(1632 S. K. m. 66)
KONU: İzin Tecavüzü suçundan sanık Onb.A.A. hakkında verilen mahkumiyet hükmünü bozan Askerî Yargıtay 1 nci Dairesinin bu kararına karşı Başsavcılığın yaptığı itirazın incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: 21 nci J.Sınır Tümen K.lığı As.Savcılığının 10.3.1997 gün ve 1997/458-441 sayılı iddianamesi ile;
26.9.1996 tarihinde 3 gün yol süresi tanınarak 23 gün izinle Tatvan'daki birliğinden Şanlıurfa'ya gönderilen sanığın, 19.10.1996 tarihinde kıt'asına dönmesi gerekirken, mazeretsiz olarak 29.10.1996 tarihine kadar iznini geçirdiği, böylece belirtilen tarihler arasında izin tecavüzü suçunu işlediği iddia edilerek As. C.K.nun 66/1-b ve 73. Maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: 21 nci J. Sınır Tugay Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 30.9.1997 gün ve 1997/479-496 sayılı hükmü ile;
Sanığın 20.10.1996-29.10.1996 tarihleri arasında mazeretsiz olarak izin tecavüzü suçunu işlediği sabit görülerek As. C.K.nun 66/1-b,73 ve TCK. nun 59. Maddeleri gereğince neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ: Sanık annesinin ameliyat olması nedeniyle 9 gün geciktiğini, yazıcının ifade alınırken babasının yeni trafik kazası geçirdiğini yazdığını, böyle bir beyanı olmadığını, sadece birkaç yıl önce babasının trafik kazası geçirdiğini söylediğini, hapis cezasının para cezasına çevrilmediğini ve ertelenmediğini açıklayarak hükmü temyiz etmiştir.
TEBLİĞNAME: Askerî Yargıtay Başsavcılığının 23.1.1998 gün ve 1998/209 sayılı tebliğnamesi ile;
...Verilen mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek ONANMASINA karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI: Askerî Yargıtay 1 nci Dairesinin 4.2.1998 gün ve 1998/52-51 sayılı ilamı ile;
Yerel Mahkemenin Emniyet Müdürlüğüne yaptırdığı soruşturma sonunda gönderilen (Dizi.45) deki Gaziantep Devlet Hastanesine ait anestezi kayıt fişi fotokopisine göre 22.10.1996 tarihinde H. AKKUŞ'un beyin cerrahi kliniğinde ameliyat olduğu, anestezi ilaçlarının kullanıldığı, ameliyat ekibinin (anestezi ekibinin) isimlerinin bulunduğu görüldüğünden, bu belgenin sağlığı ve dayandığı gerekçelerin tartışılması, bundan sonra sanığın aşamalarda ısraren ileri sürdüğü hususun doğru olup olmadığının araştırılması gerekirken, bu belge ışığında Gaziantep Devlet Hastanesinden ayrıntılı bir cevap almaksızın verilen mahkumiyet kararının noksan soruşturma yönünden kanuna aykırı bulunduğu,
Sanığın annesinin izin süresi içinde hastalanıp, akabinde önemli bir ameliyat geçirmesinin gerçek olması halinde, izin tecavüzü süresinin 10 gün gibi kısa bir süreye inhisar etmesi göz önüne alınarak, bu hususun mazeret oluşturacağının kabul edilmesi ve böylece hüküm kurulması gerektiği, sanığın babasının hayatta olmasının ve kendisinden küçük 3 erkek kardeşinin bulunmasının bu dosyada mücerred mazeretinin kabule değer olmadığını göstermeye yeterli olmadığı gerekçesi ile hükmün BOZULMASINA, OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askerî Yargıtay Başsavcılığının 17.2.1998 gün ve 1998/209 sayılı tebliğnamesi ile;
"...Sanığın annesinin ağır bir vak'a olmayan fıtıktan ameliyat olduğu, bu ameliyatın 22.10.1996 tarihinde gerçekleştiği, sanığın ise 20.10.1996 tarihinde birliğinde olması gerektiği, yani mazeret doğuracak olayın sanığın iznini tecavüz ettiği esnada vuku bulduğu, babasının sağ olduğu, nüfus kayıtlarına göre annesi ile ilgilenebilecek yaşta 19 yaşında, 17 yaşında ve 15 yaşında kardeşlerinin de bulunduğu, bu nedenlerle mazeretlerinin askerlik hizmetine tercih edilecek neviden bulunmadığı, suç işleme kastı ile hareket ettiği belirtilerek, Yerel Mahkeme hükmünü noksan soruşturma yönünden bozan Askerî Yargıtay 1.Dairesi'nin 4.2.1998 gün ve 1998/52-51 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, karar verilmesi doğrultusunda görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI: Dava dosyası incelenip, sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten sonra hasıl olan vicdani kanaate göre;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Yapılan incelemede:
Yerel Mahkemenin Emniyet Müdürlüğüne yaptırdığı soruşturma sonunda elde edilen (Dz.45) teki Gaziantep Devlet Hastanesine ait anastezi kayıt fişi fotokopisine göre 22.10.1996 tarihinde H. AKKUŞ'un beyin cerrahi kliniğinde ameliyat olduğu, anestezi ilaçlarının kullanıldığı, ameliyat ekibinin ve anestezi ekibinin isimlerinin bulunduğu görüldüğünden, bu belgenin sıhhati ve dayandığı gerçeklerin araştırılması bu konudaki karışıklığın giderilmesi, beyin cerrahi kliniğindeki ameliyatın muhtemel bir "bel fıtığı" ameliyatı olma ihtimali de gözetilerek hastaneye yatış ve çıkışının yeniden soruşturulması ve tüm bu hususların tartışılarak mazeretinin takdir edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle itiraz tebliğnamesinde belirtilen "...Sanığın annesinin ağır bir vak'a olmayan fıtıktan ameliyat olduğu, bu ameliyatın sanığın izin tecavüzünde bulunduğu 22.10.1996 tarihinde yapıldığı, babasının sağ ve kendisinden küçük 3 kardeşinin mevcut olduğu, bu itibarla, mazeretinin askerlik hizmetine tercih edilebilir nitelikle olmadığı" yolundaki görüşe iştirak edilmemiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerden dolayı, 353 sayılı kanunun 217/1 ve 224 ncü maddeleri gereğince Başsavcılığın 17.2.1998 gün ve 1998/209 sayılı tebliğnamesi ile yaptığı itirazın REDDİNE 12.03.1998 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy