(1632 S. K. m. 87)
İNCELEME KONUSU: Sanık P. Er M.K. hakkında silahla üste fiilen taarruza teşebbüs suçundan dolayı Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 2.12.1997 gün ve 1997/624-437 sayılı mahkumiyet hükmünü bozan Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesinin 3.3.1998 gün ve 1998/128-127 sayılı kararına karşı Başsavcılığın yaptığı itirazın incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Savcılığının 11.9.1997 gün ve 1997/976-281 sayılı iddianamesi ile;
Ilgaz Askerlik Şubesinde yemekhanenin temizliği ve bulaşıkların yıkanmasından sorumlu olan sanığın 14.8.1997 günü temizlik konusunda kendini ikaz eden Çvş. L.K.' ye eline bıçak alarak, yakasından tutup, "bana hava mı atıyorsun, bir daha böyle davranamazsın, o rütbeler bana sökmez, seni yakarım, sana acımam" demek suretiyle silahla üste fiilen taarruza teşebbüs suçunu işlediği iddia edilerek, Askeri Ceza Kanununun 91/2 nci maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 2.12.1997 gün ve 1997/624-437 sayılı hükmü ile;
ÇANKIRI-ILGAZ Askerlik Şubesi Başkanlığında görevli sanık P. Er M.K. un 14 Ağustos 1997 günü şube bulaşık hanesinde kendisini kontrole gelen Çavuş L.K.' nin bulaşıkları yıkamadığı konusundaki ikazına sinirlenerek "Bana hava mı atıyorsun, bir daha böyle davranamazsın, seni yakarım, canına acımam" diyerek eline geçirdiği ekmek bıçağı ile üstü durumunda bulunan P. Çvş. L.K.' nin bir eliyle boğazını sıkarak ve diğer elinde bulunan ekmek bıçağı ile taarruzda bulunduğu ve bu suretle silahla fiilen taarruza teşebbüs suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan As. C.K. nun 91/2, TCK. nun 59/2 nci maddeleri gereğince on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
TEMYİZ: Hüküm, sanık tarafından olayın As. C.K. nun 82 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, elindeki bıçağın temiz olduğunu göstermek için uzattığı, çavuşun bunu saldırı olarak algıladığı açıklanarak temyiz edilmiştir.
TEBLÎĞNAME: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 23.2.1998 gün ve 1998/491 sayılı tebliğnamesi ile;
Usul ve esas yönlerinden yasaya uygun bulunan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
Karar verilmesi görüş ve düşüncesi....bildirilmiştir.
DAİRE KARARI: Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesi'nin 3.3.1998 gün ve 1998/128-127 sayılı ilamı ile;
Sanıkla mağdurun olay esnasında yemekhanede yalnız oldukları ve bağrışma sesleri duyan Er A.K.' in daha sonra yemekhaneye girip sanığın elinde bıçakla mağduru yakasından tutmuş şekilde gördüğünü söylemesi dikkate alındığında, sanığın sarf ettiği sözler ile olay sırasında kendisine engel olacak bir kimse olmamasına rağmen bıçağı kullanmayıp mağduru yakasından tutmakla yetindiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; eylemin, silahla üste fiilen taarruza teşebbüs olarak değil, As. C.K. nun 82/2 nci maddesinde müeyyidesini bulan kavli ve fiili tehdit suretiyle üste hürmetsizlik suçu olarak vasıflandırılmasının daha isabetli ve olayın cereyanına daha uygun olacağı kanaatine varıldığından, hükmün suç vasfından bozulmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLÎĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 13.3.1998 gün ve 1998/491 sayılı tebliğnamesi ile;
Sanığın kendisini uyaran üstü ile önce tartışıp daha sonra arayıp eline geçirdiği ekmek bıçağı ile üzerine yürüyüp yakasından tutması, bağırmaları duyan er A.K.' un müdahalesi ile ayrılmaları şeklinde cereyan eden eylem bütün olarak değerlendirildiğinde tehdit suçunu aşıp üstünün cismani bütünlüğüne yönelik saldırı niteliğinde olduğu, Er A.K.' un araya girmesiyle sanığın eylemini tamamlayamadığı ve eylemin tam teşebbüs derecesinde kaldığı anlaşılmakla müsnet suçtan mahkumiyeti yönünde tesis edilen yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmediğinden;
Hükmün suç vasfı yönünden bozulmasına ilişkin Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesinin 3.3.1998 gün ve 1998/128-127 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
Diğer yönlerden inceleme yapılmak üzere dosyanın DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, Karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI Rapor okunduktan, sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten sonra hasıl olan vicdani kanaate göre;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 14.8.1997 tarihinde Ilgaz Askerlik Şubesi Başkanlığı mutfak bulaşık hanesinde görevli bulunan sanığın, kendisini kontrole gelen Şube Çavuşu L.K.' nin, bulaşıkları temiz yıkamadığı konusundaki ikazına sinirlenerek, "bana hava mı atıyorsun, bir daha böyle davranamazsın, o rütbeler bana sökmez, seni yakarım, canına acımam" diyerek eline geçirdiği ekmek bıçağı ile bir eliyle Çvş. L.K/ nin yakasından tutması bir elinde de ekmek bıçağını bulundurması şeklinde ortaya çıkan ve tanık beyanları ile sübuta eren eylemin üste fiilen taarruz suçunu mu; yoksa As. C.K. nun 82/2 nci maddesinde yazılı silahlı iken...yahut kavli veya fiili tehdit şeklinde hürmetsizlik suçunu mu oluşturacağı hususunda Daire ile Başsavcılık arasında ihtilaf bulunmaktadır.
Sanık ifadesinde; bıçak çekmediğini, temiz olduğunu göstermek için bıçağı mağdura doğru uzatmasının yanlış anlaşıldığını; mağdur L.K. ise; bulaşıkları iyi yıkaması için sanığı uyardığını bunun üzerine sanığın, yakasından tutup, "hava mı atıyorsun, sen kim oluyorsun, rütbe takmakla kendini bir şey mi sanıyorsun" diyerek bıçakla tehdit ettiğini; tanık er A.K. bağrışmalar üzerine yemekhaneye girdiğinde sanığı elinde bıçakla mağdurun yakasından tutmuş vaziyette görüp onları ayırdığını; tanık İ.B. ile sanığın, mağduru bağırarak tehdit ettiğini, kaldığı misafirhaneden duyduğunu beyan etmişlerdir.
Görüldüğü üzere mahkemenin kabulünde yer aldığı gibi sanığın, bıçakla taarruz ettiği veya mağdurun boğazını sıktığı yolunda tanıkların bir beyanı bulunmamakta, mağdur ve adı geçen tanıklar sanığın, mağdurun yakasından tutup tehdit ettiğinden söz etmektedirler.
Bu durum dikkate alındığında, sanığın sarf ettiği sözler ve olay esnasında kendisine engel olacak bir kimse olmamasına rağmen bıçağı kullanmayıp yakasından tutmakla yetindiği hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde eylemin üste fiilen taarruza teşebbüs suçunu değil, As. C.K. nun 82/2 nci maddesinde tarif edilen üste kavli ve fiili tehdit şeklinde hürmetsizlik suçunu oluşturacağı ve bu şekilde vasıflandırılmasının olayın cereyan şekline uygun ve isabetli olacağı sonuç ve kanaatine varıldığından Başsavcılığın vaki itirazının REDDİ cihetine gidilmiştir.
SONUÇ VE KARAR Açıklanan nedenlerden dolayı, 353 sayılı kanunun 224 ncü maddesi gereğince Başsavcılığın 13.3.1998 gün ve 1998/491 sayılı itirazının REDDİNE, 26.3.1998 tarihinde Bşk. Hâk.Tuğg.Ö.AYHAN, Üyelerden Hâk. Alb. M.AKSÜT, Hâk. Alb. E. BAŞEREN, Hâk.Alb.M.ESENÜLKÜ, Hâk.AIb. İ.H.ALŞAN, Hâk.Alb.M.M. EMRE, Hâk.Alb.M.S.LİMAN' ın muhalefetleri ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Sanığın, bir elinde bıçak olduğu halde diğer eliyle üstü olan Çvş. Lütfü KÖSE' nin yakasından tutması şeklinde ortaya çıkan eylemi üste fiilen taarruz suçunu oluşturduğundan ve olayın başlangıcı ile yakadan tutma eylemleri birlikte değerlendirildiğinde üste fiilen taarruz kastı ile hareket ettiği anlaşıldığından ve kullanma imkanı varken bıçağı kullanmamış olması karşısında da silahla üste fiilen taarruz suçundan söz edilemeyeceğinden eylemi As. C.K. nun 91/1 nci maddesinde yazılı suçu oluşturduğu halde As. C.K. nun 82/2 nci maddesi kapsamında kabul eden çoğunluk görüşüne katılmadık. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy