(1632 S. K. m. 91/2)
İNCELEME KONUSU: Üste fiilen taarruz suçundan sanık J.Er O.K. hakkında Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet hükmünü bozan Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesinin bu kararma karşı Başsavcılığın yaptığı itirazın incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığının 13.12.1996 gün ve 1996/1097-384 sayılı iddianamesi ile;
10.7.1996 günü sanığın, yemek taşınması esnasında üstü bulunan J. Onb. H. T.B. nın "....lan, a.....koyduğumun çocuğu" şeklindeki haksız ve ağır tahrikinin tesiri altında onun üzerine yürüdüğü, asta müessir fiil suçundan hakkında verilen mahkumiyet hükmü kesinleşen Onb. H. T.B.' nın da mukabele de bulunması üzerine karşılıklı yumruk attıkları, böylece sanık Er O.K.' in Onbaşının haksız tahriki altında hizmet esnasında üste fiilen taarruz suçunu işlediği iddia edilerek As. C.K. nun 91/2,92, TCK. nun 51/2 nci maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 15.4.1997 gün ve 1997/321-120 sayılı hükmü ile;
Sanığın olay günü yemek taşıma esnasında başlarında bulunan Onb, H.T.B.'dan yemek taşıma işine yardım etmesini söylemesi üzerine," Onb.nın taşımıyorum lan a....koyduğumun çocuğu" tarzındaki haksız ve ağır tahrikinin tesiri ile hizmet esnasında üste fiilen taarruz suçunu işlediği tanık beyanları ile sabit görülerek As, C,K. nun 91/2, As. C.K. nun 92, TCK, nun 51,59/2 nci maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ: Hüküm sanık tarafından, aşçı haneden yemek alıp getirme işi hizmete yönelik olmayıp, o an işi olmayan alt kur' a askerlerin kendi aralarında dönüşümlü olarak yaptığı dayanışmaya yönelik bir iş olduğu, Nöbetçi Onbaşının sadece mutfaktan istihkak miktarı kadar yemek alınmasını temin ettiği, birbirlerine vurma olayı olmadığı, sadece birbirleri üzerine yürüdükleri, ayrıca hapis cezasının para cezasına çevrilmediği belirtilerek temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 20.2.1998 gün ve 1998/448 sayılı tebliğnamesi ile;
Suçun sübutunda, vasıflandırılmasında ve uygulamada bir isabetsizlik görülmediğinden hükmün ONANMASINA karar verilmesi yönünden görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI: Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesinin 3.3.1998 gün ve 1998/116-115 sayılı ilamı ile;
"....Sanık Er O.K.' in mahkumiyetine ilişkin hükmün esas yönünden yapılan incelemesinde, mahkemenin karar yerinde gösterdiği deliller, bu delillerin tahlil ve münakaşası sonucu kurulan hükme göre suçun sübutunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
Dosya (Dz.50) deki belgeye göre sanık ve mağdurun mensup olduğu birlikte "yemeklerin mutfaktan alınıp yemekhaneye getirilmesi işlemi önceden hazırlanan bir görev çizelgesine uygun olarak değil genellikle yemek öncesinde Nöb. Onbaşı tarafından, herhangi bir görevle meşgul olmayan, boş durumdaki erlerden bir kaç kişi ile belirlenerek mutfağa gidilip yemek alınarak Bl. yemekhanesine getirilmesi şeklinde" yapıldığı "ve bu faaliyetin tamamen hizmete yönelik bir işlem olduğu" Dikimevi Müdürlüğünce bildirilmiştir. Birlikte ki, bu şekilde uygulama Dikimevi Müdürünün emri çerçevesinde yapılan, "malum ve muayyen" hale getirilmiş bir askeri hizmet olarak yapılmakta ise de, böyle bir hizmetin yapılması sırasında üst ve amir sayılan onbaşıya karşı, onbaşının sövmesi ve kabul edilen ağır tahrik altında işlenen üste fiilen taarruz suçunun "hizmet esnasında ve hizmet sebebiyle" işlendiğini kabul etmek yerinde değildir. Böyle olunca sanık Er ile Onbaşı arasında "hizmet esnasında", hizmetin gereklerinden kaynaklanan bir taarruz söz konusu olmayıp erin onbaşıya ağır tahrik altında bir taarruzunun varlığını kabul ile As. C.K. nun 91/1. maddesi çerçevesinde uygulamanın yapılması gerekmektedir....." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 20.3.1998 gün ve 1998/448 sayılı tebliğnamesi ile;
Üste fiilen taarruz fiili öncesi yemek getirme sırasında sanığın yemek kabının ağır olduğunu ileri sürerek, nöbetçi onbaşının da yemek kabının taşınmasına yardımcı olmasını ısrarla istemiş olması karşısında fiilin oluştuğunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır. Sanığın ısrarına sinirlenen Onbaşı T.'in küfür etmesinin, haksız tahrik olarak değerlendirilmesinin yerinde olduğu, ancak onbaşının küfür etmesi ile fiilin hizmet gereklerinden kaynaklanıp kaynaklanmaması hususunda bir değişiklik olmayacağı, Askeri Mahkemenin bu yöndeki kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine ulaşılmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere;
Sanığın eyleminin hizmet esnasında, hizmet gereklerinden kaynaklanan bir taarruz niteliğinde olmadığına ve bu yüzden Askeri mahkeme hükmünün bozulmasına ilişkin Askeri Yargıtay 3.Dairesinin 3.3.1998 gün ve 1998/116-115 sayılı kararının itirazımıza binaen KALDIRILMASINA,
Diğer hususlarda temyiz incelemesi yapılmak üzere dava dosyasının ilgili daireye İADESİNE,
Karar verilmesi...." yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunup, sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten sonra hasıl olan vicdani kanaate göre;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:10.7.1996 tarihinde sanığın, yemek taşıma esnasına başlarında bulunan Önb. H.T.B.' dan yemek taşıma işine yardım etmesini istemesi üzerine, onbaşının "taşımıyorum lan a......koyduğumun çocuğu" tarzındaki haksız ve ağır tahrikinin tesiri altında üste fiilen taarruz suçunu işlediği tanık beyanları ile sübuta ermiştir.
(Dz.50) deki İstanbul Jandarma Dikimevi Müdürlüğünün yazısına göre, yemeklerin mutfaktan alınıp, yemekhaneye getirilmesi faaliyetinin tamamen askeri hizmete yönelik ve Dikimevi Müdürünün emri ile malum ve muayyen hale getirilmiş bir askeri hizmet olduğu kuşkusuz ise de;
Onbaşı H.T.B.' dan ağır olan yemek kabının bir tarafından tutarak yardım etmesini isteyen sanığa Onbaşının "taşımıyorum lan a... koyduğumun çocuğu" şeklinde ortaya çıkan haksız ve suç teşkil eden eylemi ile askeri hizmet ilişkisi kesildiğinden sanık hakkında As. C.K. nun 91/1 nci maddesinin uygulanması gerektiği Askeri Yargıtay'ın Yerleşmiş İçtihatları gereğidir. Bu itibarla sanık hakkında As. C.K. nun 91/2 nci maddesi....gereğince yerel mahkemece tesis edilen mahkumiyet hükmünde kanuni isabet görülmemiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerden dolayı, 353 sayılı kanunun 224 ncü maddesi gereğince, Başsavcılığın itirazının REDDİNE, 24.04.1998 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy