(765 S. K. m. 80) (1632 S. K. m. 88)
KONU: Toplu erat karşısında emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık er C.A. hakkında Ege Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünü eksik soruşturma nedeniyle bozan Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin bu kararma karşı Başsavcılığın itirazının incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: Ege Ordu Komutanlığı Askeri Savcılığının 16.5.1995 gün ve 1995/481-356 sayılı iddianamesi ile;
10.4.1995 tarihinde 11.P.Tug.2.Tb.5.Blte (Muğla) asker olan sanığın Silah Takım Komutanı P. Ütğm. Necati DİNÇ' in G-3 Piyade Tüfeği ile sırt çantasını teslim alması hususundaki emrinin bölükte görevli erbaş ve erlerin huzurunda tebliğ edilmesine ,emrin birkaç kez tekrar edilmesine rağmen, silah ve teçhizatı almadığı, böylece toplu erat karşısında emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddia edilerek As.C.K. nun 88/İnci maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM-I: Ege Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 14.12.1995 gün ve 1995/873-847 sayılı kararı ile;
Sanığın isnat edilen suçu işlediği sabit görülerek Aş. C.K. nun 88/1 nci ve TCK. nun 59 ncu maddeleri gereğince neticeten 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği anlaşılmıştır.
TEMYİZ-I: Hüküm sanık müdafiileri tarafından,eksik soruşturma, suç vasfı ve suçun sübut bulmadığı yönlerinden temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME-I: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 3.5.1996 gün ve 1996/1423 sayılı tebliğnamesi ile,
Sanığa isnat edilen suçun sübuta erdiği belirtilerek hükmün ONANMASINA karar verilmesi doğrultusunda görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI-I: Askeri Yargıtay 2Dairesinin 15.5.1996 gün ve 1996/329-325 sayılı kararı ile;
Hükmün eksik soruşturma yönünden BOZULMASINA karar verilmiştir.
HÜKÜM-II: Ege Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 22.5.1997 gün ve 1997/183-264 sayılı kararı ile;
Bozma ilamına uyulduktan sonra, ilk hükümdeki gerekçe ile As. C.K. nun 88/1 ve TCK. nun 59/2 nci maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
TEMYİZ - II: Hüküm sanık müdafii tarafında eksik soruşturma ve uygulama yönlerinden temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME - II: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 31.12.1997 gün ve 1997/3942 sayılı tebliğnamesi ile;
Hükmün onanmasına karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARHI: Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 14.1.1998 gün ve 1998/20-19 sayılı ilamı ile;
Sanığın takım Komutanının askeri hizmete ilişkin olduğunda şüphe bulunmayan G-3 piyade tüfeğini ve sırt çantasını teslim alması hususundaki emrine karşı vicdani sebeplerden dolayı teslim almayacağını söylediği ve emir tekrar edilmesine rağmen teslim almadığı sabit ise de.
Önceki bozma ilamında (D.85) sanık hakkında daha önce bir defa emre itaatsizlik,üç defa da emre itaatsizlikte ısrar suçundan suç dosyası tanzim edildiğinin vak'a ve kanaat raporunda (D.l) belirtilmesi karşısında bu hususun üzerinde durulması, bu suç dosyalarında yazılı suçlarla temyiz incelenmesine konu olan olay esnasında mahiyet itibariyle benzerlik var ise, bu eylemlerin her birinin ayrı ayrı (müstakil) suç mu? yoksa müteselsil suç mu? olduğunun değerlendirilmesinin gerektiği bozma sebebi olarak belirtilmesine ve yerel mahkemece de bozmaya uyulmasına karar verilmesine rağmen (D. 105) bu husus üzerinde durulup, vak'a ve kanaat raporunda belirtilen suç dosyalarının akıbetleri ile ilgili araştırma yapılmaması ve buna bağlı olarak da bu hususun hüküm gerekçesinde hiç tartışılmamış olması noksan soruşturma olarak görüldüğü gerekçesi ile hükmün BOZULMASINA karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 3.2.1998 gün ve 1997/3942 sayılı tebliğnamesi ile;
Sanığa isnat edilen toplu erat karşısında emre itaatsizlikte ısrar suçunun mevcut delillerle sübuta erdiği belirtildikten sonra,
Sanık vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu başka bir davanın duruşma tutanağından (D. 13 8) sanığın 24.1.1995 günü kaynak saptama fişini imzalamamak suretiyle işlediği iddia edilen emre itaatsizlikte ısrar suçundan beraatine karar verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında bu davanın konusu olan eylemle aynı eylem olmadığı,
Ayrıca sanık hakkında daha önce bir defa itaatsizlik,üç defa de emre itaatsizlikte ısrar suçundan suç dosyası tanzim edildiği vak'a kanaat raporunda (Dz.l) belirtilmiş olmakla beraber, bu dosyaların (birisinin de yukarıda sözü edilen dosya olması gerekir) birlik komutanlığınca gönderilme yazıları tarihlerinin sırasıyla 11.10.1994;31.10.1994;
11.1.1995,7.2.1995 tarihleri olması itibariyle, işbu temyiz incelemesine konu "toplu erat karşısında emre itaatsizlikte ısrar" suçunun işleniş tarihinin 10.4.1995 olması karşısında, aralarında teselsülün varlığını ortaya koyacak zaman itibariyle bir yakınlığın bulunmadığı ve eylemlerin ayrı ayrı suçlar konusu olduğu, dolayısıyla bu suçların araştırılmamasının, inceleme konusu hükmün bozulmasını gerektirecek eksik soruşturma teşkil etmediği gerekçesi ile Askeri Yargıtay 2.Dairesinin bozmaya ilişkin kararının 353 sayılı kanunun 217/2 ve 224 ncü maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,
Dava dosyasının diğer konularda temyiz incelemesi yapılması için DAİRESİNE tevdiine karar verilmesi doğrultusunda görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Dava dosyası incelenip, sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten sonra hasıl olan vicdani kanaate göre;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Sanığın 10.4.1995 tarihinde G-3 piyade tüfeği ve sırt çantasını teslim alması hususundaki askeri hizmete ilişkin olduğunda şüphe bulunmayan Takım Komutanı P. Ütğm. Necati DİNÇ' in emrine rağmen, vicdani sebeplerden dolayı teslim alamayacağını söylediği ve emir tekrar edilmesine rağmen teslim almadığı sübuta ermiş olup, Daire ve Başsavcılık arasında bu konuda bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlık, dosyanın V dizisindeki vak'a ve kanaat raporuna göre daha önce sanık hakkında bir defa emre itaatsizlik, üç defa da emre itaatsizlikte ısrar suçundan tanzim edilen suç dosyalarında belirtilen suçlar da temyiz incelemesine konu olan olay arasında benzerlik olup olmadığının, benzerlik var ise ortada teselsül hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek bir durum bulunup bulunmadığının araştırılıp incelenmesi ve tartışılmasının gerekip gerekmediği konusundadır.
Yapılan incelemeye göre, sanık hakkında önceden düzenlenen suç dosyalarından vak'a ve kanaat raporunun "daha önce gördüğü cezalar" bölümünde söz edildiği, vak'a ve kanaat raporunun bu bölümünün, resmi belge niteliğinde olduğu ve yapılacak her türlü işleme esas alınabileceği kuşkusuz olup, objektif mahiyette bulunduğu ve bu bölümün, "Bölük Komutanının kanaati" bölümünden ayrı, bağımsız bir bölüm olduğu görülmektedir.
Bu bölümde yazılı bilgilere göre,sanık hakkında daha önce emre itaatsizlikten ve emre itaatsizlikte ısrar suçlarından yapılan işlemlerin tarihleri sırasıyla 11.10.1994;31.10.1994;1L1.1995;7.2.1995;24.3.1995 tarihleridir.
Dava konusu suçun işlendiği tarih ise, 10.4.1995 tir. Dava konusu edilen toplu asker karşısında emre itaatsizlikte ısrar suçunun bu tarih sıralamasına göre her biri arasında 20 gün, 10 gün; 1 ay 1.5 ay, 15 gün gibi zaman fasılası olan suçlarla TCK. nun 80. maddesinin kabul ettiği anlamda "....bir suç işleme kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünü muhtelif zamanlarda ihlal...." olarak teselsül hükümleri çerçevesinde kabul etmek mümkün olmadığından, her bir suçun ayrı ayrı ve yenilenmiş suç kasıtları ile işlendiği sonucuna varmak gerekecektir. TCK. nun 80 nci maddesindeki "muhtelif zamanlar" kavramının tarih itibariyle birbirine oldukça yakın, bir bakıma bir kaç gün ya da birkaç saati ifade ettiğini anlamakta zorunluluk vardır. Daha uzun zaman kesitlerinin bu kavram çerçevesinde düşünülmesi halinde suç işlemeye prim vermek yolunun açılacağı kuşkusuzdur. Bu düşünce tarzının ise kanun koyucunun maksadına aykırı düşeceği şüphesiz bulunmaktadır.
Bu açıklamalara göre yerel mahkemenin Daire kararma uyarak dosyada mevcut delillere göre hüküm kurmasında usul yönünden bir isabetsizlik görülmemiş ve vak'a raporundaki açıklamaların yeniden araştırılmaması hususu noksan soruşturma olarak kabul edilmemiştir.
Ayrıca sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu başka bir davanın duruşma tutanağının (D. 138) sanığın 24.1.1995 günü kaynak saptama fişini imzalamamak suretiyle işlediği iddia olunan emre itaatsizlikte ısrar suçu ile ilgili olduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Olay tutanağını imza eden Ütğm. Necati DİNÇ ile Ütğm. Mikail ÇELİK' in mahkemece dinlenmiş olması karşısında tutanağı imza eden Atğm. Abdullah ARAÇ' m dinlenmemiş olması da eksik soruşturma olarak kabul edilmemiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı,
1-Yerel mahkemenin bozma ilamına uyulmasına karar verdikten sonra mevcut delillere göre karar vermesinin usule aykırı olmadığına ve bu noktadan bozmayı gerektirmediğine Hak. Alb. Ersin ESEROL, Hak. Alb. Yavuz ÖĞÜT, Hak. Alb. Mehmet BOSTANCI, Hak. Alb. Ali KURŞUN' un karşı oyları ve OYÇOKLUĞU ile,
2- Askeri Yargıtay Başsavcılığının 3.2.1998 gün ve 1997/3942 sayılı İTİRAZININ 353 sayılı kanunun 224 ncü maddesi gereğince KABULÜNE,
Askeri Yargıtay 2 nci Dairesi'nin 14.1.1998 gün ve 1998/20-19 sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
Diğer yönlerden inceleme yapılmak üzere dava dosyasının DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, Hâk.Alb.G.BOZKURT, Hâk. Alb. E. ESEROL, Hâk.Alb.M.SÖNMEZ, Hâk.Alb.N.YÜCEL, Hâk.Alb.Y. ÖĞÜT, Hâk.Alb.M.BOSTANCI, Hâk.Alb.A.KURŞUN' un karşı oyları ve OYÇOKLUĞU ile 26.2.1998 tarihinde karar verildi.
USULE İLİŞKİN KARŞI OY GEREKÇESİ:
Dairenin ilk bozma ilamı;
a) Toplu erat üzerinde durulmaması,
b) Tutanak mümzisi üç tanığın dinlenmemesi,
c) Teselsüle bağlı olarak önceki suçlarının araştırılmamasıdır.
Mahkeme bozmaya uymuş, ilk iki bozma gereğini yerine getirmiş, ancak üçüncü bozma konusunda herhangi bir işlem yapmadığı gibi bunu karşılama gereğini bile duymadan eski kararında sebat etmiştir. Dairenin ikinci bozması (bozmaya uyulduğu halde bozma gereğinin yerine getirilmemesi ) olması gerekirken, gene teselsüle bağlı olarak noksan soruşturmadan bozmuştur. İşte Başsavcılık bu bozma kararına itiraz etmektedir. Öncelikle itiraz bu usul (gerekçesizlik) noktasından reddedilmelidir.
ESASA İLİŞKİN KARŞI OY GEREKÇESİ:
Suç işleme kararı, kast kavramına göre daha genel, geniş ve kapsayıcıdır."suç zamanlarının değişik olması sebebiyle , kast yenilenmiştir, denilerek müteselsil suç olamaz" düşüncesi yerinde olmayıp TCK. nun 80 nci maddesine uygun düşmez. Aslolan suç işleme kararındaki birliktir. Bunun değerlendirilebilmesi daire bozma ilamındaki soruşturma sonuçlarına bağlıdır. Ayrıca önceki eylemlerinden iddianame düzenlenmesi ve hüküm kurulmuş olması halinde hukuki kesinti oluşacağından,eylemin tekrarlanması müstakil bir suçu oluşturacaktır. Bu bakımdan da Daire ilamındaki soruşturma gereklerinin yerine getirilmesi önem arz etmektedir.
Bu nedenle;
Başsavcılık itirazının reddine karar verilmesi gerektiği görüşü ile karşı oy kullanmış bulunuyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy