(765 S. K. m. 45) (1632 S. K. m. 66)
İNCELEME KONUSU: İzin Tecavüzü suçundan sanık terhisli er N.G. hakkında tesis olunan mahkumiyet hükmünü, sübut yönünden bozan As. Yargıtay 5 nci Dairesinin kararma karşı, Başsavcılık tarafından yapılan itirazın incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: K.K.K.lığı As. Savcılığının 12.4.1995 tarih ve 1995/78-204 Esas-Karar sayılı iddianamesi ile; sanığın, 11.10.1994 tarihinde 13 gün istirahat iznine gönderildiği, izin süresi sonuna Kırıkkale-Bitlis arası iki günlük yol süresi eklendiğinde en son 26.10.1994 tarihinde birliğine katılması gerekirken kabul edilebilir bir özürü olmaksızın katılmadığı, 4.1.1995 tarihinde kendiliğinden gelerek birliğine katıldığı, bu suretle anılan tarihler arasında atılı suçu işlediği iddiası ve As. C.K.nun 66/1-b maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: K.K.K.lığı As. Mahkemesinin 24.3.1998 tarih ve 1998/43-161 Esas-Karar sayılı hükmü ile; sanığın, Muş Merkez K.lığına başvurduğu 5.12.1994 tarihe kadar geçerli özürü nedeniyle toplanma merkezine katılamadığı belirtildikten ve 5.12.1994 tarihi ile 27.12.1994 tarihleri arasında 4 kez kendisine konvoy günleri tebliğ edildiği halde bu konvoylara katılmadığının maddi vakıa olarak sabit olduğu belirtildikten sonra,
"...Tebligata rağmen Muş'a kadar gelmiş olan sanığın üç gün sonraki konvoyu ve bundan sonra 4 kez kendisine konvoy günleri tebliğ edilmesine rağmen bunlara katılmaması kendisi için bir mazeret olarak kabul edilmemiştir.
Bitlis Köy hizmetlerinin cevabi yazısında belirtildiği üzere 24.10.1994-27.12.1994 tarihleri arasında İkizler Köyü Çukurca mezrası arasındaki yolun kapalı olmasına göre sanığın mezrasına 7 saatlik bir yolculuktan sonra dönmesi mümkün değildir.
Sanığın Muşta kendi imkanları ile kalması Has köyde bulunan yakınlarının yanına gitmesi veya askerlik şubesine ve toplanma merkezine durumunu belirterek müracaat etmesi daha beklenebilir ve normal bir hareket tarzıdır. Esasen 16.11.1994 tarihinde mezrasından ayrılıp Mutki'ye gelebildiğine göre Bitlis Köy Hizmetleri Md. lüğünün verdiği bilgide güvenilir olmaktan uzaktır. Bu durumda sanığın tebligattan sonra evine döndüğü düşünülse bile verilen bilgi güvenilir olmadığına göre sevk günü toplanma merkezine katılması da sanıktan beklenebilir. Bu sebeplerle temadinin başlangıcı olarak 8.12.1994 tarihi esas alınmış,27.12.1994 tarihinde müracaatından sonra konvoy gününe kadar toplanma merkezinde tutulduğu için temadinin 27.12.1994 günü bittiği kabul edilmiştir..." gerekçesi ile sanığın 8.12.1994-27.12.1994 tarihleri arasındaki izin tecavüzü suçundan As. C.K.nun 66/1-b, 73 ve T.C.K.nun 59 ncu maddeleri uyarınca beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ: Sanık, eksik soruşturma ve sübuta ilişkin nedenlerle temyize gelmiştir.
TEBLİĞNAME: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 23.9.1998 tarih ve 1998/2645 sayılı tebliğnamesi ile; Askeri Mahkeme hükmünde bir isabetsizlik olmadığı belirtilerek hükmün onanmasına dair görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI: As. Yargıtay 5. Dairesi'nin 30.9.1998 tarih ve 1998/573-560 Esas-Karar Sayılı ilamı ile;
Mahkemece kabul edilen suç tarihlerinde sanığın atılı suçu işleme kastı ile hareket etmediği sonucuna varılarak hükmün bozulmasına Oybirliği ile karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığımın 12.10.1998 tarih ve 1998/2645 sayılı tebliğnamesi ile;
Müracaat etmesi gereken tarihler ile sevk tarihleri incelendiğinde sanığın konvoy günlerini bir gün veya saat olarak kasten geçirdiğinin değerlendirildiği, yol ve güvenlik durumunu bilen sanığın çeşitli tarihlerde toplanma merkezine gelebildiği, bu durumda Muş'ta kendi imkanları ile kalması, Has köyde bulunan yakınlarının yanında beklemesi ve halin icaplarına göre müracaatını yapması normal bir hareket tarzı olacağı, ancak sanığın beş defa istenen günde gelmeyerek 25 gün hizmetten uzak kalmayı başardığı, bu nedenlerle Dairenin sanığın suç kastının bulunmadığı yönündeki düşüncesine iştirak edilemediği belirtilerek; As. Yargıtay 5. Dairesinin 30.9.1998 gün ve 1998/573-560 Sayılı bozma kararının kaldırılmasına, dosyanın temyiz incelemesine devam olunmak üzere Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi görüş ve düşüncesiyle Daire kararına süresi içerisinde itiraz edilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunup, Sözcü Üyenin açıklamaları dinlenildikten sonra edinilen vicdani kanaatle;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Kıtası Komutanlığınca, 11.10.1994 tarihinde (13) gün süreyle istirahatini memleketinde geçirmesine izin verilen sanığın yol emniyetinin olmaması, hava muhalefeti ve sağlık sorunları nedeniyle 5.12.1994 tarihine kadar toplanma merkezine başvuramadığı As. Mahkemece kabul edilmiş ve bu kabule göre 8.12.1994-27.12.1994 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği sonucuna varılarak mahkûmiyetine karar verilmiştir. Dairece yapılan incelemede ise, sanığın bu tarihler arasında da suç kastı ile hareket etmediği kabul edilerek hüküm sübut yönünden bozulduğu cihetle, Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlık, sanığın 8.12.1994- 27.12.1994 tarihleri arasında suç kastı ile hareket edip etmediğine, diğer bir ifade ile sübuta ilişkin bulunmaktadır.
Bu çerçevede yapılan incelemede;
Sanığın, toplanma merkezine 5.12.1994, 9.12.1994, 17.12.1994, 22.12.1994 tarihlerinde başvurduğu, kendisine, sevk olacağı tarihler sırası ile 8.12.1994, 16.12.1994,21.12.1994, 27.12.1994 olarak tebliğ edildiği halde zamanında gelmediği, 27.12.1994 tarihinde saat 15.00'de geldiğinde sevk yapılmış olduğundan müteakip sevk gününe kadar Muş 49. Mknz. P. Tug. Tank Tb.K.lığında bekletildiği ve 3.1.1995 tarihinde şevkinin yapıldığı ve bir gün sonra birliğine katıldığı,
Bitlis Köy Hizmetleri Müdürlüğü'nün yazıları ile İkizler-Çukurca mezrası arasında yolun 24.10.1994-27.12.1994 tarihleri arasında kapalı olduğunun bildirildiği, olay tarihinde ikizler J.Karakol Komutanı olarak görev yapan tanık Murat KARABULUT' un "bölgenin coğrafi özellikleri nedeniyle Karakol ile Muş arası kuş uçuşu 20-25 Km. olmasına rağmen bölgedeki tepeler zinciri dolaşılarak Bitlis üzerinden 7 saate yakın bir zamanda Muş'a ulaşılabildiğini" ifade ettiği ve duruşma sırasında bölgenin krokisini çizdiği ve dosyaya konulduğu,
Sanığın sorgu ve savunmalarında; yolların kapalı ve emniyetsiz olması nedenleriyle zamanında gelemediğini beyan ettiği,
Anlaşılmıştır.
Askeri Mahkemece, Bitlis Köy Hizmetleri Müdürlüğü'nün verdiği bilginin güvenilir olmadığı kabul edilmiş ise de, anılan makama iki kez sorulmasına rağmen verilen cevabın aynı olduğu ve aksine objektif hiç bir bulgu olmadığı dikkate alındığında bu kabule katılma olanağı foktur.
Dosyada mevcut delillere göre; Dairece "...sorgu ve savunmaları ile temyiz dilekçesinde (D.5,21,71,121), ısrarla, yolların kapalı olması, rahatsız olup rapor almış bulunması, hava muhalefeti ve yol emniyeti nedenleriyle mahsur kalması ve İkizler Krk.K.lığınca Köyden ayrılmasına müsaade edilmemesinden dolayı zamanında Muş Toplanma Merkezine katılamadığını ileri süren sanığın, bu yoldaki beyanlarının gerek tanık J.Astsb.Murat KARABULUT' un ifadesi ve gerekse dosyada mevcut yazılı belgelerle teyit edilmiş olduğu, Toplanma Merkez komutanlığınca yatma ve iaşede zorluklar çekildiği için sevk tarihine kadar evinde kalmasına müsaade edilmesi üzerine, gün aşırarak da olsa, hava şartlarının olumsuzluğuna rağmen, oturduğu köyden Muş Merkezine (7) saatten çok fazla bir sürede tam (5) kez geldiği halde, zamanında Toplanma Merkezine ulaşamaması sebebiyle konvoyu kaçırması nedeniyle yine aynı şartlarda köyüne geri dönmesinde konvoy gün ve saatlerini kaçırma kastıyla hareket ettiğinin söylenemeyeceği, keza, kendi imkanları ile Has köyde ya da Muş'ta kalmasının kendisinden beklenemeyeceği, Toplanma Merkez Komutanlığına yaptığı 27.12.1994 tarihindeki en son müracaatında şevkine kadar burada bekletildiğine göre, daha önceki gelişlerinde de bir sonraki şevkine kadar aynı yerde bekletilmesi mümkün iken, bu yola gidilmemesinin de olaya etkisi bulunduğu hususları dikkate alınarak; Mahkemece kabul edilen suç tarihlerinde atılı suçu işleme kastı ile hareket etmediği sonucuna varıldığı..." belirtilerek hükmün sübut yönünden bozulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmış ve aksi düşünceye dayalı itirazın reddine karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askeri Yargıtay Başsavcılığımın 12.10.11998 tarih ve 1998/2645 sayılı tebliğnamesiyle yapmış olduğu itirazın 353 sayılı Kanunun 224 ncü maddesi gereğince REDDİNE,
19.11.1998 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy