(1632 S. K. m. 66)
KONU: İzin tecavüzü suçundan sanık terhisli er O.K. hakkında 7 nci Kor. K. lığı Askeri Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünü bozan As. Yargıtay 4 ncü Dairesinin bu kararma karşı Başsavcılığın itirazının incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: 7 nci Kor. K. lığı As. Savcılığının 27.11.1997 gün ve 1997/4126-1069 sayılı iddianamesi ile;
22.8.1997-16.10.1997 tarihleri arasında istirahat tecavüzünde bulunduğu iddia edilerek sanığın As. CK. nun 66/1-b maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: 7 nci Kor. K. lığı As. Mahkemesinin 6.5.1998 gün ve 1998/462-387 sayılı hükmü ile;
Sanığın açıklanan tarihler arasında istirahat tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek As. CK. nun 66/1 -b, TCK. nun 59 ncu maddeleri uyarınca neticeten on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ: Hüküm, sanık müdafii tarafından, sanığın evlendiği eşini ailesinin kabul etmemesi, eşinin, ailesi tarafından öldürülme tehdidi altında bulunması, bu olaylar nedeni ile psikolojik olarak 15 gün tedavi görmek zorunda kalması, suç işleme kastının olmaması, nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği belirtilerek temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME: As. Yargıtay Başsavcılığının 28.9.1998 gün ve 1998/2731 sayılı tebliğnamesi ile; hükmün onanmasına karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI: As. Yargıtay 4 ncü Dairesinin 6.10.1998 gün ve 1998/612-611 sayılı ilamı ile;
Sanığın cezai ehliyeti konusunda bilirkişi dinlendiği sırada sanığın 1 yıl kadar ilaç tedavisi ve psikoterapi görmesi gerektiğini öngören psikiyatri uzmanı Dr. N.K.' nın Dz.34'de bulunan yazısı ve Dz.40'da belirtilen rapor dava dosyasında bulunmadığından, bilirkişi incelemesinin yeterli bilgi ve belgeye dayandığını söylemeye imkan bulunmadığı, bu itibarla dava dosyasındaki tüm belgeleri ve yukarıda sözü edilen doktorun yazısı ve raporundaki bilgiler de dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği gerekçesi ile mahkumiyet hükmünün eksik soruşturma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: As. Yargıtay Başsavcılığının 21.10.1998 gün ve 1998/gün ve 1998/2731 sayılı tebliğnamesi ile;
Bilirkişinin dizi 3 ve 4'de bulunan Diyarbakır Askeri Hastanesi ve Erzurum Mareşal Çakmak Askeri Hastanesi tarafından verilen ve özel klinik raporlarına göre daha tutarlı kabul edilmesi gereken raporları okuyup, tüm dosyayı da inceledikten sonra, sanıkla da konuşup görüşünü bildirmiş olması ve dolayısıyla eksik soruşturmadan söz edilemeyeceği nedeniyle, Daire kararının kaldırılmasına, hükmün diğer yönlerden incelenmesine devam edilmesi için dava dosyasının Daireye gönderilmesine karar verilmesi doğrultusunda görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Raporun okunmasında, sözcü üyenin açıklamalarının dinlenilmesinden ve konunun tartışılmasından sonra hasıl olan vicdani kanaate göre;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Siirt 3.Komando Tugay 1. Komando Tabur 2.Komando Bl. K. lığı emrinde görevli olan sanık er O.K.' in, sevk edildiği Diyarbakır As. Hastanesi, Üroloji servisinde 15-16 Temmuz 1997 tarihleri arasında yatarak tedavi gördükten sonra 16.7.1997 tarihinde 20 gün istirahatle taburcu edildiği, hasta kabul ve taburcu tezkeresine "istirahatini evinde geçirmesinde sakınca yoktur." şeklinde kayıt düşüldüğü, bunun üzerine sanığın 16.7.1997 tarihinde sıhhi izne gönderildiği, izin süresi içinde 1.8.1997 tarihinde rahatsızlanarak Çayeli As. Şb. ce Erzurum Mareşal Çakmak Askeri Hastanesine sevk edilen sanığa burada yapılan muayenesi sonunda 1.8.1997 tarihinden itibaren 20 gün yatak istirahati verildiği, bu duruma göre, birliğine dönmesi için 1 gün yol süresi tanınması halinde 22.8.1997 tarihinde birliğine katılması gerekirken, 16.10.1997 tarihinde katıldığı anlaşılmıştır.
Sanığın, eşini ailesinin istemediğine ve bu yüzden tehdit edildiğine ilişkin olarak ileri sürdüğü hususların izin tecavüzü suçuna mazeret teşkil etmesi mümkün olmamakla beraber; sanığın cezai ehliyeti konusunda yaptırılan bilirkişi incelemesi sırasında, sanığın 1 yıl kadar ilaç tedavisi ve psikoterapi görmesi gerektiğini öngören psikiyatri uzmanı Dr. N.K.' nın dizi 34'de bulunan yazısı ile dizi 40fdaki belgeye konu tıbbi rapor dava dosyasında bulunmadığından, dinlenen bilirkişi psikiyatri uzmanı Tbp. Bnb. A.G.' in sanığın ruhi açıdan sağlam olduğuna, cezai ehliyetinin tespiti yönünden gözlem altına alınması ve askerliğe elverişli olup olmadığının saptanması yönünden de sağlık kuruluna sevk edilmesine gerek olmadığı doğrultusundaki görüşünün (Dz.29) ve bu görüşe esas olan incelemenin yeterli bilgi ve belgeye dayandığını kabul etmek mümkün görülmediğinden,
Sanığın cezai ehliyetinin tespiti için gözlem altına alınmasına gerek olmadığı görüşünü bildiren bilirkişi incelemesinden sonra dava dosyasına giren dizi 34 ve 40 daki yazı, rapor ve tüm dava dosyasının birlikte incelenerek sanığın izin tecavüzü suçunu işlediği tarihlerde ve halen şuur ve hareket serbestisini tamamen ya da ehemmiyetli derecede ortadan kaldıracak bir akli maluliyeti duçar olup olmadığının; suç tarihinde ve halen askerliğe elverişli bulunup bulunmadığının tespiti için gözlem altına alınmasından sonra ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğine ilişkin Daire kararında isabet görülmüştür.
Tebliğnamede bilirkişi incelemesinin dava dosyasının 3 ve 4 dizilerinde bulunan Diyarbakır Askeri Hastanesi ve Erzurum Mareşal Çakmak Askeri Hastanesinden verilen raporlara dayandığı, bu raporların özel klinik raporlarına göre daha tutarlı kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, dosyanın 3 ve 4 dizilerinde bu raporların adı geçen hastanelerin üroloji uzmanları tarafından, sanığın ürolojik rahatsızlıkları ile ilgili olarak verildiği eksik görülen incelemelerin ise sanığın psikolojik durumu ile ilgili olduğu anlaşıldığından, tebliğnamenin açıklanan görüşüne iştirak edilmemiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerden dolayı; 353 Sayılı Kanunun 224 ncü maddesi uyarınca, Başsavcılığın itirazının REDDİNE, 12,11.1998 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy