(1632 S. K. m. 87)
İNCELEME KONUSU: Sanık J. Er A.A. hakkında Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen görevsizlik kararını onayan Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesinin bu kararına karşı Başsavcılığın itirazının incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askeri Savcılığının 26.11.1997 gün ve 1997/666-189 sayılı iddianamesi ile;
16.10.1997 tarihinde 3-6 saatleri arasında koğuş nöbetine kalkmayan sanığın, emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddia edilerek Askeri Ceza Kanununun 87/1 maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 16.12.1997 gün ve 1997/491-203 sayılı hükmü ile;
3-6 saatleri arasında koğuş nöbetçisi olan sanığın saat 2.50fde nöbetçi çavuşu tarafından kaldırılmasına rağmen kalkmadığı, saat 4.15'te İlçe Jandarma Komutanı tarafından yapılan kontrolde koğuş nöbetçisinin olmadığı tespit edilince tekrar kaldırılan sanığın koğuş nöbetine başladığı, böylece nöbet emrini eksik yaptığı ve bu şekildeki eyleminin 477 sayılı kanunun 48.maddesinde yazılı "emre itaatsizlik" suçunu oluşturduğu gerekçesi ile Askeri Mahkemenin GÖREVSİZLİĞİNE karar verilmiştir.
TEMYİZ: Hüküm Askeri Savcı tarafından eylemin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğu bu itibarla görevsizlik kararının BOZULMASINA karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm temyiz edilmiştir.
TEBLÎĞNAME: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 27.1.1998 gün ve 1998/249 sayılı tebliğnamesi ile;
Sanığın nöbete gitmeme iradesinin açıkça ortaya konamadığı, yorgunluk, uyku hali ve benzeri beşeri sebeplerden dolayı suç kastı ile hareket ettiğini söylemenin mümkün olmadığı bu itibarla berat kararı verilmesi gerektiği açıklanarak, GÖREVSİZLİK kararının BOZULMASINA karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI: Askerî Yargıtay 3 ncü Dairesinin 4.2.1998 gün ve 1998/74-72 sayılı ilamı ile;
......Gecikerek de olsa hizmet emrinin yerine getirildiğinin açık olduğu, sanığın bu hizmet emrini yapmaktan sözle veya fiilen imtina ettiğine veya itaat etmemekte ısrar ettiğine dair herhangi bir davranışı da bulunmadığından, sübutu halinde eylemin "emre itaatsizlik" olarak nitelendirilmesinde ve buna bağlı olarak da görevsizlik kararı verilmesinde yasaya aykırılık olmadığı gerekçesi ile GÖREVSİZLİK kararının ONANMASINA OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 2.3.1998 gün ve 1998/249 sayılı tebliğnamesi ile;
.......Sanığın olay günü koğuş nöbeti gibi, personel yönünden hayati önem arz eden ve hizmete ilişkin olduğunda kuşku bulunmayan emri, nöbetçi Onbaşı tarafından iki kez uyandırılmasına rağmen yerine getirmediği, bu durumunu saat 4.20 ye kadar sürdürdüğü,bölük komutanı tarafından tesadüfen yapılan kontrol sırasında nöbet hizmetine gitmediğinin tespit edilip, kalan süre için nöbet hizmetine gittiği açıktır.
....Sanığın sübut bulan eyleminin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, keza oluşa göre nöbet hizmetine gitmeme iradesi açık olan sanığın uyku ve benzeri halleri suç kastını ortadan kaldırmayacağından, sanık hakkında görevsizlik kararı verilmesi mümkün görülmemekle;
Daire'nin görevsizlik kararının ONANMASINA ilişkin kararının KALDIRILMASINA,
Yerel Mahkemece verilen görevsizlik kararının BOZULMASINA karar verilmesi doğrultusunda görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunup, sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten sonra hasıl olan vicdani kanaate göre;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yapılan incelemede;
16 Ekim 1997 günü 03-06 saatleri arasında koğuş nöbetçisi olan sanığın nöbetçi onbaşısı tarafından iki kez uyandırılmasına rağmen düzenlenmiş (Dz.5)'teki nöbet çizelgesine bağlı koğuş nöbetine kalkmadığı ve bu nöbet hizmetini yerine getirmediği, saat 04.20'ye kadar bu durumu sürdürdüğü, Bölük Komutanının tesadüfen yaptığı kontrolde koğuş nöbetinin tutulmadığının tespit edilmesi üzerine kendi iradesi ve hizmet emri gereği değil, verilen yeni bir emre uyarak saat 4.20'den itibaren koğuş nöbetine başladığı, böylece söz konusu nöbete ilişkin hizmet emrini hiç yapmadığı ve bu emre itaatten fiilen imtina ettiği, ilk kez uyandırılmasına rağmen kalkmayan sanığın uyku,yorgunluk ve benzeri haller sebebiyle suç kastı ile hareket etmediğini söylemenin mümkün olmadığı ve bu nedenlerle sübutu halinde eylemin As. C.K. nun 87 nci maddesinde yazılı emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Olay günün Bölük Komutanının şoförlüğünü yapan sanığın çok yorgun ve uykusuz olduğunu kabul etmekte mümkün değildir. Çünkü bir önceki gece uykusuz kaldığını ileri sürmemektedir. Nöbet hizmeti için kaldırılan her askerin, günlük hizmetler nedeniyle belli bir yorgunluğunun olduğu da tabiidir. Kaldı ki sanık uyandırılmıştır. Bu husus nöbetçi onbaşısı er C.Ö. in beyanı ile de sabittir. Bu itibarla sanığın yorgun ve uykusuz olup olmadığının tespiti yönünden bir eksik soruşturma da olmadığı sonucuna varılmıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklandığı üzere sübutu halinde eylem As. C.K. nun 87/1 maddesinde yazılı emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağından,
Başsavcılığın 2.3.1998 gün ve 1998/249 sayılı tebliğnamesi ile yaptığı İTİRAZIN KABULÜNE,
Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesinin 4.2.1998 gün ve 1998/74-72 sayılı ONAMA KARARININ KALDIRILMASINA,
Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 16.12.1997 gün ve 1997/491-203 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ BOZULMASINA, Üyelerden Hak. Alb. S. SOKAN' m değişik gerekçesiyle ve üyeler Hak .Alb. MAKSUT, Hak. Alb. G.BOZKURT, Hak. Alb. E.ESEROL, Hak. Alb. N. YÜCEL, Hak. Alb. Y.ÖĞÜT, Hak. Alb. D.DİNÇER, Hak. Alb. M. GÜZEL' in karşı oyları ve OYÇOKLUĞU ile 12.3.1998 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Sanık J. Er A.A.'m olay günü saat 03-06 saatleri arasındaki koğuş nöbetine kendisinden önceki koğuş nöbetçi onbaşısı tarafından İç Hizmet Yönetmeliğinin 397/5 nci maddesinde açıklandığı gibi "kaldırılıp bizzat değiştirilmemesi" nedeniyle sanığın emre itaatsizlikte ısrar kastı ile nöbet hizmetini yapmadığını kabul etmek mümkün değildir. Her insanın uykudan uyanıp ayılması aynı olmadığından, yönetmelikte önceki nöbetçiyi uyandırmak değil, kaldırmak görevi verilmiştir. Bu yönü ile atılı suçun oluşmadığı, sanığın kaldırıldığı kabul edilse bile bu kez de, gecikmeli olarak görevine başladığı ve nöbet emrini yerine getirdiği gözetilerek eylemin 477 sayılı yasanın 48 nci maddesinde düzenlenen "hizmete ait emri tam yapmamakla" oluşan emre itaatsizlik suçunu oluşturacağı görüşü ile çoğunluk oyuna katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy