(353 S. K. m. 62)
KONU: Sanıklar Hv.Kd.Yzb.E.A. ve arkadaşları hakkında memuriyet görevini kötüye kullanmak ve memuriyet görevini ihmal suçlarından Askerî Mahkemece verilen beraet ve mahkumiyete ilişkin hükümleri usul yönünden bozan Askerî Yargıtay 4.Dairesinin 23.12.1997 gün ve 1997/711-708 sayılı kararına karşı Başsavcılığın süresi içinde yapmış olduğu itirazın incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: 9.Kor.K.lığı As.Savcılığının 23.10.1992 gün ve 1992/543-565 sayılı iddianamesi ile;
Sanıklar Lv.Kd.Yzb.E.A. ve Lv.Kd.Çvş.S.B.'nın sayman ve mal sorumlusu olarak görev yaptıkları 9.Zh.A.K.lığında ihale ile bu birliğin et ihtiyacını karşılayan ET TAT GÖNCÜOGLU firması tarafından etlerin birliğe teslimi sırasında; hileli yollara başvurarak iştirak halinde ihtilasen zimmet suçunu işledikleri ve buna bu belgeler karşısında işlem yapıp bu bedeli alan veya almaya yardımcı olan şirket ortağı ve ERZURUM temsilcisi S.G. ile yine şirketin Erzurum işlerini yürüten Ş. T.'ünde iştirak ettikleri,
Sanıklar Lv.Ütğm.M.Ç., Lv.Üçvş.M.E.T. ve Lv.Kd.Çvş.M.Ö. hakkında ise 29.P.Tüm.K.Uğı saymanı hesap sorumlusu ve mal sorumlusu olarak görev yaptıkları sırada bu birliğin et ihtiyacını karşılamak için yapılan et alımı sırasında, hileli yollarla mütahit firmaya gelir sağladıkları böylece firma temsilcisi S.G. ve Firma işlerini yürüten Ş.T. ile birlikte ihtilasen zimmete suçlarını işledikleri iddiası ile tüm sanıkların TCK.nun 64/1. Maddesi delaleti ile As.C.K.nun 131/1, 353 S.K.nun 16. Maddeleri, S.G. ve Ş.T. hakkında iki kez uygulamak sureti ile As.C.K.nunun 30/A ve TCK. nunun 31. Maddeleri ile 353 S.K.nun 251/1. Maddesi gereği cezalandırılmaları, ayrıca hesap sorumlusu sanık Lv.Kd. Bşçvş. N.E.'ın ise teftiş ve izninin bitimini müteakip sanıklar E. A. ve S.B.'nın yapmış oldukları işlemleri kontrol etmeyip memuriyet görevini ihmal suçunu işlediği ve hazine zararına sebebiyet verdiği iddiası ile bu sanığın As. C.K.nun 144.maddesi delaletiyle ile TCK. nunun 230/2. Maddesi gereğince Cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
YARGILAMA AŞAMALARI: Yapılan yargılama sonunda 9 ncu Kor. K.lığı Askerî Mahkemesinin 7.2.1995 gün ve 1995/73-13 sayılı hükmü ile;
1. Sanıklar E.A., S.B., M.Ç., M.E.T, ve M.Ö.'in iştirak halinde memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu işledikleri.
2. Sanık sivil şahıs Ş.T.'ün iki ayrı memuriyet görevini kötüye kullanmak suçuna azmettiren sıfatıyla iştirak ettiği sabit görülerek bu sanıkların mahkumiyetlerine,
3. Sanık N.E. hakkında görevi ihmal suçundan, sanık S. G. hakkında memuriyet görevini kötüye kullanmak suçuna azmettirmekten dolayı beraatına
Karar verilmiştir.
Mahkumiyet hükümleri sanıklar ve müdafileri tarafından, beraat hükümleri de Askerî Savcı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyayı inceleyen As. Yargıtay 4 ncü Dairesi 15.12.1995 gün ve 1995/774-888 sayılı ilamla; sanıklar hakkında tesis olunan mahkumiyet ve beraat hükümlerinin eksik soruşturma sebebiyle bozulma karan vermiştir.
HÜKÜM: Dava dosyasının As. Yargıtay bozma ilamına bağlı olarak 9.Kor. K.lığı Askerî Mahkemesine gönderilmesi üzerine bu mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle yeniden yapılan yargılama sonunda 27.12.1996 gün ve 1996/407-675 sayılı hükmü ile;
1. Sanıklar Lv.Yzb.E.A., Lv.Astsb.S.B., Lv.Ütğm. M. Ç., Lv.Astsb.M.E.T. ve Lv.Astsb.M.Ö.'in iştirak halinde Memuriyet Görevini kötüye kullanmak suçunu işledikleri kabul edilerek eylemlerine uyan As.C.K.nun 144.maddesi delaletiyle sanıkların ayrı ayrı TCK.nun 64/1, 240, 80, 59/2 maddeleri uyanınca 1 yıl 5 ay 15'er gün hapis, 145.833'er TL.si ağır para cezası ile mahkumiyetlerine, ceza süresi kadar Memuriyetten yoksun bırakılmalarına, subay sanıkların As.CK.nun 32/A-l maddesi gereğince Türk Silahlı Kuvvetlerinden İhraçlarına, Astsb.olan sanıkların ise As.C.K.nun 35/A-l maddesi uyanınca Rütbelerinin geri alınmasına, Hazine zararın tazminine, nispi harç alınmasına,
2. Sanık sivil şahıs Ş.T.'ün iki ayrı Memuriyet Görevini kötüye kullanmak suçuna azmettirmek suçundan TCK. nun 64/2, 240, 80, 59/2.maddelerinin iki kez tatbiki suretiyle toplam olarak iki yüz on bir ay hapis 291.666 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına ceza süresi kadar Memuriyetten yoksun bırakılmasına,
3. Sanık Lv.Astsb.N.E.'ın memuriyet görevi ihmal suçundan beraatına karar verilmiştir.
4. Sanık sivil şahıs S.G.'nun iki ayrı memuriyet görevini kötüye kullanmaya azmettirmek suçundan beraatına karar verilmiştir.
TEMYİZ : Mahkumiyet hükümleri sanıklar E.A., S.B., M. Ç., M. Ö. ve Ş.T. ile E.A., M.E.T. ve Ş.T. vekilleri tarafından temyiz edilmiş, beraat eden sanıklar yönünden As.Savcı temyize gelmiştir.
TEBLİĞNAME: As.Yargıtay Başsavcılığının 17.12.1997 gün ve 1997/3748 sayılı tebliğnamesi ile;
1. Sanık S.G. hakkındaki beraat kararının ONANMASI,
2. Sanık Lv.Kd.Bşçvş.N.E.'ın mevcut deliller karşısında müsnet memuriyet görevini ihmal suçunu işlediği anlaşıldığından bu sanık hakkındaki beraet hükmünün BOZULMASI,
3. Sanıklar Lv.Yzb.E.A., Lv.Astsb.Kd.Çvş.S.B., Lv.Ütğm.M.Ç., Lv.Üçvş.M.E.T., Lv.Kd.Çvş.M.Ö. haklarındaki memuriyet görevini müteselsilen kötüye kullanmak suçundan dolayı verilen mahkumiyet hükümlerinin ayrı ayrı ONANMALARINA,
4. Sanık sivil şahıs Ş.T. hakkında iki ayrı müteselsilen memuriyet görevini kötüye kullanmak suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, bu sanık hakkındaki her iki mahkumiyet hükmünün ayrı ayrı ONANMASINA, karar verilmesi istenmiştir.
DAİRE KARARI: As. Yargıtay 4.Dairesinin 23.12.1997 gün ve 1997/711-708 sayılı kararı ile;
"...Bozma ilamının Yerel As. Mahkemeye ulaşması üzerine, Askerî Mahkeme Kıdemli hakimi yaptığı 24.1.1996 tarihli tensiple; duruşmanın 26.3.1996 günü saat 09.00'da yapılmasına, subay üye tayinine, sanıkların duruşmaya celplerine, bir kısım sanıkların bozma ilamına karşı diyeceklerinin istinabe yoluyla tesbit edilmesine ve ayrıca, Dosya ve Askerî Savcılık emanetindeki belgelerin 1.Ordu K.lığı Askerî Mahkemesine gönderilerek Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda 3 kişilik Uzman Bilirkişi Kurulu oluşturularak bozma ilamında belirtilen eksiklik ve çelişkilerin giderilmesini sağlayacak nitelikte bir bilirkişi raporu tanzim ettirilmesine karar vermiştir.
353 Sayılı Kanunun 62. Maddesine göre, Bilirkişilerin seçimi, adedinin tayini ve onlara yemin verilerek dinlenmesi As. Mahkemeye ait bir yetki olup, Askerî Mahkeme tayin ettiği bilirkişiyi ya bizzat, ya da tayin edeceği naip hakim marifetiyle dinler.
Askerî Mahkeme Kıdemli hakiminin tek başına bilirkişi incelemesi yaptırması ve bunun bozma ilamına uyulup uyulmamasına Mahkeme Kurulunca karar verilmeden yapılması usule aykırı bulunmuştur. Somut olayda da, 9.Kor. K.lığı Askerî Mahkemesince Kurul halinde bakılması gereken davada, Askerî Mahkeme Kademli Hakimi, Mahkemece bozma ilamına uyma konusunda henüz bir karar verilmeden, bozmaya uyulmasına karar verilmişçesine, bozma ilamında gerekli görülen bilirkişi dinlenmesi işlemine tevessül etmiş, düzenlenen bilirkişi raporunu dosyaya dahil ettikten sonra Mahkeme Heyetini toplayarak duruşmanın başlamasını sağlamış, yapılan duruşmada; tarafların istemleri tesbit edildikten sonra bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, bunu takiben, diğer delillerle birlikte, aylarca önce Kıdemli Hâkim tarafından düzenlettirilen bilirkişi raporu okunup, nihai hükme varılmıştır.
Yerel Askerî Mahkeme Kıdemli hakimince yapılan bu işlemler, 353 Sayılı Kanunun 62, 126, 220, 221 ve 227.maddelerine mutlak muhalefet teşkil ettiğinden, hükmün usul yönünden bozulması gerekmiştir..." denilerek beraat ve mahkumiyete ilişkin hükmün usul yönünden bozulması OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: As. Yargıtay Başsavcılığının 09.11.1998 ve 1997/3748 sayılı tebliğnamesi ile;
"...Askerî Mahkeme Kıdemli Hakiminin kendiliğinden tanık ve bilirkişilerin çağrılmasına ve başkaca sübut delillerinin toplanmasına karar verebileceği 353 S.K.nun 124.maddesinde belirlenmiş olup, davada bilirkişi incelemesinin istinabe suretiyle ve heyet marifetiyle yaptırılmış olduğu, bozma kararına uyulmasına karar verildikten sonra da bilirkişi raporunun okunup taraflardan diyeceklerinin sorulduğu, böylece usul hükümlerine aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Kaldı ki, 353 Sayılı Kanunun 33.maddesinde belirtildiği üzere, yetkisi olmayan Askerî Mahkeme tarafından yapılan soruşturma işlerinin, sadece yetkisizlikten dolayı hükümsüz sayılamayacağı belirlenmiştir. Üstelik yapılan işlem delil toplama niteliğindedir, Kıdemli Hâkim delil toplamaz, ancak toplattırabilir. Sanık E.A. vekili tarafından ibraz edilen ve Daire 'nin bozma ilamında da inceleme konusu yapılıp bozma kararına esas alınan Askerî Yargıtay Daireler Kurulu'nun 16.05.1996 gün ve 1996/75-74 sayılı ilamında belirtilen husus daha farklı olup dava dosyasındaki duruma tam olarak uymamaktadır. Bozmaya uyulup uyulmama konusunda karar verilmeden bilirkişi dinlenmesinin uygun bulunmadığına ilişkin açıklamaya da katılınmamıştır..." denilerek daire kararına itiraz edilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunup, sözcü Üyenin açıklamaları dinlenildikten sonra hasıl olan vicdani kanaatle;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İncelenen dosyaya göre, Daire ile Başsavcılık arasındaki uyuşmazlık, bozmadan sonra, Mahal Mahkemesi Kıdemli Hakiminin, Bozmaya uyulup uyulmayacağı ve bilirkişi incelemesi yapılması hususlarında mahkemece bir karar alınmadan, kendiliğinden bilirkişi dinlenilmesine ilişkin işlemler yapmış olmasının, yargılama usullerine uygun bulunup bulunmadığı konusundadır.
Bozma ilamının Mahal Mahkemesine ulaşması üzerine, As. Mahkeme Kıdemli Hakimi, yaptığı 24.1.1996 tarihli tensiple, duruşmanın 26.3.1996 günü saat 9.00'da yapılmasına Subay Üye tayinine, sanıkların duruşmaya celplerine, bir kısım sanıkların bozma ilamına karşı diyeceklerinin istinabe yoluyla tespitine, ayrıca dosya ve emanetteki ilgili belgelerin,1.Ordu K.lığı Askerî Mahkemesine gönderilerek, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda 3 kişilik Uzman bilirkişi kurulu oluşturularak bozma ilamında belirtilen eksiklik ve çelişkilerin giderilmesini sağlayacak nitelikte bir bilirkişi raporu tanzim ettirilmesine karar vermiş ve bu karar doğrultusunda dosyayı ve eklerini gereği için 1.Ordu K.lığı Askerî Mahkemesine göndermiş 1.Ordu K.lığı Askerî Mahkemesince oluşturulan bilirkişi heyetince tanzim olunan 25.4.1996 tarihli bilirkişi raporu ile birlikte dosya 26.4.1996 tarihli yazı ile Mahal Mahkemesine iade edilmiş ve 24.5.1996 tarihinde alınmış, daha sonra sanıkların ayrı ayrı ifadeleri alınıp, bozma ilamına karşı diyecekleri tespit edilip, Askerî Savcının da bu hususta beyanı aldıktan sonra, 24.12,1996 tarihli oturumda, Askerî Yargıtay bozma ilanına uyulmasına mahkeme heyetince OYBİRLİĞİ ile karar verilip, duruşmaya devamla, 8 ay önce Kd. Hâkim tarafından düzenlettirilerek dosyaya dahil edilen bilirkişi raporu ve dosyadaki deliller okunarak, duruşma sonuçlandırılıp, nihai hükme varılmıştır.
353 Sayılı Kanunun 220, 221 ve 227.maddeleri uyarınca, Askerî Yargıtay Dairelerince verilen bozma kararlarına karşı Askerî Mahkemeler, Direnme veya bozmaya uymak suretiyle eski hükümde sebat veyahut da yeni bir hüküm kurmak durumundadırlar.
C.M.U. Kanununun 326.maddesi uyarınca, mahkemelerin öncelikle taraflara, bozma ilamına karşı ne diyeceklerini sorması ve daha sonra Direnme veya uyma konusunda bir karar vermesi, bozmaya uyulmuşsa, bozma gereklerini ondan sonra yerine getirmesi gerekmektedir.
353 Sayılı Kanunun 62.maddesi uyarınca bilirkişilerin seçimi adedinin tayini ve onlara yemin verilerek dinlenilmesi, Askerî Mahkemeye ait bir yetki olup, Askerî Mahkeme bilirkişiyi bizzat dinleyebileceği gibi, 353 Sayılı Kanunun 126.maddesi uyarınca naip hakim marifetiyle veya istinabe yolu ile de dinleyebilir. Bu maddelerin ışığında, olaya bakıldığında, 9.Kor. K.lığı Askerî Mahkemesi Kd. Hakiminin, Mahkeme Kurulunun toplanıp, tarafların bozma ilamına karşı diyecekleri belirlenmeden ve Bozma ilamına uyulup uyulmamasına karar verilmesini beklemeden, sadece bir tensip kararı ile bozma ilamına uyulmamasına karar verilmesini beklemeden, sadece bir tensip kararı ile bozma ilamına uyulmamasına, bozma ilamında gerekli görülen bilirkişi dinlenmesi işlemine tevessül ederek, bu hususta tek başına karar aldığı görülmüştür. Kıdemli Hâkim tarafından yapılan bu işlemleri usulün belirtilen hükümlerine mutlak muhalefet teşkil etmektedir. As. Yargıtay Drl.Krl.nun 16.5.1996 gün ve 1996/75-74 sayılı ilamı da aynı doğrultudadır. Mahal Mahkemesi Kıdemli Hakimi tarafından yapılan bilirkişi dinlenilmesi hususundaki işlemlerin, kamu davası açılmasını müteakip Kıdemli Hakimin delil toplamasına ilişkin 353 Sayılı Kanunun 124.Maddesi ile de izah olunmasına imkan bulunmamaktadır. Bu itibarla Dairenin aynı doğrultusundaki görüşlerle, usule mutlak aykırılılık nedeni ile vermiş olduğu bozma kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmış ve Başsavcılığın ileri sürdüğü itiraz nedenleri yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle; As. Yargıtay Başsavcılığının 9.1.1998 gün ve 1998/3748 sayılı tebliğnamesiyle yapmış olduğu itiraz yerinde görülmediğinden, 353 S.K.nun 224 ncü maddesi gereğince İTİRAZIN REDDİNE, 05.02.1998 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy