(1632 S. K. m. 103/1)
KONU: Kendiliğinden intizam ve inzibata dönmek suretiyle askeri fesada iştirak etmek suçundan dolayı 1 nci Tak.Hv.Kuv.K.lığı Askeri Mahkemesince sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünü bozan As.Yargıtay 2 nci Dairesinin bu kararına karşı Başsavcılığın itirazının incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: 1 nci Ta.Hv.Kuv.K.lığı Askeri Savcılığının 10.6.1994 gün ve 1994/647-327 sayılı iddianamesi ile;
Sanık A.D.'in Eskişehir Garnizon Askeri Ceza ve Tutukevinde izin tecavüzü suçundan dolayı hükümlü bulunduğu cezasını çekmekte iken diğer sanıklarla birlikte fesat suçuna katıldığı, ancak pişmanlık duyarak eylemine son verdiği, böylece müsnet suçu işlediği iddia edilerek, As. C.K.nun 103/1 maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile hakkında kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: 1 nci Tak.Hv.Kuv.K.lığı Askeri Mahkemesinin 7.5.1997 gün ve 1997/16-183 sayılı hükmü ile;
Sanık A.D.'in 26.5.1994 tarihinde kendiliğinden intizam ve inzibata dönmek suretiyle askeri fesada iştirak etmek suçunu işlediği sabit görülerek As. C.K.nun 103/1 maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Cezasının paraya çevrilmesi yolundaki talebinin 647 Sayılı Kanunun 4/son maddesi gereğince yasal imkansızlık sebebiyle reddine,
Cezasının ertelenmesi yolundaki isteminin As.C.K.nun 47 nci maddesinin amir hükmü gereğince reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ: Hüküm sanık müdafii tarafından, isnad edilen suçun oluşmadığı açıklanarak temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME: As.Yargıtay Başsavcılığının 19.1.1998 gün ve 1998/138 sayılı tebliğnamesi ile;
"...Sanığın müsned suçun işlediğinin sübuta erdiği belirtilerek hükmün ONANMASINA karar verilmesi doğrultusunda görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI: Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 27.1.1998 gün ve 1998/50-50 sayılı ilamı ile;
"...Sanığın koğuşta bulunmasından başka fesada katıldığına ilişkin kanıt bulunmadığı, ...eyleme katılmama iradesini de fesada onay ak olan V.K.'ın korku ve baskısı ile ortaya koyamadığı, sanık K.Ç.nun, A.D.'in koğuş kapısının arkasına ranza ve masa yığmak kararma katıldığım hatırlamıyorum, sanık M.Y.'ın direnme kararının alınmasında A.D. yoktu şeklindeki lehe olan ifadeler nazara alındığında, sanığın fesadın karar ve eylem safhalarına karıştığı hususu kuşkulu hale geldiği belirtilerek mahkumiyet hükmünün esastan bozulmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 23.2.1998 gün ve 1998/138 sayılı tebliğnamesi ile;
...Olay tarihinde gardiyan er olarak görevli bulunan A.E.'in mahkeme huzurunda verdiği yeminli ifadesinde;...A.D.'de kapıyı açmayacaklarını söylemişti şeklindeki açıklaması karşısında isnad edilen suçun sübuta erdiği belirtilerek As.Yargıtay 2 nci Dairesinin 27.1.1998 gün ve 1998/50-50 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Dava dosyasının diğer konularda incelenmesi için Dairesine gönderilmesine karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunduktan ve sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten sonra hasıl olan vicdani kanaate göre:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Sanık A.D.'in, işlediği izin tecavüzü suçundan dolayı mahkum olduğu cezasını Eskişehir Garnizon Askeri Cezaevinde çektiği sırada cezaevindeki tutuklu ve hükümlülerin kendilerine göre memnun olmadıkları hususları yetkililere duyurmak için sanıklardan M.V.K.'ın diğer tutuklu ve hükümlülere jilet dağıtarak ve elinde neşter ile dolaşıp etrafa korku ve dehşet salarak önayak olması suretiyle diğerleri ile birlikte koğuş kapısının arkasına ranza, dolap ve sair eşya koymak ve görevlilerin girmesini engellemek şeklindeki eylemlerine gelen yetkililerin ikazları üzerine son vererek kendiliğinden nizam ve intizama dönmek suretiyle askeri fesada iştirak etmek suçunu işlediği aşağıda açıklanan nedenlerden dolayı kuşkulu bulunmaktadır.
Sanık A.D., sorgu ve savunmasında; sanıklar V.K., A.V., A.T.I. açlık grevi yapacağız, yemek yemeyeceğiz diyerek koğuş kapısına dolapları yığdılar. Ben olaya karışmadım. Korktuğum için ses çıkaramadım. Yardım da etmedim. Dışarı çıkmak isteyen K.G. ile İ.İ.'i V. engelledi. V.'nin elinde jilet ve neşterler vardı. V.'den herkes korkuyordu. Bende korkumdan V.'nin yazdığı dilekçeyi imzaladım tarzında beyanda bulunmuştur.
Tanık K.G. dizi 136 daki ifadesinde: A.D. V.'nin dağıttığı jileti almadı; hazırlıkta verdiği ifadesinde de (Dz.13): V.K., A.V., A.T.İ. koğuş kapısının arkasına dolapları ve ranzaları çektiler şeklinde olayı anlatmıştır.
Tanık I.L' de ifadesinde; tüm arkadaşları V.'den çekinirdi (Dz. 14,168),
Sanıklardan K.Ç.; kapıyı içeriden kapatma konusunda alman kararda iddianamede adı geçen A.D.'i hatırlamıyorum (Dz. 157),
V.K. duruşmada; A.D. hiç bir gardiyana karşı kapıyı açmayacağız şeklinde hiç bir şey söylemedi (Dz.137) doğrultusunda A.D.'in davranışlarını ortaya koymuşlardır.
Görülüyor ki, sanığın sorgu ve savunmaları ile tanıkların ve diğer sanıkların yukarıdaki beyanları, V.K.'ın jilet ve neşter ile etrafa saçtığı dehşet ve korku ile herkes ve sanık A.D. üzerinde kurduğu sabit olan baskı birlikte göz önünde bulundurulup değerlendirildiğinde sanığın cereyan şekli yukarıda anlatılan askeri fesada iştirak ettiği hususu ve kastı şüpheli kalmaktadır.
Tanık A.E.'in olaydan bir gün sonra Askeri Savcıya sadece V.'nin konuştuğunu, diğerlerinin sözlü veya fiili hareketi olmadığını, sessiz olarak beklediklerini söylemesi ve olaydan yaklaşık 45 gün sonra duruşmada A.D.'i mukavemet edenlerin içerisinde göstermesi, aradaki çelişkiyi "duruşmadaki ifadem doğrudur" diyerek tutarlı biçimde açıklayamaması karşısında bu tanığın ifadesinin mahkumiyet hükmüne esas alınmasında isabet görülmemiştir. Kaldı ki tanık A.E.'in bir başkasının sesini sanığın sesine benzetmiş olması da mümkündür.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerden dolayı Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 27.1.1998 gün ve 1998/50-50 sayılı kararında isabet görüldüğünden 353 sayılı Kanunun 217/11 ve 224 ncü maddeleri gereğince İTİRAZIN REDDİNE, 12.3.1998 tarihinde Başkan Dr.Hv.Hak.Tuğg.Ö.AYHAN, Üyeler Hak. Alb.A.TOKAT, Hak. Alb. M. M. EMRE ve Hak.Alb.S.A.ULUGÜRÜZ' ün muhalefetleri ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
Olay tarihinde askeri cezaevinde gardiyan olarak görev yapan tanık A.E.'in mahkemedeki yeminli ifadesinde; muhafızların saat 16.30'da yemek getirdiklerini, saat 17.00 de tutuklu ve hükümlülere yemek dağıtacaklarını, ancak sanıkların bulunduğu kısmın kapısının iç tarafından kapanmış olduğunu, V.'nin yemek yemeyeceğiz, açlık grevi yapıyoruz dediğini, A.V.'ın da kapıyı açmayacağız dediğini, bu arada A.D.'in de kapıyı açmayacaklarını söylediğini açıkça belirtmesi; sanık K.G.'ün de mahkemedeki yeminli ifadesinde; yemekhane kapısının arkasına dolapların çekilmesinde kendisinin ve İsrafil'in olmadığını, diğer sanıkların bulunduğunu söylemesi; keza sanıklardan K.Ç.'nun Askeri Savcı tarafından tesbit edilen ifadesinde; Veysi'nin açlık grevi yapacağız dediğini, İ.İ. ve K.G. dışında tüm arkadaşlarının kabul ettiğini, koğuş kapısının arkasına ranzaları ve dolapları yerleştirdiklerini; sanık V.K.'ın Askeri Savcı tarafından tesbit edilen ifadesinde; eyleme ilk başta herkesin katıldığını, nöbetçi subayı geldiğinde İ.İ. ile K.G.'ün eyleme son vermek istediklerini, nöbetçi subayının bu işten vazgeçmek isteyen varını diye sorduğunda, İsrafil ve Kurban'ın biz vazgeçiyoruz dediklerini; yine sanık M.M.'ın Askeri Savcı tarafından tesbit edilen ifadesinde; V. açlık grevi yapalım, kapıları kapayalım dediğinde İ. ve K.'ın eyleme katılmak istemediklerini söylediklerini, genelde koğuştaki bütün tutukluların eyleme katılmayı kabul ettiklerini açıklamaları gruptan eyleme katılmayanlar olduğu halde sanık Aydın'ın katılmayanlar arasında değil, iradesiyle katılanlar arasında yer aldığının açıkça belli olması ve nihayet kendilerine cezaevi görevlilerince dayak atıldığını, küfür edildiğini ve çeşitli baskılar yapıldığına ilişkin olarak 25.5. 1994 tarihinde Askeri Savcılığa verilen (Dz.3) deki dilekçenin sanık A.D. tarafından da imzalanması karşısında, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık A.D.'in Eskişehir l.Tak.Hv.K.K.lığı Askeri Ceza ve tutukevinde 26.5.1994 günü gerçekleşen kendiliğinden intizam ve inzibata dönmek suretiyle Askeri isyana iştirak ettiği sabit iken, iştirakinin kuşkulu kaldığını kabul eden çoğunluk kararına katılmadık. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy