(353 S. K. m. 136)
İNCELEME KONUSU: Sanık er Ö.T. hakkında izin tecavüzü suçundan dolayı KKK. lığı As. Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünü bozan As. Yargıtay 3 ncü Dairesinin bu kararına karşı Başsavcılığın itirazının incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: KKK. lığı As. Savcılığının 20.3.1998 gün ve 1998/820-160 sayılı iddianamesi ile;
Sanığın 3.2.1998-23.2.1998 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği iddia edilerek As. CK. nun 66/1 -b, 73 ncü maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: KKK. lığı As. Mahkemesinin 16.7.1998 gün ve 1998/753-509 sayılı hükmü ile;
Sanığın 3.2.1998-23.2.1998 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek As. CK. nun 66/1-b, 73 ncü maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ Hüküm sanık tarafından, Askeri Savcının esas hakkındaki görüşünü bildirdikten sonra savunmasının alınmadığı ileri sürülerek usul yönünden,
Annesinin ve kardeşinin hasta olmaları nedeniyle Çumra Devlet Hastanesine yatacaklarını söylemesine rağmen, tutanağa "yatarak tedavi gördükleri" şeklinde geçirildiğinden araştırmada "yatmadıkları" tespit edilerek, samimi olmadığı kanaatiyle takdiri indirime gidilmediği belirtilerek esas yönünden temyiz edilmiştir.
TEBLÎĞNAME: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 10.11.1998 gün ve 1998/3512 sayılı tebliğnamesi ile, hükmün onanmasına karar serilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI : Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesinin 17.11.1998 gün ve 1998/709-709 sayılı ilamı ile;
Hükmün usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 30.11.1998 gün ve 1998/3512 sayılı tebliğnamesi ile;
Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğrultusunda görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Raporun okunmasından, sözcü Üyenin açıklamalarının dinlenilmesinden sonra, hasıl olan vicdani kanaate göre;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1 nci Komando tugay, 2.Kom. Tb.3 ncü Komando Bölük Komutanlığında görevli er Ö.T.'nin 28.1.1998 tarihinde gönderildiği üç günlük izinden Konya-Kayseri arası 2 gün dönüş yol süresi nazara alındığında 2.2.1998 tarihinde birliğine dönmesi gerekirken, 23.2.1998 günü döndüğü böylece 2.2.1998 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek As. CK. nun 66/1 -b ve 73 ncü maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararla ilgili olarak Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlık; 9.6.1998 tarihli oturumda huzuren dinlenip (Dz.22), ruhsal yönden bilirkişinin görüşü alındıktan sonra bazı eksikliklerin ikmali için duruşmanın talik edildiği 16.7.1998 tarihli oturuma (Dz.27) katılmasını teminen kıtasından çağrılmadan duruşmanın yokluğunda yapılmasına karar verilmeden Çumra Devlet Hastanesinin cevabi yazısı okunup, diğer usulü işlemler yapıldıktan sonra, sanığın yokluğunda hükme varılmasının 353 Sayılı Kanunun 133 ncü maddesine aykırı olup olmadığının ve bu hususun aynı kanunun 207/3-H maddesi uyarınca bozma sebebi sayılıp sayılmayacağı konusuna ilişkindir.
Daire, 353 Sayılı Kanunun 133.maddesinin bazı istisnalar dışında mahkemeye gelmeyen sanık hakkında duruşma yapılamayacağını hüküm altına aldığını, aynı kanunun 81 nci maddesinde de asker kişi sanıkların bağlı bulundukları askeri birlik veya kurum amirinin emri ile getirileceği kuralının düzenlendiğini belirterek, 9.6.1998 tarihli oturumda yüze karşı yapılan duruşmadan sonra müteakip oturuma çağrılmadan yargılamaya devam edilip, sanığın yokluğunda karar verilmesinin savunma hakkının kısıtlanması olup, bu hususun kanuna muhalefet teşkil ettiğini açıklayarak, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Başsavcılık ise tebliğnamesinde; Duruşmalardan vareste tutulma talebi olmayan ve Askeri Mahkeme ile ayrı Askerî Garnizonlarda bulunan sanıklar yönünden celp müzekkereleri çıkarılmasının gerektiğinin kabul edilmesi halinde ulaşım güçlükleri, engelleri ve birlik hizmet koşulları yüzünden yargılamalarının aksamasına neden olunabileceği gibi, celp yazısı çıkarıldıktan sonra duruşmaya gelemeyen ve haklarında o duruşma da hüküm tesis edilen sanıkların temyiz itirazlarında bu hususu sadece zikretmelerinin bile bozma sebebi olarak değerlendirilmesi ihtimalinde yargılamaların gereksiz bir şekilde uzatılmasına da sebebiyet verilebileceği, bu itibarla sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı, usul hükümlerine aykırı davranılmadığı açıklanarak daire kararının kaldırılmasına karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Sanığın 9.6.1998 tarihli oturumda huzuren dinlenilip (Dz.22), ruhsal yönden muayenesi yapıldıktan sonra bazı eksikliklerin giderilmesi bakımından duruşmanın talik edildiği 16.7.1998 tarihli oturuma (Dz.27) katılması için birliğinden çağrılmadığı, hakkında yokluk kararı verilmeden, Çumra Devlet Hastanesinin cevabi yazısı okunup, diğer usulü işlemler yapıldıktan sonra sanığın yokluğunda nihai hükme varıldığı anlaşılmıştır.
353 Sayılı Kanunun 133 ncü maddesi ile bazı istisnalar dışında mahkemeye gelmeyen sanık hakkında duruşmanın yapılmayacağı kuralı getirildiği gibi, aynı kanunun 81 nci maddesi de asker kişi sanıkların bağlı bulundukları askeri birlik veya kurum amirinin emri ile getirileceği hususunu düzenlemiştir. Birliği Kayseri'de olan sanığın yargılandığı Ankara'daki KKK. lığı Askeri Mahkemesinin isteği ve birliğinin emir ve müsadesi olmadan duruşmaya gelmesinin mümkün olmadığı izahtan varestedir. Şu hale göre, duruşmadan vareste tutulmasına ilişkin bir talebi olmayan sanık hakkında yokluğunda yapılan duruşmada usul ve esasla ilgili olarak yapılan işlemlerden haberi olmayan, askeri savcının esas hakkındaki görüşüne karşı savunmasının alınması cihetine gidilmeyen sanığın savunma hakkının kısıtlandığında kuşku yoktur.
Sonuç olarak Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesinin 14.6.1965 gün ve 1965/524-518 sayılı kararında da belirtildiği gibi, duruşmadan vareste tutulması hakkında bir talebi bulunmamasına rağmen, gıyabında duruşmaya devam edilerek hüküm kurulması 353 Sayılı Kanunun 133 ncü maddesine aykırı ve aynı kanunun 207/E maddesinde yazılı kanuna mutlak muhalefet sebebi olarak görüldüğünden Başsavcılığın itirazının reddine karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerden dolayı 353 Sayılı Kanunun 224 ncü maddesi uyarınca Başsavcılığın itirazının REDDİNE, 24.12.1998 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy