(1632 S. K. m. 70)
İNCELEME KONUSU: Sanık Er T.Y. hakkında firar suçundan tesis olunan mahkumiyet hükmünü bozan Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin kararına karşı Başsavcılık tarafından yapılan itirazın incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: 3 ncü Mknz.P.Tüm.K.hğı Askeri Savcılığının 25.5.1998 tarih ve 1998/602-228 sayılı iddianamesi ile;
"...55 nci Mknz.P.Tug.Dst.Kt.ları İs.Svş.Bl.K.lığında görevli İs.Er T.Y.'nın 03.04.1998 tarihinde Çorlu Askeri Hastanesinde yapılan muayenesi sonucunda aynı gün taburcu edildiği, Çorlu-Edirne arası 1 gün yol süresi tanındığında 05.04.1998 tarihinde birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 17.05.1998 tarihinde kendiliğinden gelerek birliğine katıldığı, bu eylemi ile sanığın firar suçunu işlediği iddiasıyla ve As.C.K.nun 66/1-a maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: 3.Mknz.P.Tüm.K.lığı Askeri Mahkemesinin 17.7.1998 tarih ve 1998/386-200 sayılı hükmü ile; atılı suç sabit görülerek sanığın As.C.K.nun 66/1-a ve TCK.nun 59 ncu maddeleri gereğince on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ: Hüküm, sanık tarafından temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 18.9.1998 tarih ve 1998/2451 sayılı tebliğnamesi ile; hükmün onanmasına dair görüş bildirilmiştir..
DAİRE KARARI: Askeri Yargıtay 2.Dairesinin 30.9.1998 tarih ve 1998/548-548 sayılı ilamı ile; suçun sübuta erdiği belirtildikten sonra, "...3.4.1998 günü heyete çıkan sanığın, o gün heyet ve sevk işlemlerinin yapıldığı, 4.4.1998 günüde Çorlu'dan-Edirne'ye yolda geçirmesi gerektiği nazara alındığında; sanığın 5.4.1998 günü 00 saatinden, 24.00 saatine kadar gelmesi halinde, gün unsurunun oluşmayacağı ve 6.4.1998 gününün 00.00 saatinde bir günün dolacağı ve buna göre de, sanığın 17.5.1998 günü dolmadan katıldığı nazara alındığında; tam 42 gün, başka bir deyişle 6 hafta dolmadan sanığın kıtasına katıldığı anlaşılmaktadır. Yine As.C.K.nun 73.maddesi; "altı hafta içinde ...gelirse" dediğine göre, sanığın durumunun bu madde içerisinde mütalaası gerekirken; yanlış vasıflandırılması kanuna aykırı bulunmuştur..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına oybirliği ile karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 21.10.1998 tarih ve 1998/2451 sayılı tebliğnamesi ile;
As. Yargıtay 2.Dairesi kararında gösterilen gerekçenin aksine 05.04.1998 gününün de (1) tam gün olarak firar temadisi süresine dahil edilmesi gerektiği, bu durumda sanık lehine As.C.K.nun 73.maddesinin uygulanmasına imkan bulunmadığı belirtilerek, Daire kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının diğer konularda temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairesine yollanmasına karar verilmesi görüş ve düşüncesi ile Daire kararına süresi içerisinde itiraz edilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunup, sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten sonra edinilen vicdani kanaatle;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın, 3.4.1998 tarihinde Çorlu Askeri Hastanesinde ayaktan sağlık kuruluna çıkarıldığı, Çorlu-Edirne arası bir günlük yol süresi sonunda birliğine katılması gerekirken katılmadığı ve 17.5.1998 tarihinde kendiliğinden kıtasına katıldığı, bu suretle firar suçunu işlediği hususunda kuşku bulunmamaktadır. Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlık, As. C.K.nun 73 ncü maddesinin uygulanıp uygulanamayacağına ilişkindir.
Sanık sorgu ve savunmalarında, 3.4.1998 günü hastanede işlemlerinin bittiğini, o gün Edirne'ye servis olmadığından ve yanında parası da bulunmadığından birliğine katılamadığını beyan etmiş ise de; sanığın daha sonraki günlerde olan servislere de gelmemesi ve herhangi bir askeri veya resmi başka bir kuruma da uğramaması nedeniyle hastaneden dönüşü ile ilgili servis olanağının ve idarece yapılması gereken işlemlerin araştırılmasına gerek görülmemiştir. Daire tarafından da aynı gerekçe ile sanığın savunması kabule değer bulunmamıştır.
Somut olayda sanığın, (1) günlük yol süresi sonunda 4.4.1998 tarihinde saat 24.00'e kadar birliğine katılması gerektiğinden firar eylemi, 5.4.1998 gününün 00.01 saatinde başlayacaktır. Sanığın 17.5.1998 tarihinde kendiliğinden birliğine katılması nazara alındığında altı haftalık süre geçtikten sonra 43 ncü gün katıldığı anlaşılmaktadır.
As.C.K.nun 73 .maddesinde, "kaçak,kaçtığından altı hafta...içinde kendiliğinden gelirse..." denildiğine göre, (6) haftalık- 42 günlük sürenin geçirilmesinden sonra katılmalarda bu maddenin uygulama olanağı bulunmamaktadır. Bazı üyeler tarafından 353 Sayılı Kanunun 53 ncü maddesi dikkate alındığında "hafta" olarak tayin edilen bu sürenin 17.5.1998 tarihinde dolmamış olduğu belirtilmiş ise de; bu maddenin usul işlemlerindeki sürelerle ilgili olması nedeniyle bu davada uygulama yeri bulunmamaktadır. Altı haftalık sürenin (42) güne tekabül ettiği Askeri Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile kabul edilen bir husustur.
Bu nedenlerle; firar suçu sabit olan ve 43.gün birliğine katılan sanık hakkında As.C.K.nun 73.maddesinin uygulanması mümkün olmadığından, Başsavcılığın itirazının kabulü ile aksi düşünceye dayalı Daire kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklandığı üzere;
As. Yargıtay Başsavcılığının 21.10.1998 tarih ve 1998/2451 sayılı tebliğnamesiyle yaptığı itirazın 353 Sayılı Kanunun 224 ncü maddesi gereğince KABULÜNE,
Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 30.9.1998 tarih ve 1998/548-548 sayılı kararının kaldırılmasına,
Temyiz incelemesine devam olunmak üzere dosyanın anılan Daireye GÖNDERİLMESİNE,
19.11.1998 tarihinde Üyelerden Hak. Alb. M.SÖNMEZ, Hak. Alb.Y. ÖĞÜT ve Hak.Alb.A.KURŞUN' un karşı oyları ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
KARŞIOY YAZISI
Sanığın, firarının 5 Nisan 1998 tarihinde başladığında ve 17 Mayıs 1998 tarihinde kendiliğinden birliğine dönerek sona erdiğinde anlaşmazlık bulunmamaktadır. Sorun, As. C.K.nun 73 ncü maddesinde ifade olunan altı hafta içinde kendiliğinden geri gelmeye dair kanuni indirimden yararlanıp yararlanamayacağıdır.
Maddi ceza hukukunda haftanın nasıl hesaplanacağına dair bir hüküm olmaması sebebiyle, 353 Sayılı Kanunun "Mehil hafta ile tayin edilmiş ise işlemeye başladığı gün, son haftada isim itibariyle karşıtı olan günün tatil saatinde biter" şeklindeki düzenlemeden yararlanılarak;
İşlemeye başladığı 5 Nisan 1998 Pazar gününden altıncı haftada isim itibariyle karşıtı olan 17 Mayıs 1998 Pazar günü tatil saatinde sona ereceği, aynı gün de saati bilinmeyen tarihte sanığın katıldığı, böylece altı hafta içinde geldiği görüldüğünden;
Başsavcılık itirazının bu gerekçeyle reddi gerekirken, kanunda yer almayan 42 günden sonra katıldığını kabul eden çoğunluk düşüncesine katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy