(7201 S. K. m. 10) (1632 S. K. m. 146) (765 S. K. m. 455)
İNCELEME KONUSU: Sanık terhisli Er N.Y. hakkında tedbirsizlik dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan tesis edilen mahkumiyet hükmünü usul yönünden bozan Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin kararına karşı Başsavcılık tarafından yapılan itirazın incelemesidir.
OLAY VE İDDİA: Kz. Dz.Sh.K.lığı As.Savcılığının 10.6.1993 tarih ve 1993/645-167 sayılı iddianamesi ile; sanığın, müteveffa er Mehmet Akif HELYACI' nın ölümüne sebebiyet vermek suçundan As.C.K.nun 146/1 ve TCK.nun 455/1.md.leri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM I: Kz.Dz.Sh.K.hğı As.Mahkemesinin 10.3.1994 /79-68 sayılı kararı ile yapılan yargılamada müteveffanın babası M. Süreyya HELVACI ile kardeşi Ramazan HELVAC nın müdahale istemlerinin kabulüne karar verildikten sonra sanığın, As.C.K.nun 146, TCK.nun 455, 59 ncu maddeleri uyarınca neticeten on iki ay on beş gün hapis ve 83.333 TL sı ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ I: Hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME I: As. Yargıtay Başsavcılığının 30.6.1995 tarih ve 1995/2296 sayılı tebliğnamesi ile; hükmün eksik soruşturma yönünden bozulmasına dair görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI I: Askerî Yargıtay 2 nci Dairesinin 6.7.1995 tarih ve 1995/411-409 sayılı ilamı ile; hükmün eksik soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM II: Kz.Dz.Sh.K.lığı As.Mahkemesinin 13.3.1997 tarih ve 1997/103-66 sayılı hükmü ile; sanığın As.c.K.nun 146/1, TCK.nun 455/1 ve 59 ncu maddeleri uyarınca neticeten yedi ay onbeş gün hapis ve 50.000 TL sı ağır para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
TEMYİZ II: Hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME II: As. Yargıtay Başsavcılığının 3.11.1998 tarih ve -83367 sayılı tebliğnamesi ile; hükmün onanmasına dair görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI II: Askerî Yargıtay 2 nci Dairesinin 11.11.1998 tarih ve 1998/762-761 sayılı ilamı ile;
"...Bozmadan önceki yargılama sırasında usulüne uygun şekilde müdahale talebinde bulunan ve müdahale talebi kabul edilen (Dz.77,162) müteveffanın kardeşi Ramazan HELVACI' nın bozmadan sonra yeniden açılan duruşmada bozmaya karşı diyeceklerinin tesbiti yönünden dinlenmesi gerekir iken bu hususun göz ardı edilerek müdahil Ramazan'ın diyeceklerinin tesbiti cihetine gidilmemesi ve dinlenmemesi, 353 Sayılı Kanunun 160/1 ve değişik 227/son maddesine aykırı görüldüğünden hükmün sanık müdafiinin temyizine atfen ve re'sen açıklanan bu usule aykırılık nedeni ile öncelikle usulden bozulmasına karar verilmiş, bozma sebebi karşısında sanık müdafiinin takdir ve uygulamaya yönelik temyiz sebepleri üzerinde şimdilik durulmamıştır..." gerekçesi ile hükmün usulden bozulmasına oybirliği ir karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESÎ: Askerî Yargıtay Başsavcı 23.11.1998 tarih ve 1998/3367 sayılı tebliğnamesi ile;
"...Mahkumiyete ilişkin gerekçeli hüküm, müdahil Ramazan HELVACI' ya usulüne uygun bir şekilde tebliğ ettirilmesine karşın (Dz.351,363) adı geçen müdahil tarafından temyize gelinmemiştir. Keza müdahil (baba) Mahir Süreyya HELVACI da yüzüne karşı tefhim edile» mahkumiyet hükmünü temyiz etmemiştir.
Hüküm, sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
Safahatı yukarıda anlatılan davada, tesis edilen ilk mahkumiyet hükmünün sanık müdafiinin temyizi nedeniyle bozulmasından sonra yenide» yargılamaya (duruşmaya) başlanıldığında davanın, tarafların usulüne uygun bir şekilde oluşturulmasının gerekeceği kuşkusuzdur. Müdahil (kardeşi Ramazan HELVACI' nın hiç aranılmaması da 353 sayılı yasanın 227'soc maddesine aykırılık oluşturduğu açıktır.
Ancak; anılan hüküm, müdahil (baba) Mahir Süreyya HELVAC1 bozmadan sonra hiç aranılmamış olan müdahil (kardeş) Ramazan HELVACI tarafından temyiz edilmediği gibi, Askerî Savcı ve Komutan tarafından da aleyhe temyize gelinmemiştir.
Özellikle bozmadan sonra aranılmamış olan müdahil (kare Ramazan HELVACI, kendisine gerekçeli hüküm tebliğ edildiği halde bir temyiz isteminde bulunmadığına göre anılan mahkumiyet hükmünü halihazır durumu itibariyle kabul etmiş olduğu da tartışmasızdır..." denilerek bozmanın hukuki ve fiili bir yarar sağlamayacağı belirtilerek yasaya aykırılığın hükmün mutlaka bozulmasını gerektirmediği düşüncesi ile Daire kararının kaldırılmasına ve hükmün diğer yönlerden incelenmesi için dosyanın Daireye gönderilmesine karar verilmesi istemi ile Daire kararına süresi içersinde itiraz edilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunup, sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten sonra edinilen vicdani kanaatle;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Sanık hakkında tesis olunan hükmün Dairece usul yönünden bozulması ve Başsavcılık tarafından da usul yönünde yapılmış olan yasaya aykırılığın hükmün bozulmasını gerektirmediği nedeniyle itiraza gelinmiş olması karşısında usul yönünden yapılan incelemede; dava konusu olayda ölen Mehmet Akif HELVACI' nın ısı M. Süreyya HELVACI ile kardeşi Ramazan HELVACI' nın ayrı ayrı davaya katılma isteminde bulundukları, askeri mahkemece istemlerin kabulüne kararı verildiği (Dz.162), ancak bu celseden sonra Ramazan HELVACI' nın duruşmalara katılmadığı, yokluğunda tesis olunan hükmün bu müdahile tebliğ edilmediği gibi bozmadan sonra yapılan yargılamada bozmaya karşı diyeceklerinin de saptanmadığı, bu suretle müdahil Ramazan HELVACI' nın yokluğunda kurulan ikinci hükmün de adı geçene tebliğ edilmediği, As. Yargıtay Başsavcılığı tarafından tebligat noksanlığının giderilmesi istemi üzerine, müdahilin babasına "birlikte oturdukları" şerhi verilerek tebligat yapıldığı anlaşılmıştır.
Başsavcılığın tebliğnamesinde, bu tebligat geçerli kabul edilerek itiraz nedenleri buna dayalı olarak ileri sürüldüğünden öncelikle tebligatın geçerli olup olmadığı incelenmelidir. Dosya incelendiğinde, müdahil Ramazan HELVACI' nın müdahale dilekçesi ile Dz.(354,359)'deki tutanaklardan adı geçenin babası ile birlikte oturmadığı açık olarak anlaşıldığından, 21.9.1998 tarihinde M. Süreyya HELVACI' ya yapılmış olan tebligatı Ramazan HELVACI' ya yapılmış geçerli bir tebligat olarak kabul etmek mümkün değildir.
Katılma yolu ile davada, katılanın duruşmaları takip yükümlülüğü bulunmaması ve Ramazan HELVACI' nın vazgeçtiğine dair bir iradesinin de bulunmadığı dikkate alındığında CMUK. nun 370 nci maddesi gereğince hükmün kendisine, usulüne uygun olarak tebliği gerekmektedir.
Bir hükme ait temyiz incelemesinin yapılabilmesi için, o hükmi temyiz etme hakkı bulunanlara hükmün tefhim veya tebliğ yoluyla bildirilmesi yasal bir zorunluluktur.
Bu davada hükmü temyiz etme hakkı olan müdahil Ramazan HELVACI' ya yokluğunda verilen hükmün tebliğ edilmediği anlaşıldığından bu eksiklik giderilmeden temyiz incelemesine başlanılmış olması yasaya aykırı bulunmuş ve Daire kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askerî Yargıtay Başsavcılığının 23.11.1998 tarih ve 1998/3367 saydı itiraz tebliğnamesine atfen ve resen, Askerî Yargıtay 2 nci Dairesinin 11.11.1998 tarih ve 1998/762-761 sayılı kararının KALDIRILMASINA.
Müdahil Ramazan HELVACI' ya hükmün tebliğ edilmesi için dosyanın Başsavcılığa gönderilmesine 17.12.1998 Tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy