(765 S. K. m. 230)
KONU: Sanık Mu.Astsb.Üçvş.S.G, hakkında memuriyet görevini ihmal suçundan dolayı Askeri Mahkemece verilen mahkumiyet hükmünü eksik soruşturma sebebiyle bozan As. Yargıtay 2 nci Dairesinin bu kararına, hüküm mahkemesince uyulmayıp direnilmek suretiyle tesis olunan mahkumiyet hükmünün incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: 15 nci Kor.K.lığı As.Savcılığının 2.6.1992 tarih ve 1992/41-308 sayılı iddianamesiyle;
15 nci Kor Mu.Tb.da görevli iken kendisine teslim edilen ordu mallarından muhtelif cins ve miktarda 20 kalem malzemeyi, bir başka birliğe atanması nedeniyle 14-18 Ekim 1991 tarihleri arasında yapılan devir teslim sırasında teslim edemeyip eksik teslim ettiği, dolayısıyla zimmetinde bulunan malzemeleri gereği gibi muhafaza etmeyerek görevi ihmal suçunu işlediği belirtilerek TCK.nun 230/2 nci maddesi uyarınca cezalandırılması ve kaybına sebebiyet verdiği malzeme bedeli 40.352.440 TL.nin 353 S.K.nun 16 maddesi gereğince sanıktan tahsiline karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
YARGILAMA AŞAMALARI: Yapılan yargılama sonunda 15 nci Kor.K.lığı As. Mahkemesince 21.1.1993 tarih ve 1993/105-4 sayılı hükümle; sanığın bilirkişi raporunda belirtilen toplam değeri 13.863.088 TL. olan 14 kalem malzemeyi eksik teslim etmek suretiyle yüklenen suçu işlediği sabit görülerek TCK.nun 230/2, 59, 20 ve 647 S.K.nun 6 ncı maddeleri gereğince neticeten 5 ay hapis ve 2 ay 15 gün memuriyetten mahrumiyet cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine, olayda meydana gelen 13.863,088 TL. hazine zararının 353 S.K.nun 16 ncı maddesi gereğince sanıktan tazminen tahsiline karar verilmiştir.
Bu hüküm, sanığın temyizi üzerine, dava dosyasını inceleyen Askeri Yargıtay 2 nci Dairesince 18.5.1993 tarih ve 1993/275-272 sayılı ilamla, eksik soruşturma yönünden bozulmuştur. Bu aşamadan sonra, bozma ilamına uyulmak suretiyle Askeri Mahkemece verilen 10.12.1993 tarih ve 1993/501-483 ve 20.10.1994 tarih ve 1994/347-550 sayılı mahkumiyete ilişkin hükümler de sırasıyla, As.Yargıtay 2 nci Dairesinin 23.3.1994 tarih ve 1994/163-161 ve 22.11.1995 tarih ve 1995/688-686 sayılı ilamlarıyla, As.Yargıtay bozma ilamına uyulmasına rağmen As.Mahkemece bozma gereklerinin yerine getirilmemiş olması noktasından bozulmuştur.
DİRENME HÜKMÜ: Dava dosyasının Askeri Yargıtay bozma ilamına bağlı olarak hüküm mahkemesine gönderilmesi üzerine, 15 nci Kor.K.hğı Askeri Mahkemesince 17.3.1997 tarih 1997/88-116 sayılı hükümle; As.Yrg.2 nci Dairesinin 22.11.1995 tarih ve 1995/688-686 sayılı bozma ilamına uyulmayarak direnilmesine ve sanığın görevi ihmal suçundan dolayı TCK.nun 230/2, 20, 59 ve 647 S.K.nun 6 ncı maddeleri gereğince neticeten 5 ay hapis ve 2 ay 15 gün memuriyetten mahrumiyet cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine, 15.881.916 TL. hazine zararının 353 S.K.nun 16 ncı maddesi gereğince sanıktan tazminen tahsiline ve 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince 158.819.TL. nispi harç alınmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ: Bu hüküm süresi içersinde sanık tarafından eksik soruşturmayla hüküm kurulduğu belirtilerek temyiz edilmiştir.
TEBLİGNAME: As.Yargıtay Başsavcılığının 14.11.1997 tarih ve 1997/3408 sayılı tebliğnamesinde; Askeri Mahkemenin, bozma aşamalarında As.Yrg.2 nci Dairesinin ilk bozma ilamında belirtilen eksikliklerden bir kısmını yerine getirmekle beraber, malzemelerin sanığa teslim edildiğine ilişkin senetlerin dosyaya konulmamış olması, saymanlık kayıtları üzerinden araştırma yaptırılmaması, keza eksik malzemelerin ilgili mercilerden sorulmamış olmasının eksik soruşturma teşkil ettiği belirtilerek direnilmek suretiyle tesis olunan mahkumiyet hükmünün bu sebeple bozulması gerektiğine dair görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunup sözcü üyenin açıklamaları dinlendi. Sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞÎ DÜŞÜNÜLDÜ: Dosya içeriğine ve delillere göre olay; sanığın 15 nci Kor.Mu.Tb.Mu.Kom.lşl.Bl.K.lığı emrinde görevli iken kendisine teslim edilen ordu mallarından bir kısmını, l.Or.6.Bl.Mu.Bl.K.lığı emrine atanması nedeniyle Ekim 1991 tarihinde yapılan devir teslim sırasında teslim edemeyip eksik teslim etmesinden ibaret olup Daire ile As.Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, açık olarak görünen malzemenin tespitinde, dolayısıyla sanığa ödettirilmesi gereken hazine zararının belirlenmesi konusunda eksik soruşturma bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Daireye göre; "sanığın görevi ve zimmeti devraldığına ve bu görev ve zimmetin kendisinden teslim alan Astsb.Savaş ÖZDEMİR' e teslim ettiğine dair devir teslim belgeleri dosyada bulunmamaktadır; bu belgelerin öncelikle dosyaya konulması gerekmektedir.
Ayrıca bazı malzemelerin Tabur içinde 3 ncü kademede ve 700 ncü Mu.Ana Depo Fabrika K.lığında bulunduğuna dair sanığın savunmasının Tabur Saymanlık kayıtları, Mu.3 ncü Kademe ve 700 ncü Mu.Ana Depo ve Fabrika K.lığında araştırılmamış olması da eksik soruşturma olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle:
a) Eksik malzemeyi tanıyan ve bilen ehil kişilerden oluşan bir heyet tarafından malzemelerin bulunabileceği yerlerde yeniden araştırma yapılması,
b) Savaş ÖZDEMİR' in olayla ilgili olarak tanık sıfatıyla dinlenilmesi,
c) Eksik olduğu iddia olunan malzemelerden kayıt düzeltme, heke ayırma ve amortisman uygulamasını gerektirenlere , şartlan bulunduğu takdirde bu işlemlerin uygulanması,
d) Bu tesbitlerin yapılmasından sonra dava dosyasının ehil bir bilirkişiye incelettirilerek gerçek açık miktarının, dolayısıyla sebebiyet verilen hazine zararının kesin olarak tesbitinden sonra karar verilmesi gerekmektedir. Her ne kadar askeri mahkemece, bazı araştırmalar yapılmış, dosya bilirkişiye yeniden incelettirilmiş ise de, yapılan işlem ve araştırmalar Daire bozma ilamında belirtilen usul ve şekilde yapılmamıştır. Ayrıca ilgili olmayan makam ve mercilerden araştırma yapıldığından bozma gerekleri yerine getirilmeden karar verilmiştir."
Askeri mahkeme ise; sanığın kısım komutanı olarak görev yaptığı,kısım komutanları arasındaki devir teslimin el senediyle yapıldığı göz önüne alındığında, ilk bozmadan sonra tanık olarak dinlenen Tğm. Şevket ÖZGÜN tarafından duruşma sırasında mahkemeye sunulan 25 adet el senedi ekinin dava dosyasına konulduğu, Savaş ÖZDEMİR' in 9.9.1993 tarihli oturumda dinlendiği, Tb.K.lığının yazılarına göre 3 ncü Kademe ve 700 Mu.Ana Depo ve Fabrika K.lığında onarım için gönderilmiş malzeme bulunmadığı bildirildiğinden bu hususun ayrıca söz konusu mercilerden sorulmasına gerek bulunmadığı gibi, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, tayin olunan bilirkişilerin muhabere sınıfından olup amortisman payının bilirkişilerce dikkate alınıp ödetme bedelinden düşüldüğü, yine de eksik görülen bazı hususların tabur komutanlığından sorulduğu ve bu yazıya tabur komutanlığının Dz.l34'de mevcut yazılarıyla cevap verilerek eksikliğin giderildiği, bu araştırmalardan sonra bilirkişi tayin edilen Mu.Bnb.Sabri ÖZER' in 20.10.1994 tarihli oturumda dinlendiği ve bilirkişinin raporunda belirttiği eksik malzeme ve buna ilişkin değerler esas alınarak hazine zararının belirlendiği, dolayısıyla Dairece eksik soruşturma olarak belirtilen bütün hususların üçüncü mahkumiyet hükmünden sonra tamamlandığı gerekçesiyle direnme kararı vermiştir.
Daire kararında eksik soruşturma olarak gösterilen hususlardan bir kısmının, As.Mahkeme direnme gerekçesinde açıklandığı gibi, giderildiği anlaşılmakla beraber, memurun görevini ihmal etmiş olmasından dolayı Devletin zarara uğraması TCK. nun 230 ncu maddesinin ikinci fıkrasında kanuni ağırlatıcı sebep sayılmıştır. Bu fıkra hükmüne göre uğranılan zararın derecesi asli ve feri cezaların tayininde göz önünde bulundurulacaktır. Ayrıca iddianamede hazine zararının da karar altına alınması istenmiş olduğundan, mahkumiyet halinde As.Mahkemece sanığa ödettirilmesine karar verilecek olan miktarın kesin ve gerçeğe uygun olarak belirlenmesinde yasal zorunluluk vardır.
Dosya incelendiğinde; 15 nci Kor.Mu.Tb.Kom.Mu.İşl.Bl.K.lığında Telli operatörü olan sanık Astsb.Üçvş.S.G.'e görev yaptığı kısımla ilgili bir kısım ordu malının, beyanına göre 1987 yılında teslim edildiği (Dz.37), sanığın 15 Kor. K.lığının 4.10.1991 tarihli emriyle 1 nci Ordu 6 nci Blg.Mu Bl.K.lığı emrine atandığı ve 18.10.1991 tarihinde yeni birliğine katıldığı, teslim aldığı malzemelerden bir kısımını bu atama nedeniyle yapılan devir teslim sırasında teslim edemediği (Dz.4,5,6), 12.3.1992 tarihinde kendisinin de hazır bulunduğu sayım esas alınarak düzenlenen Dz.15 de mevcut tutanağa göre önemli bir bölümünü telefon ve telefon kablolarının oluşturduğu 19 kalem malzemeyi teslim edemediği, kamu davasının açılmasından sonra Mu.Ütğm.İ.Sefa KAVLAK tarafından düzenlenen Dz.76'daki rapora göre sanığın eksik teslim ettiği malzeme miktarı 15 kalem olarak bildirilmiş iken, Askeri Mahkemece verilen ilk hükmün bozulması üzerine yapılan yargılama sırasında bir kısım malzemenin bulunması, bir kısmının da sanık tarafından teslim edilmesi nedeniyle, bilirkişi tayin edilen Mu.Alb. Abdullah EYİDEMİR, Mu.Kd.Ütğm. İ.Sefa KAVLAK ve Mu.Astsb.Adnan ÜSTÜN tarafından düzenlenen raporda sanığın eksik teslim ettiği malzeme miktarının 12 kalem olarak gösterildiği, ancak sanığın tuşlu elektronik sahra telefonunu belge karşılığı Uzm.Çvş.Hüseyin AKGÜL' e teslim ettiği anlaşıldığından sorumlu olduğu malzeme miktarının 11 kalemden ibaret olduğu, direnme suretiyle verilen mahkumiyet kararına da bu miktarın esas alındığı anlaşılmaktadır. Bilirkişilerce düzenlenen eksik malzeme listesi incelendiğinde bunlardan 3 kaleminin telefon, 4 kaleminin muhtelif cins ve miktarda kablo olduğu, ayrıca 1 adet ıskarpela, 1 adet mercek pensi, 1 adet sentil ve 5 adet güderi temizleme ucunu da teslim edemediği görülmektedir. Kablo dışında kalan malzemelerin ödetmeye esas değerinin 948.109 TL. sı olduğu göz önüne alındığında hazine zararının büyük çoğunluğunu kablo açığının oluşturduğu ortaya çıkmaktadır.
Sanığın kısım komutanı olarak görev yapması sebebiyle zimmetinde bulunan malzemeleri takım komutanı Mu.Tğm.Şevket ÖZGÜN' den "El Senedi Eki" ile teslim aldığı ve malzemelerin kendisine teslimine dair başkaca senet bulunmadığı, sanığın imzasını taşıyan el senedi eklerinin duruşma sırasında tanık tarafından mahkemeye sunulduğu anlaşılmış olduğundan, bu konuda eksik soruşturma bulunduğuna dair Dairenin değerlendirilmesinde isabet yoksa da; el senedi eki niteliği itibariyle depo mevcudunu ve teslimden sonra yapılan sayım sonuçlarını göstermekte olup bölük zimmetinde olan ve geçici olarak depodan çıkan malzemelerle ilgili bilgileri ihtiva etmediğinden, bu hususun eksik olduğu iddia edilen malzemelerle ilgili stok kayıt kartlarının incelenmesi suretiyle tespit edilmesi gerekmektedir.
Gerçekten de sanık Dz.37 de mevcut duruşma sorgusunda bölük zimmetini 1987 yılında aldığını söylediği halde, tanık Şevket ÖZGÜN tarafından mahkemeye sunulan Dz.120 de mevcut el senedi eklerinde sanığın bir kısım malzemeyi 16.7.1990, bir kısmını da 17.7.1990 tarihinde teslim aldığı, bir kısmının ise teslim tarihinin ilgili bölüme yazılmadığı, bu tarihlerden sonra 1:7.1991, 3.7.1991 ve 11.9.1991 tarihlerinde mal mevcudunun el senedi ekine yazılıp imzalandığı görülmektedir. El senedindeki imzaların sanığın imzasına benzemekle birlikte bu konuda bir inceleme yaptırılmadığı gibi, senet asıllarının da incelenmediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bu konunun senet asılları incelenmek ve sanıktan sorulmak suretiyle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Sanığın eksik teslim ettiği iddia olunan malzemelerden telefon dışında kalan malzemelerin onarım gerektirmemesi nedeniyle 3 ncü kademeye ve 700 Ana Depo ve Fabrika K.lığına gönderilmesi söz konusu değilse de, eksik olduğu belirtilen telefonların bu bakım kademelerine gönderilmesi mümkün bulunduğundan, bu konunun ilgili kademelerden sorulmamış olması eksik soruşturma olarak görülmüştür.
Bir başka husus da Dz. l20'de mevcut el senedi ekinde gösterilen mevcutlarla bilirkişi raporlarında ve Mu.Tabur K.lığının yazılarında sanığın zimmetinde bulunan kablolarla ilgili bilgilerin tutarlı olmaması, kendi içinde çelişki arz etmesidir. Şöyle ki;
a) WD/İTT Sahra Kablosu:
Dz. 120/17'de mevcut el senedine göre 17.7.1990 tarihi itibariyle bu tür kablo mevcudu 52.000 m.dir. 1.7.1991, 3.7.1991 ve 11.9.1991 tarihlerinde de mevcut 52.000 m. olarak gösterilmiş, ancak son mevcut hanesine 29.000 m. olarak yazılmıştır. Tb.K.lığının dizi 127'de mevcut yazılarında ise Tabur Ana Zimmetinin 30.000 m. olduğu bildirilmektedir. Bilirkişi raporlarında sanığın bu cins kablo açığı 4535 m. olarak gösterilmiştir.
Bu nedenle bu kabloyla ilgili stok kayıt kartının incelenerek takım ana zimmetinin, sanığın Tk.K.lığından teslim aldığı kablo miktarının, ayrıca hat dosyasının sanığa teslim edildiğini gösteren el senedinin dosyaya eklenmesi ve bu kablonun girdisinin yapıldığı tarihten itibaren Genkur.Bşk.lığının emirleri gereğince her yıl için % 2 amortisman payının düşülüp düşülmediğinin araştırılması, düşülmemiş ise devir teslimin yapıldığı tarih itibariyle sanığın eksik teslim ettiği kablo miktarının bu düşüm yapılarak hesaplanması gerekmektedir.
b) PTT tipi askı telli kablo:
Dz.l20/17'de mevcut el senedi ekine göre 17.7.1990 tarihi itibariyle bu tür kablo mevcudu 13.000 m. olup son mevcut 3000 m. ve açık miktarı Dz.6'da mevcut el senedi ekinde 10.000 m. olarak gösterilmiş iken, sanığın da hazır bulunduğu 12.3.1992 tarihinde yapılan sayım sonucuna göre açık miktarı 10.900 m. olarak belirtilmiştir (Dz.15). Sanığın, 4650 m. kablo temin ettiği, Dz.76 da mevcut bilirkişi raporunda kablo açığı 2500 m. olarak belirtildiği halde Dz.l29 da mevcut bilirkişi raporunda açığın 6250 m. olduğu belirtilmiş ve Dz.l34'de mevcut Tb.K.lığının yazılarına ekli belgede tabur ana zimmeti sanığın teslim aldığı kablo miktarından oldukça fazla (17.500 m.) buna karşılık mevcut kablo miktarı 11.250 m. gösterilmiş bulunmaktadır.
Sanığın teslim aldığı miktarla tabur yazısına göre takım zimmetinin birbirini tutmadığı görülmektedir. Açığın beyanı da bilirkişi raporlarında farklı gösterilmiştir. Her ne kadar Dz.l30 daki bilirkişi raporu ile Dz.l34'de mevcut tabur yazısı açık miktarı bakımından birbirini doğruluyorsa da, zimmetteki artışın sebebi anlaşılamamaktadır, Tabur K.lığının yazıları ekinde belirtildiği gibi hat dosyasındaki miktar 15.000 m.ye ulaşmıştır. Kablo mevcudunun 2400 m. olduğu göz önüne alındığında geri kalan miktarın sarf ve imal belgelerinin bu dosyada ve saymanlık kayıtlarında bulunması gerekmektedir. Ayrıca tabur K.lığının yazısında takımın ana zimmeti 2000 m. olarak gösterildiği halde 17.7.1990 tarihi itibariyle depo mevcudunun 13.000 m. gösterilmesi de çelişki arzetmektedir.
c) 50x0.5x2 PTT Askı Telli Kablo:
Sanığın teslim aldığı bu tür kablo Dz. 120/16 da mevcut el senedi ekinde, 17.7.1990 ve 3.7.1991 tarihinde 635 m. olarak gösterilmiş iken tarihsiz sonraki mevcut hanesinde bu kablodan hiç bulunmadığı belirtilmiş, Dz.6'da mevcut el senedinde de açık miktarı 635 m. olarak gösterilmiştir. Ancak 12.3.1992 tarihinde yapılan sayım sonucuna göre sanığın bu tür kablo açığı 705 m.dir (Dz.15). Buna karşılık Dz.51'de sanığın 97 m. kablo teslim ettiği belirtilmiş ve bu tür kablo açığı hesaplanırken sanığın 705 m. teslim aldığı kabul edilmiştir. Ayrıca sanık 45 kg. çelik askı telli kablo da teslim etmiştir. Ancak bilirkişi raporlarında sanığın teslim ettiği 45 kg. kablonun hazine zararının hesaplanmasında dikkate alınmadığı görülmektedir.
d) 30 Devreli Askı Telli Kablo:
Sanığın teslim aldığı bu tür kablo Dz.l20/16'da mevcut el senedinde 17.7.1991 tarihi itibariyle ve 1.7.1991 ve 3.7.1991 tarihlerine göre 550 m. olarak gösterilmiş iken son mevcut hanesinde bu kablodan hiç bulunmadığına işaret edilmiş Dz.6'da mevcut el senedine göre de açık miktarı 550 m. olarak belirtilmiştir. Buna karşılık 12.3.1992 tarihinde yapılan sayım sonucuna göre açık miktarı 429 m.dir. Sanık yargılama aşamasında 115 m. kablo teslim ettiğinden (Dz.51) sanığın açığının 314 m. olduğu belirtilmiştir. Ancak Tb.K.lığının Dz.l27 de mevcut yazısına göre ana zimmet toplamı 2012 m. buna karşılık mevcut toplamı 1698 m. olarak gösterilmiştir. Bu durumda açık miktarı bilirkişi raporlarına uygun olmakla birlikte el senedi ekinde belirtilen miktarla çelişki arz etmektedir. Zira Mu.Tb.K.lığının bildirdiği kayıtlarda depo mevcudu 403 m., sanığın teslim ettiği miktar ise 550 m. olarak görülmektedir. Buna rağmen Tb.K.lığının yazılarında tabur ana zimmetinin 500 m, olduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla gerçek zimmet miktarının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Depo mevcudunun 403 m., sanığın teslim ettiği miktarın 115 m. olduğu göz önüne alındığında açık miktarının bulunmadığı veya en çok 32 m, kablo açığı söz konusudur. Bu hususun hat dosyaları ve kablolarla ilgi stok kayıt kartlarının incelenmesi suretiyle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Yapılan bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere hat dosyaları ile stok kayıt kartlarında yazılı kablo zimmetinin karşılaştırılmadığı, bilirkişi raporlarında sanığın da hazır bulunduğu 12.3.1992 tarihinde yapılan sayım sonucu ve 30.10.1991 tarihinde sanığın açık olarak kabul ettiği miktarlar esas alınmak ve sanığın yargılama aşamasında teslim ettiği miktarlar bundan düşülmek suretiyle açık miktarının belirlendiği anlaşılmaktadır.
e) Elektronik Sahra Telefonu:
Sanığın bu telefondan 17.7.1990 tarihi itibariyle 15 adet teslim aldığı, son mevcudun ise 11 adet olduğu Dz.l20/18'de mevcut el senedi ekinde belirtilmiş iken Dz.l29'da mevcut bilirkişi raporuna ekli çizelgede bu tür telefon açığının 1 adet olduğu belirtilmiştir. Ancak Dz.51 de mevcut belgeye göre sanık 1 adet sahra telefonu teslim ettiği halde bilirkişi raporunda bunun dikkate alınmadığı görülmektedir.
f) Türk Telefon:
Dz.l20/17 de mevcut el senedine göre, sanık 15 adet "Türk telefon" aldığı halde 1.7.1991 ve 3.7.1991 tarihleri itibariyle bu mevcudun 14, 11.9.1991 tarihi itibariyle de 23 olarak senede yazıldığı görülmektedir. Bu durumda sanığın zimmetinde ne kadar Türk telefon olduğu anlaşılamamaktadır.
L-101 Ordu Mal Yönetmeliğinin 41 nci maddesinde, sayımların depo mevcudunu göstereceği, muvakkaten verilen veya onarıma gönderilen malların depo mevcuduna dahil edilmeyeceği, bunların hesabının stok kayıt kartlarında ve senetlerde ayrıca gösterileceği belirtilmiştir. Bu nedenle telefon açığının ilgili stok kayıt kartları incelenmeksizin açıklığa kavuşturulması mümkün görülmemektedir.
Bu nedenlerle; yukarıda eksikliklerine işaret edilen hususların giderilmesinden sonra, eksik malzeme miktarının, dolayısıyla hüküm altına alınması gereken hazine zararının bilirkişi aracılığıyla tespit ettirilmesi gerekirken bu konuda yeterli araştırma yapılmaksızın As. Mahkemece direnilmek suretiyle verilen mahkumiyet hükmünün eksik soruşturma sebebiyle bozulması gerekmiştir. Bu görüşe Başkan Dr.Hv.Hak.Tuğg. Ö.AYHAN, Üyeler Hak.AIb.G.BOZKURT ve Hak. Alb.A.TOKAT katılmamışlardır.
SONUÇ VE KARAR:
Açıklanan nedenlerle; sanığın temyiz itirazı yerinde görüldüğünden 15 nci Kor.K.lığı As.Mahkemesince direnilmek suretiyle tesis edilen 17.3.1997 tarih ve 1997/88-116 sayılı mahkumiyet hükmünün 353 Sayılı Kanunun 221/1 nci maddesi uyarınca eksik soruşturma yönünden BOZULMASINA,
15.1.1998 tarihinde Başkan Dr. Hv.Hak.Tuğg.Ö.AYHAN ile Üyeler Hak.Alb.G.BOZKURT ve Hak.Alb.A.TOKAT ın karşı oyları ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
Sanık Mu.Astsb.Üçvş.S.G.'in, 15 nci Kor.K.lığı emrinde görevli iken kendisine teslim edilen ordu malından bir kısmını, Ekim 1991'de 6 nci Bölge Mu.Bl.K.lığı emrine atanması sebebiyle yapılan devir teslim sırasında eksik teslim ettiği hususunda kuşku yoktur.
Teslim edemediği malzemenin nerede veya kimlerde olduğunu gösteren belgeleri de ibraz edememiştir.
Eksik teslim edilen malzeme, iddianameye göre; 20 kalem ve 40.352.440 TL., ilk hükme göre; 14 kalem ve 18.863.088 TL., ikinci hükme göre; 14 kalem ve 16.526.917 TL., üçüncü hükme ve direnilerek verilen dördüncü hükme göre ise; 12 kalem ve 15.881.916 TL. değerindedir.
2 nci Dairenin her üç bozma kararı da, sadece hazine zararının kesin olarak belirlenmesine yönelik noksanlıklarla ilgilidir. Yerel Mahkemece ilk iki bozma kararma uyularak, gerek depoda ve gerekse hatlardaki tellerle ilgili olarak yapılan araştırmalar ve dinlenilen bilirkişi mütalaalarına göre belirlenen en son açık miktarı 15.881.917 TL.dır. Aradan 6 yıldan fazla bir zaman geçmiş olması, personelin, kayıtların ve malzemenin sürekli değişmesi nedeniyle bu aşamadan sonra, 2 nci Dairece eksik olduğu kabul edilen hususların araştırılması suretiyle bunun dışında başkaca bir sonuca ulaşılabilmesini mümkün görmediğimizden ve direnme kararındaki tesbitler belgelere ve kabule uygun bulunduğundan, direnme hükmünü noksan soruşturma sebebiyle bozan çoğunluk kararına katılmadık. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy