(1632 S. K. m. 66)
İNCELEME KONUSU: Sanık Lv. Er B.A. hakkında firar suçundan dolayı KKK. lığı As. Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünü eksik soruşturma nedeniyle bozan As. Yargıtay 2 nci Dairesinin bu kararma karşı Başsavcılığın itirazının incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: KKK. lığı As, Savcılığının 23.8.1996 gün ve 1996/788-378 sayılı iddianamesi ile,
Sanığın 26.7.1996-6.8.1996 tarihleri arasında firar suçunu işlediği iddia edilerek, As. CK. nun 66/1-a ve 73 ncü maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile hakkında kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM-I: KKK. lığı Askeri Mahkemesinin 11.3.1997 gün ve 1997/163-47 sayılı hükmü ile; sanık B.A.' un 26.7.1996 ile 6.8.1996 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek As. CK. nun 66/1 -a, 73 ve TCK. nun 59.maddeleri uyarınca neticeten 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ-I: Hüküm, sanık tarafından,
Gıyapta yargılama ve hüküm şartları hiç mevcut değilken, savunma hakkı elinden alınarak, hüküm tesisi, maddi hakikatin araştırılması ve ortaya çıkmasında dosya üzerinde karar ittihazı, Askeri Yargılama Usul Kanununa tam bir aykırılık arz ettiği belirtilerek usul yönünden,
Suç işleme kastı bulunmadığını açıklayarak da esas yönünden temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME-I: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 17.11.1997 gün ve 1997/3438 sayılı tebliğnamesi ile; usul ve Kanuna uygun bulunan mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI-I: As. Yargıtay 2.Dairesinin 26.11.1997 gün ve 1997/733-728 sayılı ilamı ile,
Sanık Lv. Er B.A. hakkında 26.07.1996-06.08.1996 tarihleri arasında temadi ettiği kabul edilen firar suçundan tesis edilen mahkumiyete ilişkin hükmün sanık ve sanık müdafiinin temyizlerine atfen ve re'sen tebliğnamedeki görüşe aykırı olarak 353 Sayılı Kanunun 221/1 nci maddesi gereğince Usulden BOZULMASINA karar verilmiştir.
HÜKÜM-II: K.K.K. lığı Askeri Mahkemesinin 5.2.1998 gün ve 1998/509-10 sayılı olan ve bozma ilamına uyularak verilen hükmü ile;
Sanık Bülent AKYOL' un 26.07.1996 ile 06.08.1996 tarihleri arasında firar suçunu işlediği sabit görülerek, As. CK. nun 66/1-a,73 ve TCK. nun 59 ncu maddeleri uyarınca beş ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ -II: Hüküm, sanık müdafii tarafından, eksik soruşturma ile hüküm kurulduğu açıklanarak temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME-II: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 19.10.1998 gün ve 1998/3144 sayılı tebliğnamesi ile; hükmün onanmasına karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARHI: Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 28.10.1998 gün ve 1998/711-709 sayılı ilamı ile; hükmün eksik soruşturma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 18.11.1998 gün ve 1998/3144 sayılı tebliğnamesi ile; davada eksik soruşturma bulunmadığı belirterek Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğrultusunda görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Raporun okunmasından, sözcü üyenin açıklamalarının dinlenilmesinden ve konunun tartışılmasından sonra, hasıl olan vicdani kanaate göre,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 26.7.1996 günü çarşı iznine çıkan sanığın, beyanına göre telefonla annesinin rahatsız olduğunu öğrenince firar edip evine gittiği, firarda iken kaldırımda düşüp kolunu kırdığı, 2.8.1996 tarihinde Çorlu Devlet Hastanesine başvurduğu, gerekli tedavisini yaptırdıktan sonra 6.8.1996 tarihinde birliğine katıldığı hususunda Daire ile Başsavcılık arasında bir ihtilaf yoktur.
Dairece,
a) Olay sonrası önce Çorlu Asker Hastanesine müracaat ettiğini, ancak gece geç vakit olduğu için nöbetçiler tarafından hastaneye alınmadığım ileri süren sanığın bu savunmasının (Dizi:117),Çorlu Asker Hastanesinden araştırılması gerekir iken araştırılmaması,
b) Sanığın kolundaki rahatsızlık nedeni ile Çorlu Devlet Hastanesine 31.07.1996 günü müracaat ettiği, iki gün hastanede yattıktan sonra hastaneden çıkış tarihinin (02.08.1996 tarihinin) hastaneye müracaatı ile ilgili tarih ve protokol numarası olarak (02.08.1996 tarihi olarak) yazıldığı yolundaki sanık müdafii savunmasının adı geçen hastaneden araştırılması gerekirken araştırılmaması,
c) Yukarıda (b) bendinde açıklanan hususla ilgili olarak Dr. M.Y.'ın (Dizi:77) tanık olarak dinlenilmesi gerekirken dinlenmemesi hususları,
Sübuta eren eylemin (suçun ) niteliğine ve ceza tayin edilir ise tayin edilecek cezanın süresine tesir edebilecek mahiyette noksan soruşturma olarak görüldüğünden mahkumiyete ilişkin hükmün bu nedenlerle noksan soruşturmadan bozulmasına karar verilmiştir.
Başsavcılık ise, itiraz tebliğnamesinde,
Sanığın 26.7.1996 tarihinde çarşı iznine çıktığı, telefonla annesinin rahatsızlığını öğrendiğinde birliğine katılmayıp memleketine gittiği, firarda iken düşüp kolunu kırması nedeniyle 2.8.1996 tarihinde Çorlu Devlet Hastanesine başvurduğu D.77 de adı geçen hastanenin yazısında sanığın kolunun filmi çekilip atele alındığı ve asker olduğunu beyan ettiği belirtilmekle ücret alınmadığı açıklanmıştır. Sanık Devlet Hastanesinden Askeri Hastaneye sevk edilmesi gerekmektedir. Çünkü sanık asker kişi olduğunu belirtmiştir. Aynı ilçede askeri hastane mevcuttur. Sanığın resmi makam olan hastaneye asker olduğunu beyan etmesi dehalet olabileceği düşünülmüşse de ayaktan kolunun sardırıp tedavisini yaptıran sanığın devamında birliğine katılması halinde dehalet kastından bahsetmenin mümkün olacağı değerlendirilmiştir. Sanık Çorlu'da Askeri Hastane olduğu halde oraya müracaat etmediği gibi Merkez Komutanlığı ve Askerlik Şubesi gibi herhangi bir askeri makama da müracaat etmediği, şevkini sağlamadığı, bu imkanları kullanmadan firar kastını sürdürdüğü cihetle devlet hastanesine asker olduğunu belirtip ayaktan tedavi yaptırması dehalet olarak kabul edilmemiştir.
Sanık ifadesinde 31.7.1996 günü kolu kırıldığı için Çorlu Askeri Hastanesine başvurduğunu, nöbetçilerin kendisini kovduklarını, daha sonra da Çorlu Devlet Hastanesine başvurduğunu beyan etmiş ise de, kolu kırık olan kişinin nöbetçilerce alınmaması doğal bir olay değildir. Geceleyin de olsa hastanenin acil kısmı vardır ve nöbetçi tabip bulunmaktadır. Devlet Hastanesinin cevabi yazısında sanığın müracaat tarihi 2.8.1996 olarak belirtilmiştir. Sanık ise beyanı doğru olsa bile gece hastaneye alınamamışsa da ertesi gün geldikleri halde neden Askeri Hastaneye müracaat etmemiştir.
Devlet Hastanesinde gündüzün asker olduğunu belirtmesi ve aynı ilçede Askeri Hastane olmasına rağmen şevki yapılmamış, tedavisi sağlanmıştır. Sanık şevkle ve acil kaydıyla Askeri Hastaneye veya herhangi bir askeri kuruma müracaatı yoktur. Sanık Devlet Hastanesinde yatmadığı halde hemen birliğine katılmayıp 6.8.1996 tarihinde kendiliğinden birliğine katılmıştır. Sanık firar kastını sürdürebilmek için Askeri Kuruma değil, Devlet Hastanesini tercih etmiştir. Sanık firarda dır. Dehalet kastıyla hareket etmemekte tedavi kastıyla hareket etmektedir. Mevcut belgelerin 2.8.1996 tarihini taşımasının ve protokol numarasının bu tarihte verilmesinin davada eksik soruşturma bulunduğunu ortaya koymadığı belirtilerek Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğrultusunda görüş bildirilmiş bulunmaktadır.
Yapılan incelemede;
Sanığın 26.7.1996 günü çıktığı çarşı izninde aynı saat 15.00'de birliğine dönmesi gerekirken 6.8.1996 tarihinde döndüğü, firar halindeyken kolunun kırıldığı, 2.8.1996 gün Çorlu Devlet Hastanesine müracaat edip, asker olduğunu söylediğinden tedavisinin ücretsiz yapıldığı (D.77,96) anlaşılmaktadır.
Daire kararında da belirtildiği gibi, kolunun kırılması üzerine Çorlu Askeri Hastanesine müracaat ettiğini, ancak gece geç vakit olduğu için nöbetçiler tarafından hastaneye alınmadığını ileri süren sanığın bu savunmasının (D.l 17) Çorlu Askeri Hastanesinden araştırılmasından,
Sanığın kol kırığı sebebiyle 31.7.1996 günü Çorlu Devlet Hastanesine müracaat ettiği, iki gün bu hastanede yatırıldıktan sonra hastaneden çıkış tarihinin (2.8.1996) hastaneye müracaatı ile ilgili tarih ve protokol numarası olarak (2.8.1996) yazıldığı yolundaki sanık müdafii savunmasının sözü edilen hastaneden sorulmasından, ayrıca bu konu ile ilgili olarak Dr. M.Y.' in (D.77) tanık olarak dinlenilmesinden sonra ortaya çıkacak duruma göre eylemin oluşturabileceği suçun vasfının tayini gerekirken, eksik soruşturma nedeni ile yerel mahkeme kararını bozan Daire kararında isabet görüldüğünden, Başsavcılığın itirazının reddine karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerden dolayı,
353 sayılı kanunun 224 ncü maddesi uyarınca Başsavcılığın İTİRAZININ REDDİNE,
24.12.1998 tarihinde Üye Hak. Alb. V.ÖZENİRLER in karşı oyu ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Firar suçundan sanık Lv. Er Bülent AKYOL hakkında görülen bu davada sonuç karara gidilmesi bakımından aydınlanması gerekli bir husus görmediğimden bu nedenle de noksan soruşturmadan ötürü Askeri Mahkemenin mahkumiyet hükmünün bozulmasına ilişkin Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin bozma nedenlerine katılmadığımdan dolayısıyla Askeri Yargıtay Başsavcılığının itiraz tebliğnamesinde yer alan sebeplerin kabulü gerektiği görüşünde bulunduğumdan çoğunluk kararma muhalifim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy