(1632 S. K. m. 132)
İNCELEME KONUSU: Arkadaşının parasını çalmak suçundan sanık J.Er Murat KALEM hakkında müsned suçtan dolayı T.Kor. K.lığı As. Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünü bozan As. Yargıtay 3.Dairesinin bu kararma karşı Başsavcılığın itirazının incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: 7.Kor. K.lığı Askerî Savcılığının 24.9.1997 gün ve 1997/2830-760 sayılı iddianamesi ile;
Sanığın 29.6.1997 günü er M.Ç.'nın banyo da unuttuğu cüzdanı ve içindeki 5.500.000.-TL ile 10 Alman Markını bulunduğu yerden almak suretiyle arkadaşının parasını çalmak suçunu işlediği iddia edilerek As. C.K.nun 132.maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile hakkında kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: 7.Kor. As. Mahkemesinin 12.6.1998 gün ve 1998/276-545 sayılı hükmü ile; Sanığa isnad edilen arkadaşının parasını çalmak suçunun sübuta erdiği kabul edilerek As. C.K.nun 132 nci (takdiren ve teşdiden), TCK. nun 59/2.maddeleri uyarınca neticeden 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
TEMYİZ: Hüküm sanık tarafından, bu suçu işlemediği belirtilerek temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME: As. Yargıtay Başsavcılığının 7.10.1998 gün ve 1998/2975 sayılı tebliğnamesi ile, hükmün onanmasına karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI: As. Yargıtay 3.Dairesinin 13.10.1998 gün ve 1998/603-602 sayılı ilamı ile, eylemin TCK.nun 511.maddesinde yazılı "kaybedilen bir şeyi mal edinme suçunu oluşturacağı kabul edilerek hükmün suç vasfı yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: As. Yargıtay Başsavcılığının 18.11.1998 gün ve 1998/2975 sayılı tebliğnamesi ile, sanığın eyleminin As. CK. nun 132.maddesinde tanımlanan arkadaşının parasını çalmak suçuna vücut vereceği açıklanarak Daire kararına süresi içinde itiraz edilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Raporun okunup, sözcü üyenin açıklamaları dinlenildi. Başsavcılığın itirazının süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya içeriğine, delillere, iddia ve kabule göre sanık er M.K.'in eylemi; aynı bölükte görevli er M.Ç.'nın yıkanırken Tabur banyosunda unuttuğu cüzdanını ve içinde bulunan 5.500.000.- lira ile 10 Alman Markanı alıp botunun içine saklaması ve yapılan aramada paranın sanıkta elde edilmesinden ibarettir. Olayın bu şekilde gerçekleştiğinde kuşku bulunmadığı gibi, anlaşmazlık da yoktur.
Daire ile Başsavcılık arasındaki ihtilaf, sanığın eyleminin Askerî Ceza Kanunun 132.maddesinde yazılı arkadaşının parasını çalmak suçuna mı, yoksa TCK. nun 511. maddesinde tanımlanan "kaybedilen bir şeyi mal edinme" suçuna mı vücut vereceği konusuna ilişkindir.
TCK. nun 511/1 nci maddesinde; kaybolmuş bir şeyi bulup da bulunmuş eşyanın mülkiyetini kazanmak için kanunda yazılı hükümlere (Mk. Md.676, 692, 698) uymayarak bulduğu şeyi mal edinmeye kalkışmak suç sayılmıştır. Maddede kaybolmuş eşyadan söz edildiğine göre, mağdurun parasını kaybetmiş sayılıp sayılmayacağının belirlenmesi gerekmektedir.
Kaybolmuş eşyadan söz edilebilmesi için, malın sahibinin eşyanın nerede olduğunu bilmemesi ve eşyanın egemenlik alanı dışına çıkması, dolayısıyla ona sahip olma imkanının kalmamış olması gerekmektedir (Ord. Prof. Sulhi DÖNMEZER, Kişilere ve Mala Karşı Cürümler s.429)
Faruk EREN' de TCK. nun 511.maddesindeki suçtan söz edilebilmesi için, failin mal edindiği şeyin kaybedilmiş eşyadan olduğu hakkında makul bir inancı olması gerektiğine işaret etmekte ve unutulan şeyin kaybedilmiş sayılmayacağını, böyle bir eşyayı almanın 511.maddedeki suçu değil, hırsızlık suçunu oluşturacağını ifade etmektedir. (Prof.Dr. Faruk EREN, Ceza Hukuku Özel Hükümler S.740)
Doktrinde ileri sürülen bu görüşler uygulamada da aynen benimsenmiştir.
Yargıtay, bir malın kaybedilmiş sayılabilmesi için, sahibinin onu kaybettiğine inanması ve failin de bu malın kaybedilmiş olduğu kastıyla hareket etmiş olması gerektiği görüşündedir. (Y.C.G.Krl.24.6.1963 tarih ve 1963/6-33/34; 10.6.1997 tarih ve 1997/6-132/151; 6 ncı C.D.25.3.1965 tarih ve 1965/1884-1853 sayılı kararları).
Öte yandan As. C.K.nun 132.maddesi özel olarak bu tip eylemler için düzenlenmiştir.
Dava konusu olayda; mağdur er M.Ç. ve sanık M.K. aynı bölükte görevlidirler. Mağdur olay günü banyoya girmiş, boynuna asılı olarak taşıdığı cüzdanı su aldığı için yıkanırken çıkarıp musluğun üzerine bağlamış ve burada unutmuştur. Giyinmek üzere yukarı çıktığında cüzdanını banyoda unuttuğunun farkına varınca hemen banyoya inmiştir, (cüzdanının alınmış olunduğunu gördüğünde durumu posta komutanına bildirmiştir (Dz. 14,42-43).
Bunun üzerine Atğm.M.U. İl.Bl.te görevli J.Çvş.Y.D., J.Çvş.Z.B. ve J.Çvş.H.Ö.'e Bl.de görevli eratın üstlerinin aranmasını emretmiştir. Tabur binasının arka tarafında toplu olarak yapılan arama sırasında sanığın sigara jelatinine sararak botunun içine sakladığı para ele geçirilmiştir.
Sanık aynı gün Bl. Komutanı tarafından tesbit olunan ifadesinde; banyoda yerde bulduğu cüzdanı aldığını, içindeki parayı alıp cüzdanı tuvaletin sifonu içine bıraktığını, parayı sigara paketinin jelatinine sarıp botunun içine koyduğunu ve yapılan aramada paranın elde edildiğini itiraf etmiştir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, mağdurun parasını kaybetmesi söz konusu değildir. Mağdur cüzdanını banyoda unutmuş ve henüz giyinmeden cüzdanını unuttuğunu fark ederek banyoya gelmiştir. Bu itibarla cüzdanını kaybettiğinden söz edilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, sanık parayı herkesin gelip geçtiği umumi bir yerde bulmuş değildir. Sanığın parayı alıp cüzdanı atması ve parayı botunun içine gizlemiş olması onun, bulunmuş eşyayı mal edinmek kastıyla değil, hırsızlık kastıyla hareket ettiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle Askerî Mahkemenin, eylemin arkadaşının parasını çalmak olarak tavsifi yerinde olduğundan, eylemin TCK. nun 511 nci maddesinde yazılı suçu oluşturacağına dair Daire kararında isabet görülmemiş Başsavcılığın itirazının kabulü gerekmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerden dolayı 353 sayılı kanunun 224,maddesi uyarınca, Başsavcılığın itirazının KABULÜNE,
Yerel Mahkeme hükmünü suç vasfından bozan Askerî Yargıtay 3.Dairesinin 13.10.1998 gün ve 1998/603-602 sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
Dava dosyasının, diğer yönlerden temyiz incelemesine devam edilmek üzere 3.Daire Başkanlığına gönderilmesine, 10.12.1998 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy