(353 S. K. m. 9)
KONU: 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan sanık Er N.D. hakkında 7 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünü bozan Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin bu kararına karşı Başsavcılığın itirazının incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: 7.Kor. K.lığı As. Savcılığının 4.11.1997 gün ve 1997/3490-933 sayılı iddianamesi ile;
18.7.1997 tarihinde manga olarak yol emniyeti için çıkılan Gözcü-1 pusu yerinde manga komutanı tarafından yapılan aramada sanığa ait sırt çantasında 22233/2233 seri numaralı 7.65X17 mm. fişek atan bir tabanca ile şarjörünün bulunup ele geçirildiği, böylece 6136 sayılı kanuna muhalefet suçunu işlediği iddia edilerek aynı kanunun 13/1 nci maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: 7 nci Kor. K. lığı Askeri Mahkemesinin 25.11.1997 gün ve 1997/1558-896 sayılı hükmü ile;
Sanığın 6136 sayılı kanunun 13/1 nci maddesinde yazılı suçu işlediği sabit görülerek,
Bu kanunun 13/1 TCK. nun 59 ncu maddeleri gereğince verilen 10 ay hapis ve 966.666 lira ağır para cezasının 647 sayılı kanunun 6 ncı maddesi uyarınca ERTELENMESİNE,
TCK. nun 36 ncı maddesine göre tabanca ve şarjörünün MÜSADERESİNE karar verilmiştir.
TEMYİZ: Hüküm 7 nci Kor. K. lığı Adli Müşaviri tarafından komutan adına verilen ağır para cezasının yanlış hesap edilmek suretiyle sanık aleyhine fazla hükmedildiği ileri sürülmüştür.
TEBLİĞNAME: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 14.1.1998 gün ve 1998/112 sayılı tebliğnamesi ile;
İleri sürülen temyiz sebepleri doğrultusunda hükmün BOZULMASINA karar yerilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI: Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 21.1.1998 gün ve 1998/44-38 sayılı kararı ile;
.....sanığa isnat edilen suçun askeri suç olmadığı, asker kişi aleyhine ve askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak da işlenmediği konusunda kuşku olmadığı, ancak suçun işlendiği yerin askeri mahal olup olmadığı konusunun açıklığa kavuşturulması gerektiği, 353 sayılı yasada ve diğer yasalarda "askeri mahal" tanımının yapılmadığı, İç Hizmet Yasasının 12/b-c,51 ve 100 ncü maddelerinin birlikte incelenmesinden karargah binası ve eklentileri, kurum (askeri hastane,okul, orduevi,dikimevi,fabrika,askerlik şubesi,ikmal merkezi ve depo), kışla, konak, ordugah, askeri gazino ve kışla gazinosu gibi yerlerin yasanın tanımlamasına uygun askeri yer olarak kabul edilebileceğinin anlaşılmakta olduğu, bu yerlerin askerlerin eğitim,öğretim, tatbikat, konaklama,barınma ve sosyal etkinliklerinin karşılandığı yerler olduğu da dikkate alındığında bu nitelikte olmayan yerlerin askeri yer olmadığı sonucuna varılabileceği, bu tanımlama ve belirlemeye göre birlikten uzaktaki pusu yerinin "askeri yer" sayılmasına yasal olanak bulunmadığı belirtilerek, kararın diğer yönlerinin incelenmeksizin GÖREV YÖNÜNDEN BOZULMASINA OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 10.2.1998 gün ve 1998/112 sayılı tebliğnamesi ile;
....353 sayılı kanun ve diğer kanunlarda "askeri mahal" tanımı yapılmamış olmakla beraber, İç Hizmet Kanununun 12/b-c,51 ve 100 ncü maddelerinin birlikte incelenmesinden, daire kararında sözü edilen yerlerin kural olarak "askeri mahal" sayılacağı, bu maddelerde askeri mahal kavramının genel bir tanımı yapılmadığı gibi, askeri mahal olarak kabul edilebilecek yerlerin de tahdidi olarak sayılmadığının görüldüğü,
....pusu yerinin önceden seçilip belirlenmiş, kimi zaman da tahkim edilmiş gizli bir mevzi olduğu......geçici de olsa her somut olayın kendine özgü koşullar altında değerlendirilebilecek nitelikte "askeri mahal" sayılması gerektiği, bu itibarla 353 sayılı kanunun 9 ncu maddesi gereği davaya bakmaya askeri mahkemenin görevli bulunduğu belirtilerek, Dairenin BOZMA KARARININ KALDIRILMASINA, dava dosyasının diğer konularda inceleme yapılmak üzere Dairesine gönderilmesine karar verilmesi yolunda görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU
Rapor okunup, sözcü üye dinlenildikten, itirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosya incelendikten sonra edinilen vicdani kanaatle,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Sanığın, Haziran 1997fde gittiği Kuzey Irak'taki bir görev sırasında bir peşmergeden 8 milyon liraya satın aldığını beyan ettiği 22233/2233 seri numaralı, 7,65X17 mm. fişek atan yerli el yapısı yarı otomatik tabanca ile şarjörünü sırt çantasında bulundurduğu ve taşıdığı, 18.7.1997 tarihinde yol emniyeti görevi ifası için çıkılan Gözcü-1 pususunda ve bu pusu yerinde durumundan şüphelenen manga komutanı P. Uzm. Çvş. Cevdet KARAKUŞ tarafından yapılan aramada 6136 sayılı kanunun 13/1 nci maddesi kapsamında bulunan söz konusu tabanca ve şarjörünün sanığın sırt çantasında bulunduğu böylece sanığın 6136 sayılı kanunun 13/1 nci maddesinde yazılı suçu işlediği tanık beyanları; olay tespit tutanağı ve ekspertiz raporu ile sübuta erdiği hususunda Daire ile Başsavcılık arasında ihtilaf yoktur.
Anlaşmazlık, suçun işlendiği yerin "askeri mahal" olup olmadığına ve buna bağlı olarak davaya bakmaya Askeri Mahkemenin görevli bulunup bulunmadığına ilişkindir.
İç Hizmet Kanununun 12/b-c, 51 ve 100 ncü maddelerinin birlikte incelenmesinden "askeri mahal" olarak kabul edilen, yerlerin hangileri olduğu sayıldıktan sonra, bu yerlerin askerlerin eğitim, öğretim tatbikat, konaklama, barınma ve sosyal etkinliklerinin karşılandığı yerler olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayımızda pusu yerinin bir askeri görev yeri olduğu ve burada bir askeri hizmetin yerine getirildiği "pusu yeri" kavramanın sözü edilen maddelerde sayılan "konaklama" ve "barınma" kavramlarını da içerdiği ve pusu yerine belli bir süre ile konaklama ve barınma maksadı ile gidildiği de kuşkusuzdur.
"konaklanan" ve "barınılan" pusu yerinin münhasıran ve pusu görevi süresince askerlere ait özel bir mahal olduğu, herhangi bir sebeple bu yere başkalarının giremeyeceği gerçeğinin de bu tür yerlerin askeri mahal olarak kabul edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Yine iç Hizmet Kanununun bu maddelerinin yazılışından askerî mahallerin tahdidi olarak sayıldığını söylemek de mümkün değildir. Özel durumların getirdiği ihtiyaç ve zorunluluklara, görev ve hizmetin gereklerine göre karargah, kurum ve kışla dışında belli bir süre bulunacak birliğin askeri hizmetin ifası için konaklayıp, barındığı yerin "askeri mahal" olarak kabulünde İç Hizmet Kanununun yukarıdaki hükümlerine göre, hukuki zorunluluk vardır.
Öte yandan sanığın beyanına göre ve aksine bir delil olmaması nedeniyle görevle Kuzey Irak'a gittiğinde oradaki bir peşmergeden bu silahı 8 milyon liraya satın aldığının kabul edilmesi karşısında, tabancayı edinme şeklinin askeri hizmet ve görevinin verdiği kolaylıktan kaynaklandığı dolayısıyla suçun,353 sayılı kanunun 9 ncu maddesinde askeri mahkemenin görevini belirleyen hallerden biri olan ve geniş anlamda "askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işlediği bir suç "şeklinde kabul edildiği ve askeri yargının bu nedenle de görevli bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tebliğnamede de açıklandığı üzere, İç Güvenlik Harekatında "pusu"nun, herhangi bir bölgede eylem, ikmal, propaganda yapmak veya bir üs bölgesinden diğer bir üs bölgesine gitmek üzere hareket halinde bulunan bir terörist grubunu önceden seçilmiş gizli bir mevzide, bekleyip baskın tarzında taarruzla etkisiz hale getirmek olduğu,
Pusu yerinin askeri taktik maksatlı, önceden seçilip, belirlenmiş, kimi zaman da tahkim edilmiş gizli bir mevzi olduğu, As. C. K. nun 10 ncu maddesinde tarif edildiği üzere silahlı eşkıya nın düşman sayıldığı, pusu yerinin düşman karşısında, onunla yakın teması sağlamak ve onu etkisiz hale getirmek için seçilip belirlenmiş bir mevzi olarak geçici de olsa her olayın kendine mahsus şartları altında değerlendirilebilecek nitelikte bir "askeri mahal" olduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerden dolayı, "pusu yeri"nin BURADAKİ PUSU GÖREVİNİN DEVAMI SÜRESİNCE "ASKERİ MAHAL" sayılmasına,
Bu itibarla 353 sayılı kanunun 224 ncü maddesi uyarınca Başsavcılığın İTİRAZININ KABULÜNE,
Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 21.1.1998 gün ve 1998/44-38 sayılı görev yönünden bozmaya ilişkin kararının KALDIRILMASINA,
Dava dosyasının diğer konularda inceleme yapılmak üzere Dairesine gönderilmesine, Hak. Alb. M.SÖNMEZ ve Hak. Alb. A. KURŞUN un karşı oyları; Hak. Alb. Yavuz ÖĞÜT ün itirazın değişik gerekçe ile kabulü yönündeki oyu OYÇOKLUĞU ile 26.2.1998 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Sanığın eylemi, 18.7.1997 günü arazide pusu görevi yaparlarken manga komutanı tarafından sırt çantasında yapılan aramada tabanca elde edilmesi olduğuna göre;
Dairenin bozma ilamında belirtildiği üzere, silahın bulunduğu suçun işlenmiş sayıldığı yerin "askeri mahal" sayılması mümkün görülmemektedir. Bu yerin nitelikleri hakkında dosyada yeterli bilgi bulunmamakla birlikte, ordugah ve konaklama yeri olmadığı anlaşılmaktadır. Görev yeri gibi kamun düzenine ilişkin bir konuda yorum yaparak, istisnai nitelikli askeri mahkemenin görev alanının genişletilmesinin de uygun olmadığı kanaatiyle, Başsavcılık itirazının reddi gerektiği düşüncesindeyiz.
İTİRAZIN DEĞİŞİK KABUL GEREKÇESİ:
Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin mahkumiyet hükmünün görev yönünden bozulmasına ilişkin kararma karşı Başsavcılıkça yapılan itiraz çoğunluk kararıyla iki noktadan kabul edilmiş ise de;
Dairenin bozma kararındaki gerekçeye katılmakla birlikte Daireler Kurulunun çoğunluğunca da kabul edildiği gibi; sanığın görev nedeniyle gittiği Kuzey Irak'taki bir peşmergeden satın aldığı kabul edilen silahın elde edilme şeklinin askeri hizmet ve görevin verdiği kolaylıktan kaynaklanması ve 353 sayılı kanunun 9 ncu maddesinde Askeri Mahkemelerin görevini belirleyen hallerden birisi olan ve geniş anlamda "askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işlenen suç" olması itibariyle, askeri mahkemenin görevli olduğu ve salt bu değişik gerekçeyle itirazın kabul edilmesi gerektiği düşüncesindeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy