(765 S. K. m. 230) (1632 S. K. m. 144)
KONU: Sanık terhisli er Z.D. hakkında 1 nci Ordu Askeri Mahkemesince memuriyet görevini ihmal suçundan verilen mahkumiyet hükmünü bozan Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin bu karma karşı Başsavcılığın yaptığı itirazın incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: 1 nci Ordu Askeri Savcılığının 8,10.1997 gün ve 1997/1199-520 sayılı iddianamesi ile;
9.7.1997 tarihinde Emekli Koramiral Atilla TUZMAN' ın koruma görevini er Hüseyin URAS' la birlikte yaptığı, 19.00-24.00 saatleri arasında Atilla TUZMAN 'm ikametgahı bölgesini terk ederek, o civardaki halı sahanın bulunduğu yere gittiği, maç seyrettiği esnada devriye nöbetçi Astsubayı Arap ÖZDEMÎR' in yaptığı kontrolde saat 23.05'te görev yerinde bulunmadığının tespit edildiği, böylece memuriyet görevini ihmal suçunu işlediği iddia edilerek As. C.K. nun 144 ncü maddesi delaletiyle TCK. nun 230/1 nci maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: 1 nci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 6.11.1997 gün ve 1997/823-537 sayılı hükmü ile,
19.7.1997 günü Emekli Koramiral Atilla TUZMAN' ın ikametgahında TSK. İç Hizmet Kanununun 47 nci maddesine 3810 sayılı kanunla eklenen 2 nci fıkra ve aynı kanunun nöbet hizmetlerini tarif eden 76 ncı maddesi ve İç Hizmet Yönetmeliğinin 382 nci maddesindeki hükümler gereği nöbetçi olarak görevlendirilen sanığın, 19-24 saatleri arasındaki nöbet de nöbet yerini terk ederek, o civardaki halı sahada maç seyretmeye gittiği, saat 23.05'te devriye nöbetçi Astsubayı Arap ÖZDEMİR' in yaptığı kontrolde görev yerinde bulunmadığının tespit edildiği, sübutu halinde eylemin 477 sayılı kanunun 56 ncı maddesinde yazılı nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçunu oluşturacağı ve davaya Disiplin Mahkemesinin bakacağı gerekçesi ile,
Sanığın 477 sayılı kanunun 56 ncı maddesi gereğince cezalandırılmak üzere 353 sayılı kanunun 19 ncu maddesi gereğince Askeri Mahkemenin GÖREVSİZLİĞİNE karar verilmiştir.
TEMYİZ : Hüküm, eylemin memuriyet görevini ihmal suçunu oluşturacağı açıklanarak Komutan adına adli müşavir tarafından temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME : Askeri Yargıtay Başsavcılığının 4.2.1998 gün ve 1998/299 sayılı tebliğnamesi ile;
İç Hizmet Yönetmeliğinin 636 ncı maddesine göre nöbet hizmeti en fazla 4 saat olabilmektedir.
Dolayısıyla belirli bir yer veya mevkide silahlı vaziyette belirli bir amaç için bulunma müddetinin 4 saati aşması halinde artık nöbet hizmeti değil, belirli bir görevlendirme söz konusu olmaktadır.
Bu itibarla, sanığın eyleminin sübuta ermesi durumunda nöbet talimatına aykırı hareket suçunu değil, diğer unsurlarında mevcut olması halinde görevi ihmal suçunu oluşturacağından suç vasfı ve buna bağlı olarak görev yönünden isabetsiz ve yasaya aykırı bulunan görevsizlik hükmünün BOZULMASINA,
Karar verilmesi...," görüş ve düşüncesi ileri sürülmüştür.
DAİRE KARARI: Askeri Yargıtay 2 nci Dairesi'nin 11.2:1998 gün ve 1998/86-86 sayılı ilamı ile;
"....Koruma hizmeti olarak yerine getirilen "konutta koruma" görevi, İç Hizmet Yasasının, 17.6.1992 tarih ve 3810 sayılı yasa ile değişik 47/2-3 ncü maddesi ve diğer askeri yasal düzenlemeler uyarınca çıkarılmış bulunan Koruma Hizmetleri Yönergesine (My 119-2 A) göre yapılan bir "Askeri Hizmet" niteliğinde olduğu kuşkusuzdur.
İç Hizmet Yasa ve Yönetmeliğine göre, müşterek askeri hizmetlerin yürütülmesi için yapılan nöbet hizmeti ve özellikleri göz önüne alındığında, silahlı olarak yapıldığı anlaşılan (Dz.7) ve belirli zaman periyotları içinde (Dz.8) sürdürülen bu görevin, (Dz.7) sırada mevcut ve aynı zamanda "nöbet talimatı" olarak algılanması gereken talimat içeriğine göre de "nöbet hizmeti" olarak kabul edilmesi yasalara ve oluşa uygun düşecektir.....denilerek görevsizlik hükmünün
onanmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 4.3.1998 gün ve 1998/299 sayılı tebliğnamesi ile;
".....(Dz.8) deki görevlendirme listesine göre sanığın aynı gün 07.00-14.00 saatleri arasında da yine aynı yerde ve aynı görevi yerine getirmekle görevlendirilmiş bulunduğu ve dolayısıyla 19.7.1997 tarihinde toplam olarak 12 saat (7+5) emekli Koramiral Atilla TUZMAN' ın ikametgah korumasını yapmak durumunda olduğu görülmektedir.
Sanık tarafından yerine getirilen konutta koruma görevi iç Hizmet Yasasının değişik 47/2-3 maddesi uyarınca çıkarılmış bulunan Koruma Hizmetleri Yönergesi (MY. 119-2 A ) göre yapılmakta olup, sürekli nitelikte bir askeri hizmet olduğu kuşkusuzdur.
(Dz.7) deki "İkametgah Koruma Bölüğü Koruma Personeli Emniyet Talimatı" bir nöbet talimatı niteliğinde olmayıp koruma hizmeti ile görevlendirilen personelin görevi ne suretle yerine getireceğine ve görev sınırlarının ne olduğuna ilişkin bir görev talimatı niteliğindedir. Nitekim söz konusu talimatın sadece ikametgah koruması ile görevlendirilen personel ile sınırlı olmayıp araçlı koruma veya başka şekilde icra edilen koruma görevleri için görevlendirilen personeli de kapsamakta olması bu talimatın nöbet talimatı niteliğinden bulunmadığı ortaya koymaktadır.
Ayrıca İç Hizmet Yönetmeliğinin 636 ncı maddesinde nöbet hizmetinin en fazla 4 saat olabileceğinin hükme bağlanmış bulunduğu dikkate alındığında, 4 saati aşan bu hizmetin artık nöbet niteliğinin çok ötesinde süreklilik arz eden bir görev olduğu kabul edilmelidir.... denilip,
Yerel mahkemece verilen görevsizlik hükmünün onanmasına ilişkin Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 11.2.1998 gün ve 1998/86-86 sayılı kararının KALDIRILARAK, Suç vasfı ve buna bağlı olarak görev yönünden yasaya aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün BOZULMASIN A.... "karar verilmesi görüşü bildirmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunduktan ve sözcü üye dinlenildikten sonra hasıl olan vicdani kanaate göre;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İstanbul Merkez Komutanlığı 2 nci Özel Tabur Komutanlığı emrinde görevli bulunan sanığın 19.7.1997 günü 19-24 saatleri arasında emekli Koramiral Atilla TUZMAN' ı ikametgahında koruma ile görevlendirildiği, görev saatleri içinde korumakla görevlendirildiği
bölgeyi terk ederek civardaki halı sahaya maç seyretmeye gittiği, saat 23.05 sıralarında nöbetçi Astsubayı tarafından yapılan kontrolde, görev yerinde olmadığının tespit edildiği, yapılan araştırmada yarım saat sonra bulunabildiği,
(Dz.8) deki görevlendirme listesine göre sanığın aynı gün 7-14 saatleri arasında da aynı yerde görevi yerine getirdiği, böylece 19.7.1997 günü toplam olarak (7+5) 12 saat süre ile koruma görevi yaptığı,
Sanık tarafından yerine getirilen konutta koruma görevi TSK İç Hizmet Kanununun değişik 47/2-3 maddesine göre çıkarılan "Koruma Hizmetleri Yönergesine (My.ll9-2A) göre yapılmakta olan ve süreklilik arz eden bir askeri hizmet olduğu,
(Dz.7) deki "İkametgah Koruma Bölüğü Koruma Personeli Emniyet Talimatı" nın bir nöbet talimatı mahiyetinde olmayıp, koruma hizmeti ile görevlendirilen personelin görevi ne suretle yerine getireceğine ve görev sınırlarının ne olduğuna ilişkin bir GÖREV TALİMATI niteliğinde bulunduğu, nitekim söz konusu talimatın sadece ikametgah koruması ile görevlendirilen personel ile sınırlı olmayıp, araçlı koruma veya başka şekilde icra edilen koruma hizmetleri için görevlendirilen personeli de kapsamakta olduğu, bu itibarla sözü edilen talimatın nöbet talimatı niteliğinde bulunmadığını ortaya koyduğu,
Ayrıca TSK. İç Hizmet Yönetmeliğinin 636 ncı maddesinde nöbet hizmetinin en fazla 4 saat olabileceğinin hükme bağlanmış bulunduğu dikkate alındığından 4 saati aşan bu hizmetin artık nöbet hizmetinin çok ötesinde SÜREKLİLİK ARZEDEN BİR GÖREV OLDUĞU,
TSK. Koruma Hizmetleri Yönergesi (MY. 119-2A) nın İKİNCİ BÖLÜM-KORUMAYA İLİŞKİN ESAS VE PRENSİPLER başlığı (b) bölümü "Esaslar" kısmında (aa) ile gösterilen alt bölümlerdeki açıklamalardan da bu tip hizmetlerin "nöbet hizmeti" değil, sürekli görevlendirme mahiyetinde olduğunun anlaşıldığı,
Sanığın silahlı olmasının ve bir talimatı bulunmasının bu hizmetin nöbet hizmeti olarak kabul edilmesini mümkün kılmadığı, zira talimatın isminin dahi "ikametgah Koruma Bölüğü Personeli EMNİYET TALİMATI olduğu, adının "NÖBET TALİMATI" olmadığı (Dz.7), öte yandan görevli personelin hizmetinin planlandığı ve gösterildiği çizelgenin de "nöbet çizelgesi" olmayıp "İKAMETGAH KORUMA PERSONELİ GÖREVLENDİRME LİSTESİ" olduğu; ayni kişiyi aynı kimselerin korumasının da bu hizmeti nöbet hizmeti kavramından ayırdığı,
Bu hizmetin "Askerlikte nöbet hizmetlerinin" düzenlendiği, İç Hizmet Kanununun 76 dan 82 ye kadar devam eden maddelerinde değil, aynı kanunun "Garnizon Komutanlığını tanzim eden (D) bölümünde yer aldığı hususları göz önünde bulundurularak ifa edilen hizmetin belli bir "memuriyet görevi" sayılması gerektiği ve eylemin sübutu halinde memuriyet görevini ihmal suçunu oluşturabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı 353 sayılı kanunun 224 ncü maddesi uyarınca Başsavcılığın itirazının KABULÜNE,
Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin11.2,1998 gün ve 1998/86-86. sayılı olan ve yerel mahkemenin görevsizlik kararının onanmasına ilişkin bulunan kararının KALDIRILARAK,
Suç vasfı ve buna bağlı olarak görev yönünden kanuna aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün 353 sayılı kanunun 221/1 nci maddesi uyarınca komutan adına adli müşavirin temyizine atfen BOZULMASINA, 26.3.1998 tarihinde Hâk.Alb.G.BOZKURT, HâkAlb.Y.ÖĞÜT, Doç. Hak.Alb.M.T.ODMAN' ın muhalefetleri ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
KARŞI GÖRÜŞ YAZISI:
211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 19.2.1980 tarihli ve 2259 sayılı kanunla değişik 47 nci maddesinin ikinci fıkrası aynen "Garnizon Komutanlığına ait hizmetler, sivil makamlarla olan ilişkiler Cumhurbaşkanı ile Devlet büyüklerinin garnizona gelişlerinde alınacak güvenlik önlemleri ve emekli Orgeneral - Oramirallar ile garnizonda bulunan emekli ve muvazzaf diğer askeri şahısların güvenliklerine ilişkin hususlar, Milli Savunma ve İçişleri Bakanlarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir." hükmünü taşımaktadır. Bu hükmü tamamlar nitelikteki aynı maddenin 17.6.1992 tarihli ve 3810 sayılı kanunla değişik üçüncü fıkrası da, koruma hizmeti ile görevlendirilen asker kişilerin; karakol nöbetçisi ve devriye sıfat ve yetkilerine sahip olduklarını öngörmektedir.
Her iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, koruma hizmetinin; gerek As. C.K. nun 12 gerekse İç Hizmet Kanununun 6 ncı maddelerinde belirlenen askeri hizmet olduğunda herhangi bir kuşku bulunmamaktadır, Genel olarak askeri hizmet şeklinde ortaya çıkan, koruma faaliyeti, özellikle İç Hizmet Kanununun 47 nci maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde spesifik biçimde "nöbet hizmeti" şeklinde yerine getirilmektedir. Çünkü, bu fıkrada koruma hizmetiyle görevli olan asker kişilerin, karakol, karakol nöbetçisi ve devriye yetkilerine sahip oldukları açıklanmaktadır. Bu bakımdan, bu hizmeti genel memurluk görevi içinde değerlendirip kabul etmek mümkün değildir.
Nöbetçi, karakol,karakol nöbetçisi ve devriyenin tanımları sırasıyla İç Hizmet Kanununun 76,78 ve 79 ncu maddelerinde tanımlanmış olup paralel As. C.K. nun 15 nci maddesinde de yer verilmiş bulunulmaktadır. Bu tanımlar karşısında emekli Koramiral Atilla TUZMAN1 ı ikametgahında koruma ile görevlendirilen sanık Ter.Er Z.D.' in görevi nöbetçilik hizmetinden başka bir şey değildir.
Koruma görevinin dört saatten fazla olması, bu görevle ilgili olarak düzenlenen yönerge ve talimat' ın adında "koruma hizmetleri......." ibarelerinin yer alması gibi hususlardan yola çıkılarak, bu hizmetin sürekli bir görevlendirme olduğu şeklinde bir sonuca varmaya, yukarıda açıklanan yasal hükümler engel olmaktadır.
Tüm bu nedenlerle, sanığın olay tarihinde 19.00-24.00 saatleri arasındaki koruma hizmetini, nöbet hizmeti olarak değerlendirdiğimizden, kısmen nöbetini yerine getiren sanığın eyleminin, emre itaatsizlik suçunu oluşturduğu kanısında olduğumuzdan, çoğunluk görüş ve kabulüne katılamamaktayız. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy