(1632 S. K. m. 87)
İNCELEME KONUSU: Sanık P.Astsb.Kd.Çvş.B.B. hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan tesis edilen mahkûmiyet hükmünü eksik soruşturma yönünden bozan Askerî Yargıtay 5 nci Dairesinin kararına karşı Başsavcılık tarafından yapılan itirazın incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: 21J.Sınır Tümen K.lığı Askerî Savcılığının 2.6.1997 tarih ve 1997/793-379 sayılı iddianamesi ile;
"...Çatak 2/55.Mknz.P.Tabur K.lığı emrinde görevli olan sanık P.Astsb.Kd.Çvş.B.B. 'ya, 2.Mknz.Tb.Muh.Ds.Bl.K.lığınca, bölük personelinden Astsb.N.S.'ın atanması nedeniyle bu şahsın üzerinde bulunan Muh.Dst.Bl.zimmetini 04 HAZİRAN 1996 ile 06 HAZİRAN 1996 tarihleri arasında devir alması hususunda 03 HAZİRAN 1996 gün ve 4086-06-96/106 sayılı yazı ile emir verildiği ve bu hususun sanığa imza karşılığı tebliğ edildiği halde sanığın belirtilen tarihler arasında zimmeti almadığı gibi bu yönde herhangi bir faaliyetinin de olmadığı, emir tekrarlanmasına rağmen bu konuda hiçbir faaliyet göstermediği, hizmete ilişkin emrin gereklerini yapmadığı, böylece emre itaatsizlikte ısrar etmek suçunun maddi ve manevi unsurlarını gerçekleştirdiği iddiası ve as.C.K.nım 87/1. Maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: 21.J.Sınır Tümen K.lığı Askerî Mahkemesinin 17.6.1998 tarih ve 1998/188-259 sayılı kararı ile;
"...Çatak 2/55.Mknz.P.Tb.Mu.Dst.Bl.K.lığınca 03.06.1996 tarihinde verilen emirle, sanıktan Mu.Dst.Bl.nün zimmetini 06.06.1996 tarihine kadar teslim almasının istendiği, sanığın zimmeti teslim almamakla ve bu yönde bir faaliyete başlamamakla birlikte dilekçeyle K.lığına müracaat ederek zimmeti teslim almak istemediğini beyan ettiği, bu dilekçeye verilen cevapta talebinin uygun görülmediğinin belirtildiği, ancak sanığın buna rağmen emir gereklerinin yapılması yönünde hiçbir çalışma yapmadığı ve zimmeti teslim almadığı anlaşılmıştır.
Sanığa verilen emrin hizmete ilişkin olduğu açıkça bellidir. Her ne kadar sanık beyanlarında, kendisinin de kısa bir süre sonra birliğinden ayrılacak durumda olması ve üzerinde başka bölüğün zimmetinin bulunması nedeniyle emrin gereğinin yerine getirmediğini ifade etmiş ise de, hizmete ilişkin yasal bir emrin yapılıp yapılmayacağı hususunda emir gereklerini yapmak konumunda olan kişilerin takdir haklarının bulunmaması, öncelikle emir gereklerinin yapılmaya başlanarak, şayet varsa müracaat ve şikayetlerinin belirlenen usuller dahilinde yapılması gerekliliği karşısında, beyanlarının suç işleme kastını ortadan kaldırmadığı, sanığın emir gereklerini bilerek ve isteyerek hiç yerine getirmemek ve bunun açıkça ifade etmek suretiyle isnat olunan suçu işlediği sonuç ve kanaatine varılarak mahkumiyetine karar verilmiş; ceza tayını sırasında sanığı suça iten nedenler dikkate alınarak artırım yapılmamıştır..." gerekçesi ile sanığın As. C.K.nun 87/1 maddesi uyarınca takdiren yedi gün hapis ceza ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
TEBLÎĞNAME: As. Yrg. Başsavcılığın 20.10.1998 tarih ve 1998/3208 sayılı tebliğnamesi ile; hükmün onanmasına dair görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI: As. Yargıtay 5. Dairesinin 28.10.1998 tarih ve 1998/694-687 sayılı ilamı ile;
u...2.Mknz.P.Tb.Mu.Dst.Bl.Komutanı Ütğm.Ş.Y. 3.6.1996 Tarihli emrinde, Astsb.N.S.'ın tayinen ayrılacak olması sebebiyle bölüğü zimmetinin 4.6.1996 tarihleri arasında sanığın almasının emredildiği, 6.6.1996 günü saat 17.00'e kadar da almadığı maddi bir vakıa olarak sabittir.
Sanığın emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
l) Suç tarihinde Keşif takım ve Tim Komutanı zimmetinin sanıkta olup olmadığı,
2) Bölükte tayin durumunda olmayan rütbeli mevcut olup almadığı,
3) Tayin emrinin getirilip dosyaya eklenerek Tb. K.lığından tayin olup ayrılacak olan Astsubayların kimler olduğu, ayrılacak olan bu Astsb. hangi grupta ve hangi tarihte ilişik kesmelerinin emredildiği,
Bu hususları sorulup, alınacak cevaplardan sonra sanığın da 17.6.1996 tarihinde ilişiğinin kesilmesi sebebiyle kısa süre sonra ayrılacak olan daha önce görev yaptığı 4.Bölükteki zimmeti teslim ederken çok miktarda malzemeyi teslim edemeyen ve yargılanan sanıkta suç işlemek kastı bulunup bulunmadığının tartışılarak hüküm kurulması gerekirken yapılmadan mahkûmiyet hükmü kurulması kanuna aykırı olup, hükmün noksan soruşturma yönünden bozulması gerekmiştir..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına Oybirliği ile karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askerî Yargıtay Başsavcılığının 19.11.1998 tarih ve 1998/3208 sayılı tebliğnamesi ile;
"....Sanığa amiri tarafından bölük zimmetini devralması hususunda verilen emrin hizmete müteallik bir emir olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Sanık kendisine verilen emri imzası karşılığında tebellüğ etmiş olmasına rağmen, gereğini bilerek ve isteyerek hiç yerine getirmemiştir. Emre itaatsizlikte ısrar suçunu "genel kast" ile işlenebilen bur suç olduğu açıktır. Sanık iradi olarak emrin gereğini hiç yerine getirmemek suretiyle emre itaatsizlikte ısrar kastıyla hareket etmiştir.
Askerî Yargıtay 5.Dairesinin söz konusu ilamında noksan soruşturma olarak kabul edilip ikmali öngörülen hususlar hizmete müteallik emrin "yerin deliğinin" araştırılmasına matuftur.
Olaya ilişkin herhangi bir noksan soruşturma hususu bulunmadığından ve sanığa yüklenen suçun sabit olduğu açıkça anlaşıldığından, hükmün onanması gerektiği değerlendirilmektedir..." görüş ve düşüncesiyle Daire kararma süresi içerisinde itiraz edilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunup, sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten sonra edinilen vicdani kanaatle;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Aşamaları yukarıda özetlenen davada dosya kapsamına göre, sanığın kendisine verilen emre rağmen bölüğün zimmetini almadığı hususunda kuşku bulunmamaktadır. Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlık, suçun sübutu açısından eksik soruşturma olup olmadığına ilişkindir.
Bu çerçevede yapılan incelemede; Askerî Mahkemece, 1996 yılı Haziran ayında sanığın görevli olduğu Mu.Dst.bl.K.lığında görev yapan personel listesi ile bunlardan 1996 yılı atamalarında atanmış olanların listesi 2.Mknz.P.Tb.K.lığından istenildiği halde yeterli bir cevap alınamadığı, örneğin Haziran 1996'da atama görmeyen birlik personeli olup olmadığının anlaşılamadığı, verilen cevaba göre sanık B.B.'da dahil olmak üzere atama gören astsubayların ilişkilerinin 17.6.1996 tarihinde kesilerek birlikten ayrıldıkları, 8.6.1996 tarihinde Mu.Ds.Bl.K.lığı görevinin, vekaleten P.Yzb.A.G.E.'e verildiği ve bölükteki mevcut malzemelerin zimmetini almasının emredildiği (Dz.64), sanığın savunmalarında ifade ettiği 4.Mknz.P.Bl. Astsubaylığının 28.8.1995 tarihinde Astsb.E.O. 'a teslim etmesine rağmen Tb.İkmal Sb. île envanter yapılmadığından bu bölüğün zimmetinin üzerinde göründüğü, bu bölüğün emanetini 8.6.1996 tarihinde yapabildiğine dair savunmasının araştırılmadığı, sanığa dava konusu emri veren Tb.K.nı Yb.Ö.K.'nın da, 4.bölüğün zimmetinin sanığın üzerinde olup olmadığını hatırlamadığını, bu konunun kayıtlardan araştırılmasının daha uygun olacağını ifade ettiği, bu durumda sanığın üzerinde göründüğü, bu bölüğün emanetini 8.6.1996 tarihinde yapabildiğine dair savunmasının araştırılmadığı, sanığa dava konusu emri veren Tb.K.nı Yb.Ö.K.'nın da, 4.bölüğün zimmetinin sanığın üzerinde olup olmadığını hazırlamadığını, bu konunun kayıtlardan araştırılmadığı, sanığa dava konusu emri veren Tb.K.m Yb.Ö.K.'nın da, 4.bölüğün zimmetinin sanığın üzerinde olup olmadığım hatırlamadığını, bu konunun kayıtlardan araştırılmasının daha uygun olacağım ifade ettiği, bu durumda sanığın üzerinde 4.Mknz.P.Bl. veya görevli olduğu Takım K.lığı zimmetinin bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın da Haziran 1996 atamalarında atanması nedeniyle, üzerinde başka bir zimmet de bulunması halinde verilen emrin gereklerini bu kadar kısa bir süre içerisinde fiilen yerine getirip getiremeyeceğinin ve suç kastı ile hareket edip etmediğinin belirlenebilmesi için Daire ilamında ve yukarıda belirtilen hususların aydınlatılması gerekmektedir. Bu husus, emrin yerin deliğinin araştırılması olmayıp, isnat olunan suçun unsurları yönünden oluşup oluşmadığının takdiri açısından gerekli olan bir araştırmadır. Mücerret emrin yapılmamış olmasına dayanılarak suçun unsurları irdelenmeden ve sübuta erdiği kabul edilmeden, emre itaatsizlik suçunun oluştuğunu kabul etmek ceza hukuku ilkelerine aykırıdır. Bu nedenle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiş ve itirazın reddine karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askerî Yargıtay Başsavcılığının 19.11.1998 tarih ve 1998/3208 sayılı tebliğnamesi ile yapmış olduğu itirazın 353 sayılı kanunun 224. Maddesi gereğince REDDİNE,
31.12.1998 tarihinde Oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy