(353 S. K. m. 227) (1412 S. K. m. 326)
J. Gn. K. lığı As. Savcılığının 26.2.1997 gün ve 1997/45-57 sayılı iddianamesi ile; J. Genel K. lığı Teftiş Kurullarında 3 numaralı müfettiş olan sanık J. Alb. N.A.'ın 9-21 Eylül 1996 tarihlerinde Diyarbakır, Siirt, Batman İllerinde birlik besleme heyetinin hesap teftişlerini yaptığı sırada, Şirvan İlçe J.K.lığı mutemedi Bekir ALTIN' dan, besleme heyetinin açığı olduğunu, mahkemeye vereceğini söyleyerek, 21.800.000.- liraya 6.8 cm. çapında bir bilezik, 4.750.000.- liraya braun marka elektrikli tıraş makinesi, 3.500 liraya 2 kişilik Siirt battaniyesi aldırdığı; Pervari İlçe J. K. lığı muhasibi J. Kd. Çvş. Satılmış KAYALIGA' ya 5 Kg.lık Pervari balı aldırdığı; Baykan Komd. BL K. nı J Tğm. Numan ÖKSÜZ' e Baykan İlçe J. K. lığının cezasını Siirt'te bulunan Gönül kasabı Şefik ERKOYUNCU' ya kestiğini, bu şahsı aramasını söylediği, Tğm. Numan ÖKSÜZ' ün kasap Şefik'i aradığı, kasap Şefik'in, Niyazi Albayın 120 milyonluk gerdanlık ve 60 milyonluk müzik seti istediğini belirtip alıp almayacağını sorduğu; Kurtalan'da Özçelik Süper Marketten 10-12 milyonluk mal aldığı; parasını sahibi olan Ali ÖZÇELİK' e ödemediği; Batman'da Üçvş.Tamer ÖZER' den 2 adet cumhuriyet altını istediği, kantinden aldığı 2 adet Tişört'ün parasını vermediği, bedeli olan 1 milyon lirayı Astsb.Mehmet ATAÇ ın ödediği; Astsb.Hikmet BAL' ın odasında gördüğü 1.5 milyon lira değerindeki çelik termosu istediği ve aldığı, böylece memuriyet görevini ve memuriyet nüfuzunu suiistimal suçlarını işlediği iddia edilerek As.C.K.nun 115, TCK. nun 80; As.CK. nun 144 ncü maddeleri delaletiyle TCK.nun 240, 80 ve 71 nci maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda;
J. Gn. K. lığı As. Mahkemesinin 10,2.1998 gün ve 1:998/24-31 sayılı hükmü ile; sanığın, a) Astsb.Bekir ALTİN' dan bilezik,; braun marka tıraş makinesi, Siirt battaniyesi alması eylemi ikna suretiyle irtikap olarak nitelendirilip, TCK. nun 209/2, 59/2 nci maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) Diğer eylemlerinin ise sair surette memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu kabul edilerek, As.C.K.nun 115, TCK.nun 80, 59/2, 647 Sayılı Kanunun 4 ncü maddeleri uyarınca 30 bin lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 647 Sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca İşbu ağır para cezasının ertelenmesine ilişkin tesis edilen hükmün;
Askeri Savcı tarafından sanığın irtikap eyleminin cebri irtikap suçunu oluşturacağı açıklanarak aleyhe; Sanık müdafiileri tarafından da sanığın hiç suç işlemediği, irtikap suçunun da söz konusu olmadığı belirtilerek lehe temyiz edilmesi nedeniyle,
Başsavcılıkça düzenlenen tebliğnamede; hükümlerin onanmasına karar verilmesi yönünde görüş bildirilmesinden sonra,
Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 14.7.1998 gün ve 1998/346-458 sayılı ilamı ile, hükmün eksik soruşturma nedeni ile bozulmasına dair verilen karara karşı,
J. Gn. K. lığı Askeri Mahkemesinin 25.8.1998 gün ve 1998/782-451 sayılı kararı ile; önceki hükümlerde direnilerek mahkumiyet hükümleri aynen tesis edilmiş,
Başsavcılıkça düzenlenen son tebliğname ile de direnme hükmünün onanmasına karar verilmesi doğrultusunda görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Raporun okunmasında, sözcü üyenin açıklamalarının dinlenilmesinden ve konunun tartışılmasından sonra hasıl olan vicdani kanaate göre,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Yerel Mahkemenin ilk mahkumiyet hükümlerinin Dairece eksik soruşturma nedeniyle bozulmasına karar verilmesinden sonra, direnme hükmünün verildiği 25.8.1998 tarihli oturumda huzurdaki sanığın kimliğinin tespitini takiben;
Aynen, As. Yargıtay 2 nci Dairesinin bozma ilamı okunda,...sanık N.A.'dan soruldu, Ben As. Yargıtay 2 nci Dairesinin bozma ilamına uyulmasını talep ediyorum dedi.
Sanık vekili Av. Süleyman GÜNDÜZ' den soruldu, As. Yargıtay 2 nci Dairesinin bozma ilamına uyulmasını talep ediyoruz dedi.
Askeri Savcıdan soruldu, As. Yargıtay 2 nci Dairesinin sanık N. A. ile ilgili bozma ilamında belirtilen hususlar yerinde değildir. Neticeye bir katkısı olmadığı için... direnme kararı verilmesini talep ediyoruz dedi." şeklindeki talep ve görüşlerin alınmasından sonra,
353 S.K. nun 227 ve CMUK. nun 326.md.leri uyarınca bozma ilamına uyulmasına veya uyulmayıp önceki kararda direnilmesine dair bir karar verilmesi gerekirken,
Yargılamaya devam edilerek, aynen, "sanık vekili Süleyman GÜNDÜZ söz aldı. Askeri Yargıtay Bozma ilamında belirtilen hususlar neticeye etkilidir. Müvekkilimin çizdiği iddia edilen altın bilezik krokisi laboratuardan geçirilmeli ve kendi el ürünü olup olmadığı araştırılmalıdır. Ayrıca müvekkilimin suç tarihlerinde teftişte bulunduğu birliklerde herhangi bir borcu olmadığına dair belgeler almıştır. Bu belgeleri ibraz ediyoruz dedi.
5 adet tutanağı ibraz etti. Alındı kaydı yapıldı. Dosyasına konuldu.
Davada müvekkilim aleyhinde ısrarlı beyanlarda bulunan Astsb.Bekir ALTUN ile müvekkilim arasında husumet vardır. Denetleme başlangıcının da müvekkilim Aststb. Bekir ALTUN' u denetlemeye ilişkin konularla ilişkin konularla ilgili dövmüştür. Asta müessir fiilde bulunmuştur. Bu nedenle Astsb. Bekir ALTUN müvekkilime suç isnadında bulunmuştur. Yargılamanın devamına karar verilmesi halinde müvekkilimin tahliyesine de karar verilmesini istiyoruz.......
Ayrıca müvekkilim hakkındaki suç vasfı kanaatimize göre değişecektir. Bu hususun da dikkate alınmasını, Yargıtay bozma ilamında esasa girilmemiş, usulden bozulmuştur, dedi.
Sanık N.A.'dan soruldu. Ben Astsb.Bekir ALTUN' u teftiş öncesinde, teftişe ilişkin konulardan dolayı dövmüştüm. Kendisine müessir fiilde bulunmuştum. Odada kendisini dövmüştüm, ancak daha önceki ifadelerimde asta müessir fiil suçu sebebiyle mağdur olabileceğim düşüncesi ile bu konuyu açıklamadım, dedi.
Askeri Savcıdan herhangi bir talebi olup olmadığı soruldu. Önceki mütalaamızda ısrar ediyoruz, Yargıtay bozma ilamına uyulup, belirtilen hususların araştırılması, sonucu etkilemeyecektir, iddianamede ve mütalaada belirttiğimiz iddialar sadece Bekir ALTUN' un ifadesi ile sınırlı değildir. Direnme kararı verilmesini talep ediyoruz, dedi." şeklinde isnat edilen her iki suçu da kapsayacak tarzda yargılama faaliyetlerine girilmesini takiben direnme hükmünün kurulduğu anlaşılmaktadır (D.405,406).
Görüldüğü üzere, okunan bozma ilamına karşı tarafların görüşlerinin alınmasından sonra 353 Sayılı Kanunun 227 ve CMUK.un 326 ncı maddelerine aykırı olarak yargılamaya devam edilip sanığın, müdafiinin savunmaları ve Askeri Savcının bu savunmalara karşı mütalaası alınmıştır.
As. Yrg. Drl. Krl. nun 22.6.1989 gün ve 1989/133-165 Sayılı kararında da belirtildiği gibi direnme; ilk mahkemece önceki yargılamada yapılanlar dışında hiçbir yargılama faaliyetine ve işlemine yer vermeyen bir usul muamelesidir. Sanığın ve müdafiinin geniş bir şekilde savunmaya ilişkin beyanlarının duruşma tutanağına geçirilmesi, bu doğrultudaki dilekçelerinin alınarak dosyaya konulması, bunlara karşı As. Savcıdan ne diyeceğinin sorularak görüşünün alınması gibi bazı yeni yargılama faaliyetlerine girişilip, daha sonra önceki kararda direnilmesine karar verilmesi usule aykırı görülmüştür. As. Yrg.Umumi Heyetinin 21.3.1958 gün ve 1958/529-46; 1.7.1960 gün ve 1960/2217-43 sayılı kararları da bu doğrultudadır. Bu açıklamalara göre kararın eylemli uyma (sebat) niteliğinde bulunduğu sonucuna varılmıştır.
SONUÇ VE KARAR: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere, yerel mahkeme kararının direnme hükmü mahiyetinde değil, sebat olarak kabulüne ve temyiz incelemesinin yapılması için dava dosyasının As. Yrg.2 nci Dairesine gönderilmesine, 22.10.1998 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy