(1632 S. K. m. 85)
KONU: Hizmet esnasında amire hakaret suçundan sanık er HA hakkında 2,Ordu K.lığı As. Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünü bozan As. Yargıtay 3 ncü Dairesinin bu kararma karşı Başsavcılığın itirazının incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: 2.0rdu Askeri Savcılığının 13.4.1998 gün ve 1998/570-131 sayılı iddianamesi ile,
Sanığın, 7.3.1998 günü Tb.Nöb.Sb.Ütğm. A.E.'nın bölükleri yemekhaneye sokarken, "çatal, kaşık, bıçak sesinden başka ses istemiyorum" şeklindeki emrinin akabinde "ananın a..." demek suretiyle hizmet esnasında üste hakaret suçunu işlediği iddia edilerek As. C.K.nun 85/1.maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: 2 nci Ordu Askeri Mahkemesinin 1.7.1998 gün ve 1998/438-275 sayılı hükmü ile, Sanığın müsned suçu işlediği kabul edilerek As. C.K.nun 85/1, TCK. nun 59/2 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
TEMYİZ: Hüküm sanık tarafından gerekçe gösterilmeden temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 6.10.1998 gün ve 1998/2936 sayılı tebliğnamesi ile,
Hükmün onanmasına karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI: Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesinin 13.10.1998 gün ve 1998/592-591 sayılı ilamı ile,
Sanığın ısrarla bu sözleri söylerken Ütğm.A.E.'ı hedef almadığını, içtima öncesi Almanya'daki ablası ile telefon görüşmesinden, eniştesinin ablasına kötü muamele yaptığını öğrenince sürekli bu sözleri mırıldandığını Ütğm.nin emri ile bu sözlerin aynı anda söylenmesinin bir tesadüf olduğunu savunması; tanık onb. M.P.'un sanığın o esnada bu sözleri söylemeden önce kendi kendine konuşmakta olduğunu ifade etmesi; sanığın Ütğm.nin "çatal,kaşık,bıçak sesinden başka bir ses istemiyorum" şeklindeki emrine karşılık sanığın iddia konusu sözleri sarfettiği kabul edilse bile, konulan yasağa bir tepki olarak "bu kadarda olmaz ki" anlamında fevren söylendiği, sanığın kesin olarak "üste hakaret" kastı ile hareket ettiğini söylemek olanağının olmadığı eylemin üste saygısızlık suçunu oluşturabileceği gerekçe gösterilerek, mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 9.11.1998 gün ve 1998/2936 sayılı tebliğnamesi ile,
Sanığa isnad edilen amire hakaret suçunun ikrarı ve tanık beyanları ile sübuta erdiği, sanığın savunmalarının inandırıcı olmadığı açıklanarak Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğrultusunda görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Raporun okunmasından, sözcü üyenin açıklamalarının dinlenilmesinden ve konunun tartışılmasından sonra hasıl olan vicdani kanaate göre,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 2.0rdu Hava Alay Kh.Bl.te görevli olan sanığın, 7.3.1998 tarihinde bölüklerin akşam yemeğine girmek üzere yemekhane koridorunda içtima halinde bulunduğu esnada, Tb.nöbetçi subayı olan Ütğm.A.E.'ın bölüklere hitaben, "yemekhanede çatal, bıçak ve kaşık sesinden başka ses duymak istemiyorum" şeklinde verdiği emirden hemen sonra, "ananın a..." şeklinde küfrettiği, o esnada arkasından geçen Ütğm. M.T.'in bunu duyması üzerine hakkında işleme tevessül edildiği, böylece sanığın amire hakaret suçunu işlediğinin, ikrarı, tanıklar Ütğm.M.T., sanığın yanında bulunan Onb.M.P., Onb.H.B., Onb.M.B.'un ifadeleri ile sübuta erdiğinde kuşku bulunmamaktadır.
Daire kararında Sanığın, Almanyada ablasına kötü muamele yapan eniştesini hedef alarak söylediği ve zaten Ütğm.nin emrinden önce de kendi kendine konuştuğu, savunması veçhile bu mırıldanmanın, eniştesini hedef alarak küfrettiğini doğrular mahiyette olduğunu kabul etmiş ise de, Sanığın bu doğrultudaki savunmalarının inandırıcı olmadığı, muhatabın emri veren Ütğm.olduğu, bu tür bir hakaretin genel olarak gıyapta ya da duyulmaması için alçak sesle söylenmesi gerçeği karşısında Dairenin açıklanan değerlendirmesinde isabet görülmemiştir.
Daire kararında Sanığın sarfettiği hakaretamiz sözlerin Ütğm.nin emrine karşı bir tepki olarak "böyle de olur mu" anlamında söylendiğini kabul etmek mümkün değildir. Zira, sanığın askerlik düzeni, anlayışı, gelenek ve görenekleri ve hukuk kuralları çerçevesinde bu şekilde bir söz söylemesi de tepki olarak değil, ancak suç olarak nitelendirilebilir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerden dolayı sanığa isnad edilen fiilin üste hakaret suçunu oluşturduğu sonuç ve kanaatine varıldığından 353 Sayılı Kanunun 224 ncü maddesi gereğince Başsavcılığın itirazının KABULÜNE, Daire kararının KALDIRILMASINA, diğer hususlarda temyiz incelemesi yapılması için dava dosyasının Dairesine gönderilmesine Üyelerden Hak. Alb.E.ESEROL, Doç.Hak.Alb.M.T.ODMAN ve Dr.Hak.Alb.F. FERHANOĞLU' nun muhalefetleri ve OYÇOKLUĞU ile 26.11.1998 tarihinde karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Olay; Bölüklerin akşam yemeğine girmek üzere yemekhane koridorunda içtima halinde bulundukları sırada, Tabur Nöbetçi Subayı olan Ütğm.A.E.'ın bölüklere hitaben; "yemekhanede çatal, bıçak ve kaşık sesinden başka ses duymak istemiyorum" demesi üzerine sanığın "ananın amı" sözünü yanında bir başka Üsteğmenin duyabileceği bir sesle sarf etmesinden ibarettir.
Çoğunluk tarafından böyle bir tepkinin üste hakaret suçunu oluşturduğu sonucuna varılmışsa da, belirtilen sözün ne anlamda kullanıldığının belirlenmesi ve buna göre suç kasdının değerlendirilmesi gerekir. "Bu tür yasaklamalardan sonra sanığın sarf ettiği söz bu kadar da olur mu?" anlamına gelmektedir. Sanık da bu sözü, bu anlamda kullanmıştır.
Üste hakaret kastı bulunmayan sanığın üste hakaret suçunu işlediğini kabul etmek yasal yönden mümkün değildir. Buna karşılık, üstü olan birine bu şekilde argo cevap vermesi, kuşkusuz üste saygısızlık suçunu oluşturur.
Bu nedenle çoğunluk görüşüne muhalifiz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy