(1632 S. K. m. 118, 136)
KONU: Sanık terhisli P.Er K.E. hakkında askeri eşyayı hususi menfaatinde kullanmak suçundan dolayı askeri mahkemece verilen mahkumiyet hükmünü suç vasfından bozan As. Yargıtay 4. Dairesinin bu kararma, hüküm mahkemesince uyulmayıp direnilmek suretiyle tesis edilen mahkumiyet hükmünün incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: Ege Ordu Komutanlığı Askeri Savcılığının 3.5.1994 tarih ve 1994/465-263 sayılı iddianamesiyle;
Sanığın 2.2.1994 günü 17.00-20.00 saatleri arasında garaj nöbetçisi iken nöbet talimatına aykırı olarak silahına dolduruş yapıp 5 el ateş etmek suretiyle "mazarratı mucip olacak şekilde nöbet talimatına aykırı hareket etmek" suçunu işlediği belirtilerek As. C.K.nun 136.maddesi gereğince cezalandırılması ve sebebiyet verdiği 78.845 TL. tutarındaki hazine zararının 353 S.K.nun l6. maddesi gereğince sanıktan tazminen tahsiline karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM-I: Ege Ordu K.lığı Askeri Mahkemesinin 28.6.1994 tarih ve 1994/733-347 sayılı hükmü ile;
Sanığın, nöbet talimatına aykırı hareket ederek mazarrat oluşturmak kastıyla değil, ailevi sorunları ve bunları çözebilmek için ihtiyacı olan iznin, izin hakkının kalmamış olması sebebiyle verilmemiş olmasının meydâna getirdiği stresten kurtulmak amacıyla yani kişisel bir rahatlık sağlamak için ateş ettiği, dolayısıyla kastının askeri eşyayı hususi menfaatinde kullanmaya yönelik olduğu kabul edilerek As. C.K.nun 130, 5 l/B, TCK. nun 59/2 ve 647 S.K.nun 4 ve 6 ncı maddeleri gereğince neticeten 145.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın ertelenmesine, hazine zararı sanık tarafından ödenmiş olduğundan ödetmeye veya saklı tutulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ-I: Mahkumiyet hükmü As. Savcı tarafından, sanığın eyleminin As. C.K. nun 136 ncı maddesinde yazılı suçu oluşturacağı ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME-I: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 17.9.1996 tarih ve 1996/2778 sayılı tebliğnamesinde; sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmesi istenmiştir.
DAİRE KARARI: Askeri Yargıtay 4 ncü Dairesinin 24.9.1996 tarih ve 1996/499-490 sayılı karan ile;
Sanığın nöbetçi olduğu sırada beş el ateş ettiği sabit olup bu hareketi ile önceden kendisine tebliğ edilen garaj özel talimatındaki en azından şarjörün tüfeğe takılıp namluya mermi sürülmeyeceği yolundaki hükümlere aykırı davrandığı, bu eylemi sonucu maddi zarar da meydana gelmiş olduğundan eyleminin "mazarratı mucip nöbet talimatına aykırı hareket etmek" olarak vasıflandırılması gerektiği, kaldı ki sanığın özel menfaatte kullanmak kastını taşıyarak silahını ateşlediğine dair dava dosyasında yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle sanık hakkında askeri eşyayı hususi menfaatinde kullanmak suçundan dolayı As. Mahkemece verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasına oyçokluğu ile karar verilmiştir.
DİRENME HÜKMÜ: Dava dosyasının Askeri Yargıtay bozma ilamına bağlı olarak hüküm mahkemesine gönderilmesi üzerine, bu mahkemece, 05.08.1997 tarih ve 1997/265-449 sayılı hükümle;
Askeri Yargıtay 4 ncü Dairesinin bozma ilamına uyulmayarak direnilmesine ve Sanık K.E.'nin hizmete mahsus askeri eşyayı hususi menfaatinde kullanmak suçunu işlediği kabul edilip atılan mermi adedinin fazla oluşu takdiri şiddet sebebi sayılarak As. C.K.nun 130, 5 l/B, TCK. nun 59/2 nci maddeleri ile 647 Sayılı Kanunun 4 ve 6 ncı maddeleri uyarınca sonuç olarak 145.000 TL. ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine, hazine zararı tahsil edilmiş olduğundan ödettirilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ-II: Mahkumiyet hükmü süresi içerisinde Askeri Savcı tarafından, sanığın eyleminin As. C.K.nun 136 ncı maddesindeki suçu oluşturacağı belirtilerek temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME-II: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 01.12.1997 tarih ve 1997/3564 sayılı tebliğnamesinde;
Sanığın nöbetçi olduğu sırada silahı ile ateş etmekle bir taraftan nöbet talimatına aykırı hareket ederken, diğer yandan içindeki stresi atıp rahatlamak amacıyla ateş ettiğinden, askeri eşyayı hususi menfaatinde kullanmak suçunu işlediği, böylece aynı fiil ile hem As. C.K.nun 136 ncı hem de 130 ncu maddesini ihlal etmiş olup TCK. nun 79 ncu maddesi gereğince daha ağır cezayı içeren TCK. nun 130 ncu maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiği, kaldı ki sanığın tüfekle ateş etmesindeki asıl niyeti göz önüne alındığında, eyleminin askeri eşyayı hususi menfaatinde kullanmak olarak tavsifi gerekeceği, bu itibarla Yerel Mahkemenin direnmek suretiyle tesis ettiği mahkumiyet hükmünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek direnme hükmünün onanmasına karar verilmesi istenmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunup sözcü üyenin açıklamaları dinlendi. Askeri Savcının temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dosya içeriğine, delillere, iddia ve kabule göre sanığın eylemi; nöbet tuttuğu sırada silahına dolduruş yaparak havaya beş el ateş etmekten ibaret olup olayın sübutunda kuşku bulunmadığı gibi, anlaşmazlıkta yoktur.
Daire ile As. Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, eylemin nitelendirilmesiyle ilgili olup sanığın eyleminin As. C.K.nun 136 ncı maddesinde düzenlenen mazarrat husule getiren nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçunu mu yoksa As. C.K.nun 130 ncu maddesinde yazılı askeri eşyayı hususi menfaatinde kullanmak suçunu mu oluşturacağının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Dairece; bir suçta kanuni şiddet sebebi sayılan keyfiyet, bir başka suçun kanuni unsurunu oluşturuyorsa, ikincisi ilkine göre özel düzenleme sayılacağından, özel ve tipik sayılan suçtan uygulama yapılması gerektiği, sanığın, kendisine önceden tebliğ edilen garaj özel talimatındaki en azından şarjörün tüfeğe takılacağı ve namluya mermi sürülmeyeceği yolundaki hükümlere aykırı davrandığı, eylemi sonucu maddi zarar da meydana geldiğinden As. C.K.nun 136 ncı maddesini ihlal ettiği, kaldı ki dava dosyasında sanığın özel menfaatte kullanmak kastını taşıyarak silahı ateşlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Askeri Mahkeme ise; sanığın, ailevi sorunların ve kendisine izin verilmemesinin yarattığı stresten kurtulup rahatlamak için ateş ettiğini, kişisel rahatlık sağlamak düşüncesinin ise özel menfaatte kullanmak kastından başka bir şey olmadığını, sanığın silahı böyle bir amaç için kullanırken nöbet talimatında yer alan bir takım hükümleri ihlal edeceğinin açık olduğunu, ancak fiile göre değil, kasta göre ceza verilmesi gerektiğini, kaldı ki bu takdirde de TCK. nun 79 ncu maddesi hükmü gereğince daha ağır cezayı ihtiva eden As. C.K.nun 130 ncu maddesine göre uygulama yapılması gerektiğini kabul ederek direnme kararı vermiştir.
As. C.K.nun 130 ncu maddesinde düzenlenen askeri hizmete mahsus eşyayı hususi menfaatinde kullanmak suçunun oluşması için, Askeri hizmet için tahsis edilmiş eşyanın tahsis gayesi dışında, özel çıkar sağlamak amacıyla kullanılması şarttır. Suçun maddi unsuru, eşyanın özel işlerde kullanılarak menfaat teminidir. Kullanma sonucu sağlanan çıkarın mutlaka maddi ve ekonomik bir değer taşıması gerekmez. Maddi olmayan, birtakım manevi değerlerinde menfaat sağlama olarak kabulü mümkündür. Nitekim As. Yargıtay, atıcılık zevkini tatmin için silahla ateş etmekte, şoförlük bilgi ve tecrübesini artırmak ve araç kullanmak arzu ve hevesini karşılamak için askeri aracın direksiyonuna geçmekte şahsi menfaat sağlandığını kabul etmiştir.
Suçun manevi unsuru, şahsi menfaat sağlamak özel kastıdır. Kastın tesbitinde ise sanığın beyanı, dış aleme yansıyan hareketleri ve varsa maddi olgulara dayanılacaktır.
As. C.K.nun 136 ncı maddesinde düzenlenen mazarratı mucip nöbet talimatına aykırı hareket etmek ise kasten işlenebildiği gibi, suçun taksirle işlenmesi de mümkündür. Ayrıca bu suçun nöbet talimatının silahla ilgili hükümlerine aykırı davranmak suretiyle işlenmesi mümkün olduğu kadar, bir başka suretle de nöbet talimatına aykırı davranılması olanaklıdır. Bu nedenle, nöbet talimatına aykırı olarak silahla ateş etmenin, mutlaka bu suçun unsurunu teşkil edeceği şeklindeki Dairenin değerlendirmesine iştirak edilmemiştir. Fail, taksirli hareketiyle nöbet talimatına aykırı hareket etmiş ve bunun sonucu bir zarar meydana gelmiş ise, 130 ncu maddenin ihlali söz konusu olmadığından sorun yoktur. Bu takdirde As. C.K.nun 136 ncı maddesiyle uygulama yapılacaktır. Ancak fail menfaat sağlamak amacıyla bilerek ve isteyerek nöbet talimatına aykırı hareket etmişse, bu fiili ile hem As. C.K.nun 130 ncu hem de 136 ncı maddesini ihlal etmiş olduğundan, TCK. nun 79 ncu maddesi gereğince daha ağır cezayı ön gören As. C.K.nun 130 ncu maddesine göre uygulama yapılacaktır.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, As. C.K.nun 136 ncı maddesinde düzenlenen suçun As. C.K.nun 130 ncu maddesinde yazılı askeri eşyayı hususi menfaatinde kullanmak suçuna oranla daha özel bir düzenleme olduğu söylenemez. Bu nedenle Dairenin bu konudaki değerlendirmesine de iştirak edilmemiştir.
Dava konusu olayda, 02.02.1994 günü 17.00-20.00 saatleri arasında garaj nöbetçisi olan sanık, nöbet hizmeti sebebiyle kendisine verilen silahla bilerek ve isteyerek beş el ateş etmiştir.
Sanık sorgu ve savunmalarında, son günlerde ailesindeki ölüm ve hastalıklar nedeniyle strese girdiğini, izin talebinde bulunduğunu, ancak izin verilmediğini, akabinde de nöbete gittiğini, burada sinir krizi geçirdiğini, olayın iradesi dışında meydana geldiğini ileri sürmüş, psikiyatrik muayenesi sonunda bilirkişinin, cezai ehliyetini tamamen veya kısmen ortadan kaldıracak nitelikte bir rahatsızlığının bulunmadığını bildirmesi üzerine, mahkemece kendisine yöneltilen soruya sanık; "o an için ateş ederek rahatlamak istedim." şeklinde cevap vermiştir.
Dosyada, sanığın kastının tespitinde önem taşıyabilecek nitelikte başkaca delil bulunmamaktadır. Bu durumda sanığın rahatlamak amacıyla keyfi olarak havaya ateş ettiğini kabul etmek oluşa ve dosya kapsamına uygun düşecektir. Bu nedenle, sanığın eyleminin askeri eşyayı hususi menfaatinde kullanmak suçunu oluşturduğunu kabul eden Askeri Mahkemenin bu kabulünde bir isabetsizlik görülmediği gibi, yapılan uygulama ve bu hususta gösterilen gerekçeler yasaya ve dosya içeriğine uygun bulunmuş ve direnme hükmünün onanması gerekmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle; Askeri Savcının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının 353 sayılı kanunun 217/2 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Ege Ordu K.lığı Askeri Mahkemesince direnilmek suretiyle tesis olunan ve usul ve esas yönünden yasaya uygun bulunan 5.8.1997 tarih ve 1997/265-449 sayılı mahkumiyet hükmünün ONANMASINA, 15.01.1998 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy