(1632 S. K. m. 82)
KONU: Hizmete Müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret suçundan sanık Bando Kd. Çvş, H.B.Y. hakkında Askeri Mahkemece verilen mahkumiyet kararını suç vasfı yönünden bozan Askeri Yargıtay 4.Dairesinin kararına karşı Başsavcılığın yaptığı itirazın incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: 1 nci Ordu K.lığı Askeri Savcılığının 29.4.1997 gün ve 1997/521-189 sayılı iddianamesi ile;
Sanığın, 4.3.1997 günü Selimiye Astsubay Orduevi rofunda Astsb. Kd. Çvş. K.Ö. ile tartışması esnasında gürültü üzerine olay yerine gelen Nöb. Astsb. P. Kd. Bçvş. H.D.' in Nöbetçi Subaylığına gelmesini istemesine karşılık gelmeyeceğini söylediği, bunun üzerine Astsb.Kd. Bçvş.H.'in sanığa "şerefsizlik yapma gel" demesi üzerine ona "asıl siz şerefsizlik yapmayın" diyerek hizmet esnasında üste hakaret suçunu işlediği iddia edilerek AsCK. mm 85/1 (ikinci cümle) maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: 1 nci Ordu K.lığı As. Mahkemesince 24.7.1997 gün ve 1997/493-358 sayılı hükmü ile;
"...Sanığın, üste hakaret suçunu hizmet esnasında ve mağdur P.Kd.Bçvş.H.D.' in "şerefsizlik yapma gel" şeklindeki sözlerinin doğurduğu şiddetli gazap ve üzüntü içerisinde, ağır tahrik altında işlediği değerlendirildiğinden AsCK. nun 85/1, TCK. nun 51/3, 59/2 maddeleri uyarınca sonuç olarak BİR AY YİRMİ GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" karar verilmiştir.
TEMYİZ: Hüküm sanık tarafından, "sen şerefsizlik yapma" tarzındaki sözlerinin yanlış değerlendirildiği, Astsb. K. ile tartıştığından dolayı ağır bir üzüntü içinde olduğu....ifade dilerek temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 14.11.1997 gün ve 1997/3418 sayılı tebliğnamesi ile;
Sanığın sübuta eren suçundan dolayı verilen mahkumiyet hükmü uygulama yönlerinden de isabetli bulunduğu belirtilerek temyiz isteminin reddine karar verilmesi yolunda görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI: Askeri Yargıtay 4 ncü Dairesinin 25.11.1997 gün ve 1997/649-647 sayılı ilamı ile;
Nöb.Astsb.Kd.Bçvş..H.D. in, "şerefsizlik yapma gel" şeklindeki hakaret teşkil eden sözleri ile (hizmet) veya (hizmete müteallik muameleden dolayı) unsurunu ortadan kaldırdığından, sanığın sadece üste hakaret suçundan AsCK.nun 85/1 maddesinin ilk cümlesine göre cezalandırılması gerekirken, yanlış nitelendirme ile aynı maddenin 1.fıkrasının 2.cümlesi uyarınca cezalandırılmasında isabet görülmediğinden hükmün suç vasfı yönünden oyçokluğu ile BOZULMASINI kararlaştırmıştır.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 24.12.1997 gün ve 1997/3418 sayılı tebliğnamesi ile;
"...Orduevinde intizam ve sükunu sağlamakla görevli olan ve amir durumunda bulunan Nöb.Astsb.Kd.Bçvş.H.D.'in gerek bu görevini, gerekse İç Hizmet Kanununun 24.maddesi gereği bir üst olarak disipline aykırı gördüğü duruma müdahale ve emir verme yetkisini ve görevini filhal ifa ettiği esnada, hizmete müteallik bu muamelenin cereyanı sırasında sanığın hakaretine uğramıştır. Mağdur olay anında hizmet halindedir. Görevini yerine getirirken, direnen ve kavgaya devam etmek isteyen sanığın kulağına eğilerek "şerefsizlik yapma gel" demiş olması, mağdurun (hizmet esnasında) olma halini ortadan kaldırmayacağı gibi, ifa etmekte olduğu (hizmete müteallik muameleyi)de kesintiye uğratmayacağı düşünülmektedir. Mağdurun sarfettiği sözlerin asta hakaret niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Ancak bu sözlerden dolayı sanık hakkında AsCK.nun 92/1 maddesi uyarınca sadece TCK. nun 51.maddesine göre haksız tahrik hükümleri uygulanabilecektir.
TCK. nun uygulamasında bu kanunun 272.maddesi de aynı doğrultudadır..." denerek 353 Sayılı Kanunun 217/2 ve 224.maddeleri gereğince As. Yargıtay Dairesinin bozmaya ilişkin kararının KALDIRILMASINA,
Yerel Askeri Mahkemenin usul ve yasaya uygun mahkumiyet hükmünün ONANMASINA karar verilmesi görüş ve düşüncesi ile Daire kararına itiraz edilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunup, sözcü üye dinlenilip, itirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Olay ve iddia bölümünde açıklandığı üzere, sanığın 4.3.1997 günü kavgayı yatıştırmaya ve işlem yapmaya gelen Nöbetçi Astsubay Kıdemli Başçavuş H.D. in Nöbetçi Subaylığına gelmesini istemesine karşı, gelmeyeceğini söylemesi üzerine, Nöbetçi Astsubayının sanığa hitaben "şerefsizlik yapma gel" demesine karşılık "asıl siz şerefsizlik yapmayın" şeklinde cevap verdiği ve böylece üste hakaret suçunu işlediği ikrarı ve tanık beyanları ile sabittir. Bu hususta Daire ile Başsavcılık arasında bir ihtilaf yoktur.
Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlık, suçun "hizmet esnasında" veya "hizmete müteallik bir muameleden dolayı" işlenip işlenmediği noktasındadır.
Dairenin suç vasfı yönünden bozma gerekçesi ve Başsavcılığın bu bozma kararına karşı itiraz gerekçesi yukarıda etraflı şekilde anlatılmış bulunmaktadır.
Oluş tarzı izah edilen olayda, üst durumunda ve nöbetçi olduğunda herhangi bir şüphe bulunmayan mağdur Astsb. Hüseyin' in îç Hizmet Kanun ve Yönetmeliğinin astına karşı muamelede uyması gereken kurallara uygun olmayan ve astının hukukuna da aykırı düşecek biçimde "şerefsizlik yapma gel" şeklindeki hitabı ile, her ne kadar davaya konu yapılmamış ise de, Astı olan sanığa karşı hakarete varan bir davranış içinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında mağdurun hizmet halinde bulunduğundan veya hizmete ilişkin bir muamelenin yapılmakta olduğundan söz edilemez, kanunu egemen kılmak astın hukukunu korumak açısından, üstünün de kanunlara uyması zorunludur. Astlık ve üstlük dengesini kurabilmek için yasalar çerçevesinde kalmak zorunluluğu vardır. Yasanın ve Askeri Yargıtay İçtihatlarının gereği de bu doğrultudadır. Üst durumundaki mağdurun, "şerefsizlik yapma gel" dediği anda sanığın eyleminin de adiyen hakaret yönünde olduğu kabul edilmelidir. Zira bu durumda sanığın hakaret kastı bir askeri hizmet ifa eden üste karşı değil, herhangi bir üste karşıdır.
İzah edilen sebepler karşısında sanığın hizmet esnasında veya hizmete müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret suçunu işlediği yönündeki Başsavcılık görüşüne katılmak mümkün görülmediğinden itirazın reddi cihetine gidilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerden dolayı, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 24 Aralık 1997 gün ve 1997/3418 sayılı tebliğnamesi ile yaptığı itirazın REDDİNE,
353 Sayılı Kanunun 224 ncü maddesi uyarınca Üyeler Hak.Alb.Erkan BAŞEREN ve Hak.Alb. Necmettin ÖZKAN' m itirazın kabulü yolundaki karşı oylan ve OYÇOKLUĞU ile 22.1.1997 tarihinde karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ: Sanığın 4.3.1997 günü Selimiye Astsubay Orduevi Roofunda Astsb. Kd. Çvş. Kudret ÖCAL ile tartıştığı sırada çıkan gürültü üzerine olaya müdahale eden mağdur Astsb.P.Kd. Bçvş. Hüseyin DEMİRBİLEK' in sanığın üstü ve olay günü Orduevi Nöbetçi Astsubayı olduğu ve keza mağdurun sanıktan Nöbetçi Subaylığına gelmesini istediğinde, sanığın gelmeyeceğini söylemesi üzerine, mağdurun "şerefsizlik yapma gel" demesine karşılık, sanığın "asıl siz şerefsizlik yapmayın" diyerek mağdura hakaret ettiği konularında bir ihtilaf yoktur.
Ancak, bizce sanığın bu hakaret suçunu Hizmet esnasında ve Hizmete müteallik muameleden dolayı işlediği sabit olmasına rağmen, çoğunluğun, mağdurun sanığa "şerefsizlik yapma gel" demekle asta hakaret suçunu işlediği için aralarındaki hizmet ilişkisinin sona erdiği ve dolayısıyla sanığın eyleminin "Adiyen Üste Hakaret" suçunu oluşturduğu şeklindeki kabulünün yerinde olmadığı görüşündeyiz. Zira başsavcılığın 24.12.1997 gün ve 1997/3418 sayılı itiraz tebliğnamesinde etraflıca açıklanan gerekçeye ilaveten, sanığın disiplinsizliğine kanundan doğan görev ve yetki ile müdahale eden mağdurun, sanığı Nöbetçi Subaylığına davet ettiğinde, sanığın gelmeyeceğini söylemek suretiyle disiplinsizliğini devam ettirmesi karşısında, mağdurun sanığın kulağına eğilerek "şerefsizlik yapma gel" demiş olmasının, mağdurun fil hal görevde ve hizmette olma halini ortadan kaldırmayacağı, mağdurun o esnada da hizmet halinde olduğu ve kendisine yapılan hakaretin doğrudan doğruya hizmete müteallik muameleden dolayı vuku bulduğu, mağdurun söz konusu görev ve hizmet halinin olayda bir başka yetkilinin müdahale etmesi anına kadar veya sanığın Nöbetçi Subaylığına götürülmesine kadar devam ettiği, mağdurun sanığa hitaben "şerefsizlik yapma gel" sözünün "Disiplinsizliğini sürdürme, gelmemekte ısrarcı olma" anlam ve amacıyla ve o anda yükümlü olduğu disiplin ve düzeni sağlama görevinin icrası ile ilgili olarak söylendiği ve mağdurun hizmet halini sona erdirmediği, ancak bu arada mağdurun konusu suç teşkil eden veya etmeyen, haksız veya hukuka uygun olmayan herhangi bir söz ve davranışta bulunması halinin sanık lehine haksız tahrik teşkil edebileceği görüşünde olduğumuzdan Başsavcılık itirazının kabulü yerine, reddi yönünde oluşan çoğunluk kararma muhalifk (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy