(765 S. K. m. 45)
İNCELEME KONUSU: Sanık er E.T. hakkında izin tecavüzü suçundan tesis olunan beraat hükmünü onayan Askerî Yargıtay 2 nci Dairesinin kararına karşı Başsavcılık tarafından yapılan itirazın incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: K.T.B.K.K.lığı Askerî Savcılığının 27.12.1997 tarih ve 1997/1050-418 sayılı iddianamesi ile,
"...Sanık P.Er Ertan TURGUT' un 31.5.1997 tarihinde 10 gün izin ve 6 gün yol süresi ile memleket iznine gönderildiği, sanığın bu izninden 17.06.1997 tarihinde dönerek birliğine katılması gerekirken bu tarihte kendiliğinden Solhan İlçe Jandarma Komutanlığına başvurduğu, bir gün burada tutulduktan sonra 18.06.1997 tarihinde buradan ayrılan sanığın Bingöl-Kıbrıs arası üç günlük yol süresi hesap edildiğinde 22.06.1997 tarihinde dönerek birliğine katılması gerekirken dönmediği, bir süre iznine tecavüz ettikten sonra 29.06.1997 tarihinde İstanbul Atatürk Hava Hudut kapısından çıkış yaparak Kıbrıs'a gelip birliğine katıldığı, bu şekilde 22.06.1997-29.06.1997 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği..." iddiası ve As. C.K.nun 66/1-b ve As. C.K.nun 73 ncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: K.T.B.K.K.lığı As. Mahkemesinin 27.04.1998 tarih ve 1998/234-106 sayılı hükmü ile;
"...Sanığın 31.05.1997 tarihinde 10 gün izin 6 gün de yol süresi ile beraber memleket iznine gönderildiği, sanığın bu izinden 17.06.1997 tarihinde dönerek birliğine katılması gerekirken bu tarihte kendiliğinden Solhan İlçe J.K.lığına başvurduğu, bir gün orada tutulduktan sonra 18.06.1997 tarihinde toplanma merkezine katılmak üzere buradan ayrıldığı, bir süre izin tecavüzünde bulunduktan sonra 29.06.1997 tarihinde kendiliğinden Kıbrıs'taki birliğine katıldığı maddi vakıa olarak sabittir.
Sanığın savunmalarında mazeret olarak ileri sürdüğü hususlar araştırılmış; Dz.l9'daki Solhan İlçe Jandarma K.lığının cevabi yazısında sanık 17.06.1997 tarihinde kendiliğinden gelip katıldığı, bir gün orada tutulduktan sonra 18.06.1997 tarihinde ayrıldığı, yine aynı şekilde Dz.34'deki aynı İlçe Jandarma K.lığının cevabi yazısında sanığa ait er izin belgesinin arka tarafına "çıkışı 28.06.1997" ibaresinin aynı komutanlıkta görevli Uzm.J.Çvş.E.B.'a ait olduğunun bildirilmesi karşısında izin belgesinin arkasındaki çıkışı şerhini, birliğine katılış tarihi olarak düşünmesi, İlkokul mezunu olan sanığın davranış şeklinin normal ve makul olduğu, sanıktan bu ibarenin ne anlama geldiğinin tekrar aynı Komutanlıktan sorulmasının beklenemeyeceği, bu kaydın bir an için sehven yazıldığı düşünülse bile; er izin belgesi arkasındaki "çıkış 28.06.1997" şerhinin resmi bir kurum olan Solhan İlçe J.K.lığı görevli personeli tarafından yazıldığı, bu konuda sanığa atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı ve sanığın 22.06.1997-29.06.1997 tarihleri arasında izin tecavüzü kastı ile hareket etmediği hususunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat hasıl olduğundan manevi unsur itibariyle oluşmayan müsnet suçtan beraatına..." oybirliği ile karar verilmiştir.
TEMYİZ: Hüküm, Askerî Savcı tarafından atılı suçun oluştuğu nedeniyle temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME: Askerî Yargıtay Başsavcılığının 12.10.1998 tarih ve 1998/3055 sayılı tebliğnamesi ile; sanığın ifadelerinde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunun sabit olduğu ve suç kastı ile hareket ettiği görüşü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
DAİRE KARARI: Askerî Yargıtay 2 nci Dairesinin 21.10.1998 tarih ve 1998/685-683 Sayılı ilamı ile;
"...31.05.1997 tarihinde on gün izine ayrılan sanığın altı günlük yol süresinin de hesaba katılmasıyla 17.6.1997 tarihinde birliğine dönmesi gerekirken bu tarihte Solhan İlçe Jandarma Komutanlığına başvurduğu ve 18.06.1997 tarihinde toplanma merkezine katılmak üzere buradan ayrıldığı ancak izin belgesinin arkasına "çıkış 28.06.1997" şeklinde yazıldığı ve sanığın 29.06.1997 tarihinde birliğine katıldığı anlaşılmış ise de; Solhan Jandarma Komutanlığında görevli Uzm.Çvş. E.B. tarafından sanığa ait izin belgesinin arkasına "çıkış 28.06.1997" biçiminde yazılan ibarenin, sevk pusulasına göre ilkokul mezunu dahi olmadığı ancak okur-yazar durumunda bulunduğu anlaşılan sanığın birliğine katılması gereken tarih olarak düşündüğü yolundaki mahkeme ifadesi ve birliğine bu tarihten bir gün sonra katılmış olması durumu birlikte değerlendirildiğinde sanığın izin tecavüzü suçunu işleme kastıyla hareket ettiği hususunda kuşku bulunduğu sonucuna varılmakla, Mahkemece tesis olunan beraet hükmünde herhangi bir isabetsizlik görülmediği..." gerekçesi ile hükmün onanmasına oybirliği ile karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askerî Yargıtay Başsavcılığının 11.11.1998 tarih ve 1998/3055 sayılı tebliğnamesi ile;
17.06.1997 günü Solhan İlçe J.K.lığına katılıp ertesi günü ayrılan sanığın izin belgesi arkasındaki (katılış: 17.06.1997-28.06.1997) ibaresinin oraya katılış ve ayrılış tarihi olarak yazıldığını, 28.06.1997 tarihinin sevhen atılmış olduğunu anlamamasının mümkün olmadığı, zira bu hususun açık bir şekilde anlaşıldığı belirtilerek Daire kararına süresi içersinde itiraz edilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunup sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten sonra edinilen vicdani kanaatle;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Sanığın, 31.05.1997 tarihinde (6) gün yol süresi verilerek gönderildiği (10) günlük izinden 29.06.1997 tarihinde dönmesi nedeniyle, 22.06.1997-29.06.1997 tarihleri arasında izin tecavüzünde bulunduğu sabit olan olayda, Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlık sanığın suç kastı ile hareket edip etmediğine ilişkindir.
Dosya incelendiğinde; sanığın 17.06.1997 tarihinde birliğine katılması gerekirken, Solhan İlçe Jandarma Komutanlığına başvurduğu, buradan 18.06.1997 tarihinde ayrıldığı, ayrılışı sırasında izin belgesinin arkasına aynı komutanlıkta görevli Uzm.J.Çvş.E.B. tarafından "çıkışı 28.06.1997" ibaresinin yazıldığı, sanığın da bu tarihi birliğine katılması gereken tarih olarak düşündüğünü beyan ettiği anlaşılmıştır.
İzin belgesine sehven yazıldığı belirlenen bu ibarenin yazılmasında sanığa atfedilebilecek herhangi bir kusurlu davranış bulunmadığına göre; Askerî Mahkemece mevcut delillerin değerlendirilip tartışılmasından sonra edinilen vicdani kanaat doğrultusunda, yukarıda özet olarak yer verilen gerekçelerle atılı suçun manevi unsur yönünden oluşmadığı kabul edilerek beraet hükmü tesis edilmesinde ve bu hükmün Daire tarafından onanmasında bir isabetsizlik görülmemiş ve aksi düşünceye dayalı Başsavcılık itirazının reddine karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askerî Yargıtay Başsavcılığının 11.11.1998 tarih ve 1998/3055 sayılı tebliğnamesi ile yapmış olduğu itirazın 353 Sayılı Kanunun 224 ncü maddesi gereğince REDDİNE,
3.12.1998 tarihinde Üye Hak.Alb.A.TOKAT' ın karşı oyu ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
31.5.1997 tarihinde 6 gün yıl şikesi de tanınarak Kıbrıstaki birliğinden İstanbul'a 10 gün izne gönderilen sanığın, 17.06.1997 tarihinde birliğine dönmesi gerektiğinde ihtilaf yoktur.
Birliğine 17.06.1997 tarihinde dönmesi gerektiği hususu, kendisine verilen izin belgesinde de açıkça yazılıdır. Üstelik kendi beyanına göre, bölük komutanı da 15.06.1997 tarihinde dönüş için konvoya katılmasını istemiştir (D. 14).
Buna rağmen sanık, dönüş yol süresi kadar iznini tecavüz ettikten sonra, 17.6.1997 tarihinde Solhan İlçe J.K.lığına (yani toplanma bölgesine) başvurmuş, 18.06.1997 tarihinde de yola devam etmek üzere oradan ayrılmıştır. (16, 18, 19).
Birliğine ise ancak 29.06.1997 tarihinde katılmıştır.
Yine kendi beyanına göre, 13 gün Solhan'da kalmış, 18.06.1997 tarihinden sonra İstanbul'da kaldığı süre de en az 8-9 gün kadardır. Kısaca sanık toplam 16 gün gittiği izinden, 28 gün sonra dönmüş, iznini 12 gün tecavüz etmiştir. Tecavüz için İç Hzm. Yönetmeliğinin 57/b maddesinde yazılan, ya da benzeri olan bir mazereti yoktur. Sığındığı tek husus, izin belgesi arkasına 18.06.1997 tarihinde Solhan'dan hareket ettiği halde, bir uzman Çavuş tarafından ayrılışının SEHVEN 28.06.1997 olarak yazılmış olmasıdır. Bu hatalı yazılan tarih sanığı ilgilendirmez. Sanık yoluna devam edip, doğruca birliğine katılmak zorundadır.
Bu Uzman Çavuş, sanığın ne bölük komutanıdır, ne de Askerlik Şubesi başkanıdır. Sanığa izin vermeye, ya da iznini uzatmaya yetkili bir kişi olmadığını pekala sanık da bilmektedir. Elindeki izin belgesinde katılacağı tarih 17.06.1997 yazıldığı ve bölük komutanı da 15.06.1997 tarihindeki konvoya katılmasını emrettiğine göre, sanığın, Uzman Çavuşun hata en yazdığı tarihe itibar etmesi inandırıcı olmaktan uzaktır. Bu hususta tereddüde düşmüş ise bunu Uzman Çavuştan sorarak katılacağı tarihi pekala öğrenebilirdi. Bunu sormak için üniversite mezunu olmaya gerek yoktur.
Ayrıca, Daireler Kurulu Kararlarına göre, Toplanma bölgesi sanığın kıtası olmadığından, buraya dehalet kıtaya dehalet sayılmaz. İznini tecavüz ettikten sonra buraya katılan kişi, iznini tecavüze devam ederse, buraya katılışı izin tecavüzü süresini inkitaya uğratmaz.
Bu nedenle, izin belgesi ve bölük komutanın beyanına rağmen, anlamsız bir hataya sığınan sanığın, izin tecavüzü suçunun sübut bulduğu kanısı ile çoğunluk kararına katılamadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy