından ispat edilemediği gerekçesi ile her iki suçtan da beraatine karar verilmiştir.
TEMYİZ-I: Hüküm Askeri Savcı tarafından, tanıkların ihbar mektubunda yazılanların doğru olduğunu aşamalarda tekrar etmeleri karşısında sübuta eren her iki suçtan dolayı verilen beraat hükümlerinin bozulmasına karar verilmesi gerektiği belirtilerek temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME-I: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 1.12.1995 gün ve 1995/3929 sayılı tebliğnamesi ile;
Sanığın müteselsil şekilde askeri vasıtayı hususi menfaatinde kullanmak suçunu işlediğinin sübuta erdiği; iddianamede memuriyet görevini kötüye kullanmak olarak vasıflandırılan eyleminin ise, As. C.K.nun 115 nci maddesinde yazılı memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak suçunu oluşturacağı açıklanarak beraat hükümlerinin bozulmasına karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI-I: Askeri Yargıtay 4 ncü Dairesinin 19.12.1998 gün ve 1995/886-889 sayılı ilamı ile;
Sanığın, Askeri vasıtayı hususi menfaatinde kullanmak ve er Ümit TEKER' i yetkisi olmadığı halde izne göndermek eylemlerinden dolayı (bu eylemin As. C.K. nun 115 nci maddesinde yazılı memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu açıklanarak) verilen beraat hükümlerinin bozulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM-II: Kz.Dz.Sh.K.lığı Askeri Mahkemesinin 26.12.1996 gün ve 1996/339-385 sayılı hükmü ile Bozmaya uyulmuş, ancak yargılama sonunda; Sanığa isnat edilen suçlardan dolayı mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesi ile beraatına karar verilmiştir.
TEMYİZ-II: Hüküm, Askeri Savcı tarafından isnat edilen suçların sübuta erdiği açıklanarak temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME-II: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 3.11.1997 gün ve 1997/3274 sayılı tebliğnamesi ile;
Dosya içeriğine uygun düşmeyen isabetsizlik gerekçelerle verilen beraat hükümlerinin bozulmasına karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARAR-II: Askeri Yargıtay 4 ncü Dairesinin 26.5.1998 gün ve 1998/23-330 sayılı ilamı ile;
Askeri Savcının temyiz istemi süresinde olmadığından, istemin reddine karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 19.6.1998 gün ve 1997/3274 sayılı tebliğnamesi ile;
As. Savcının temyiz isteminin süresinde verildiği açıklanarak Daire kararının kaldırılmasına, As. Savcının aleyhi temyizine atfen temyiz incelemesi yapılması için dava dosyasının Dairesine gönderilmesine karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI: Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 9.7.1998 gün ve 1998/114-112 sayılı ilamı ile;
Başsavcılığın itirazının kabulü ile, Askeri Savcının temyiz isteminin süresinde olduğuna, Askeri Yargıtay 4 ncü Dairesinin, askeri savcının temyiz isteminin reddine dair kararının kaldırılmasına, temyiz incelemesi yapılması için dava dosyasının Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
DAİRE KARARI-II: Askeri Yargıtay 4 ncü Dairesinin 15.9.1998 gün ve 1998/482-482 sayılı ilamı ile;
Beraet hükümlerinin Dairelerince bozulmasından sonra verilen tanık beyanları karşısında sanığa isnad edilen suçların sübutunun şüpheli kaldığı gerekçesi ile, her iki suçundan dolayı verilen beraat hükümlerinin onanmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 7.10.1998 gün ve 1998/3274 sayılı tebliğnamesi ile; Sanığın müteselsil şekilde askeri eşyayı hususi menfaatinde kullanmak suçunu işlediği; er Ü.T. i yetkisi olmadığı halde 5 gün izne gönderdiği dinlenen tanıkların ifadeleri ile sübuta erdiği açıklanarak Daire kararının kaldırılmasına, sübut yönünden isabetsiz ve yasaya aykırı bulunan beraat hükümlerinin 353 sayılı kanunun 221.nci maddesi uyarınca askeri savcının temyizine atfen ayrı ayrı bozulmasına karar verilmesi doğrultusunda görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Raporun okunmasından, sözcü üyenin açıklamalarının dinlenilmesinden ve konunun tartışılmasından sonra hasıl olan vicdani kanaate göre;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İstanbul J. Bölge Komutanlığı İstihbarat Tim Komutan yardımcısı olan sanık hakkında Kasım 1992-Mart 1994 tarihleri arasında;
1- İstihbarat görevlerinde kullanılmak üzere hizmetine tahsis edilmiş olan araçları aynı suç işleme kararının icrası cümlesinden olarak Cuma gününden alıp, Pazartesi günü geri getirmek suretiyle hafta sonlarında kullanmak ve bayram tatillerinde memleketi olan Tekirdağ'a gitmek, zaman zaman ailesini ev ziyaretlerine, çarşıya alışverişe götürmek, bir kaç kez eşini çalıştığı işyerine götürmek, yine eşini Ankara ya göndermek üzere Haydarpaşa garına bırakmak şehir dışından gelen misafirlerini terminalden aldırmak ve terminale bıraktırmak, futbol maçlarına gitmek suretiyle askeri hizmete mahsus araçları hususi menfaatinde kullanmak suçunu,
2- Eşinin tayinini istediği yere yaptırabilmek için istihbarat araç şoförlerinden er Ü.T. i yetkisi olmadığı halde 5 gün süre ile izne göndermek suretiyle memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak suçlarından verilen beraat hükümlerinin,
Dairece bozulmasından sonra dinlenen tanıklardan,
Ütğm.S.K.' in (Dz.363) sanığın Jandarma Dikimevinin servis aracından istifade ettiği...
- Astsb. A.D. nın (Dz.346), sanığın Devletin aracını kullandığını görmediği,satana kadar özel aracını kullandığı, sattıktan sonra da lazım olduğunda kendi aracını verdiği gibi, istediği yere de götürdüğü,
-Tanık S.Ü. nün (Dz.347), sanığın evinin işlettiği markete yakın olduğunu, sanığın cuma akşamları özel reno aracı ile gelip marketinin önüne park ettiğini, mesaiye çeşitli araçlarla gittiğini, çok yakındaki adliyede memur olan eşini askeri araçla işyerine bıraktığını görmediğini,
- Tanık Yzb. R.K.'nın (Dz.349), Eylül 1993'de sanığın eşini iki kez Haydarpaşa garına özel aracı ile götürdüğünü,
- Tanık Yzb.T.T.'in (Dz.349), 1993 yılı içerisinde sanığı ve eşini özel otosu ile Haydarpaşa Garına götürdüğü,
- Tanık Astsb.V.T.'un (Dz.378), sanığın söz konusu araçları sadece hizmet için kullandığını bildiği özel işlerinde kullandığını görmediğini,
- Tanık Astsb. C.Y.'ın (Dz.403) Çanakkale kampında kalan eşine bilet temin ederek, özel aracı ile terminale bıraktığı,
- Tanık Ş.G.'ın (Dz..389), sanığın eşinin tayinini yaptığı,
Şeklindeki yeminli ifadeleri, tanıklar Z.B. ve Uzm, Çvş. A.K.'ün baskısı ile araç şoförlerinden er Y.Ö.' ün serbest iradesine dayanmayan ihbarının yapılış şekli ve zamanı, Tanık Astsb. A.D.'nın, Astsb. Z.B. ile sanık Yzb. Mi. arasın da husumet bulunduğunu ifade etmesi (Dz.346), yargılama aşamalarında iddialar konusunda sanığın bir kabulünün bulunmaması, emri altında askeri araçlar varken dinlenen tanıkların özel araçlarından istifade etmesi dava dosyasında mevcut Trakya bölgesinde alınmış benzin faturalarının, bu bölgenin sanığın istihbarat alanı olmasından dolayı aleyhine delil olarak kabul edilemeyeceği, istihbarat görevlisi olan sanığın ne yaptığını şoför erlerin ve aleyhinde beyanda bulunan diğer tanıkların bilemeyeceği, bu yönüyle sanığın özel işleri ile istihbarat faaliyetinin tanıklarca içice görülerek karıştırılmış olabileceği, yetkisiz izin vermesi konusunda da er Ü.T.' in başka bir delille doğrulanmayan ve şüpheli kalan beyanı, Ü.T.'in, duruşmada bu ifadesinden dönmesi, hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın askeri hizmete mahsus aracı hususi menfaatte kullanmak ve memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak suçlarını işlediği şüpheli görüldüğünden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında her iki suçtan dolayı verilen beraat hükümlerini onayan As. Yargıtay 4. Dairesinin kararında isabet görülmüştür.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerden dolayı, 353 sayılı kanunun 224 ncü maddesi uyarınca Başsavcılığın itirazının REDDİNE, 12.11.1998 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy