(1632 S. K. m. 87)
KONU: Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık J.Astsb.Bşçvş.H.D. hakkında 1 nci Tak.Hv.K.K.lığı Askeri Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünü bozan As.Yargıtay 3 ncü Dairesinin bu kararına karşı Başsavcılığın itirazının incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: 1 nci Tak.Hv.K.K.lığı As.Savcılığının 9.3.1998 gün ve 1998/565-119 sayılı iddianamesi ile;
23.2.1998 günü sabahı mesaide bulunacak şekilde 5 gün izinli olan sanığın, izinden döndüğü halde 23.2.1998 günü sabah içtimasında bulunmadığının anlaşılması üzerine yakındaki lojmandan İlçe J.Komutanı tarafından çağrıldığı halde gelmediği, böylece emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddia edilerek As. C.K.nun 87/1 maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile hakkında kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: 1 nci Tak.Hv.K.K.lığı Askeri Mahkemesinin 2.6.1998 gün ve 1998/371-246 sayılı hükmü ile;
Sanığa isnad edilen emre itaatsizlikte ısrar suçunun sübuta erdiği kabul edilerek, As. C.K.nun 87/1 maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği anlaşılmıştır.
TEMYİZ: Hüküm sanık tarafından izninin 24.2.1998 tarihinde bittiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmesi istemi ile temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 13.10.1998 gün ve 1998/3092 Sayılı tebliğnamesi ile;
Hükmün onanmasına karar verilmesi doğrultusunda görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI: Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesinin 20.10.1998 gün ve 1998/625-624 sayılı ilamı ile;
Diğer unsurları da oluştuğu takdirde emir verilse bile mesaiye gelmeme eyleminin kanunda tanımlanmış bir suç olması, kanunda suç olarak gösterilen bir eylemin, emriyle bir başka suça dönüştürmesinin mümkün olmaması dolayısıyla, firar suçunu oluşturacağı, firarda kaldığı süreye göre As. C.K.nun 66 yada 477 sayılı kanunun 50 nci maddeleri kapsamında düşünülebileceği, eylemin emre itaatsizlikte ısrar suçuna vücut vermeyeceği gerekçesi ile mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 5.11.1998 gün ve 1998/3092 sayılı tebliğnamesi ile;
Sanığa isnad edilen emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluştuğu belirtilerek Daire kararının kaldırılması yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Raporun okunmasından, sözcü üyenin açıklamalarının dinlenilmesinden sonra, hasıl olan vicdani kanaate göre,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Han İlçe J.Komutalığında İdari İşler Astsubayı olarak görevli bulunan sanığın, 23.2.1998 tarihinde görevde bulunacak şekilde izinli olduğu, bu tarihte sabah içtimasına gelmediğini gören İlçe J.Komutanı J.Astsb.Kd.Bşçvş.T.M.'nın birliğe gelmesi için sanığın evine er H.İ.Y.'ı gönderdiği, sanığın, bu ere gelmeyeceğini söylediği, bunun üzerine Birlik Komutanı Kd.Bşçvş.T.M.'nın telefonuna karşılık "bundan sonra mesaiye gelmeyeceğim" dediği ikrarı, Birlik Komutanı T.M. ve er H.İ.Y.'ın ifadelerinden anlaşılmıştır. Daire ile Başsavcılık arasındaki ihtilaf sanığın eyleminin emre itaatsizlikte ısrar suçuna mı vücut vereceği, yoksa göreve gelmediği süreye göre disiplin tecavüzü yada 477 sayılı kanunun 50 veya As. C.K.nun 66 ncı maddelerinde yazılı kısa süreli izin süresini geçirme yahut izin tecavüzü suçlarından birini mi oluşturacağı konularına ilişkindir.
Dosya kapsamına göre amiri tarafından görev yerine çağrıldığı anda o güne kadar izinli olan sanığın izin süresini tecavüz etmekte olduğunda bir kuşku bulunmamaktadır. Şu hale göre sanığın iznini geçirdiği süre bir tam gün değilse, eylemi disiplin tecavüzü; bir tam günü geçmiş,6 tam günü doldurmamış ise kısa süreli izin süresini geçirme; 6 tam günden fazla ise izin tecavüzü suçunu oluşturacaktır. Sanığın savunmalarında ileri sürdüğü gibi, izin dönüşü katılması gereken tarihin 24.2.1998 olduğunun kabulü halinde de, kendisine hizmet verilemeyeceğinden bu suçlardan hiç birinin oluşmayacağı da açıktır. Bu nedenle sanığın yukarıda belirtilen suçlan oluşturabilecek eylemi ile ilgili olarak verilen emrin, onu uyarma amacına yönelik olduğu, kanunda izin tecavüzü olarak gösterilen eylemin, emirle emre itaatsizlikte ısrar suçuna dönüştürülemeyeceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerden dolayı, 353 Sayılı Kanunun 224 ncü maddesi uyarınca Başsavcılığın itirazının REDDİNE, 26.11.1998 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy