(765 S. K. m. 421)
KONU: Sanık Çvş.H.A. hakkında sarkıntılık suçlarından tesis olunan beraat hükümlerini sübut yönünden bozan Askeri Yargıtay 4 ncü Dairesinin kararına karşı Askeri Mahkemece direnilerek verilen beraat hükümlerinin incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: 1 nci Tak.Hv.Kv.Komutanlığı Askeri Savcılığının 5.2.1997 tarih ve 1997/435-77 sayılı iddianamesi ile;
"...Kütahya Hv.Er Eğt.Tug.K.lığı 2 nci Bl.K.lığı emrinde eğitim çavuşu olarak görev yapan sanık Çvş.H. A."nın5 14.1.1997 tarihinde 07.00-10.00 saatleri arasında 14 Nolu kulede er Salih AYAN ile beraber nöbet tuttuğu sırada yere oturan sanığın kafasını Salih AYAN' ın parkasının içine koyarak cinsel organına sürt düğü, böylece er Salih AYAN' a karşı sarkıntılık suçunu işlediği, 18.1.1997 tarihinde saat 21.00-23.00 saatleri arasında 14 Nolu kulede er Erhan BÜYÜKSAN ile beraber yere oturdukları, mağdurun bacakları arasında oturarak pantolon fermuarını açmaya çalıştığı, ancak açamayınca kafası ve eliyle mağdurun cinsel organı ile oynamak suretiyle sarkıntılık suçunu işlediği, 24.1.1997 tarihinde 01.00-03.00 saatleri arasında 14 Nolu kulede er Ayhan KORAN ile nöbetçi iken mağdur Ayhan KORAN' ın fermuarını açarak cinsel organını okşamak suretiyle sarkıntılık suçunu işlediği, 26.1.1997 tarihinde 23.00-01.00 saatleri arasında 14 Nolu kulede er Hasan CONKUR ile nöbetçi iken yere çökerek başını mağdurun nöbet kürkünün içine sokarak cinsel organı ile oynamak suretiyle sarkıntılık suçunu ' işlediği, kendi tevilli ikrarından ve mağdur beyanlarından anlaşılarak sübuta ermiştir..." denilerek sanığın TCK.nun 421 maddesinin (4) kez uygulanması suretiyle cezalandırılması istenilmiştir.
İLK TEMYİZ SAFHASI: 1 nci Taktik Hv.Kv.K.lığı Askeri Mahkemesinin 8.5.1997 tarih ve 1997/302-181 sayılı hükmü ile;
Sanığın, er Ayhan KORAN' a sarkıntılığı sabit görülerek mahkumiyetine karar verilmiş (Hüküm taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.) er Salih AYAN, er Erhan BÜYÜKSAN ve er Hasan CONKUR' a karşı sarkıntılık suçu işlediğinin şüpheden uzak delillerle ortaya konulamadığı gerekçesiyle beraat kararları tesis edilmiştir.
Anılan hükümlerin Askeri Savcı tarafından sanık aleyhine temyiz edilmesi ürerine, Askeri Yargıtay 4 ncü Dairesinin 16.9.1997 tarih ve 1997/473-469 sayılı ilamı ile;
Olayın mağduru durumunda olup sanıkla birlikte nöbet tutan er Salih AYAN, er Hasan CONKUR, er Erhan BÜYÜKSAN hazırlık ifadelerinde ve duruşmadaki yeminli beyanlarında sanığın bilerek ve isteyerek cinsel organlarını eli ile oynadığını beyan ettikleri, dosyada mevcut belge ve beyanlara göre sanığa iftira atmak için bir neden bulunmadığı ve ifadelerinde de bir tutarsızlığa rastlanmadığı, bu beyanların sanığın Bl. K.lığınca alman ifadesini doğruladığı, sanığın As. Savcılık ve duruşmadaki beyanlarının ise tevilli ikrar mahiyetinde olduğu gözetilmeden sanığın her üç ere karşı sarkıntılık suçunu işlediği sübuta erdiği halde delil yetersizliğinden beraatına karar verilmesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle beraat hükümlerinin tebliğnameye uygun olarak bozulmalarına oybirliği ile karar verilmiştir.
DİRENME HÜKMÜ: 1 nci Taktik Hv.Kv.K.lığı Askeri Mahkemesi 20.11.1997 tarih ve 1997/800-550 sayılı kararı ile;
Gerek doktrinde gerekse Askeri Yargıtay ve Yargıtay kararlarında, mahkeme huzurunda tesbit edilemeyen ve diğer yan delillerle desteklenmeyen tanık beyanlarının ve sanık ikrarlarının delil olarak kabul edilip mahkumiyet hükmü tesis edilemeyeceği ve şüpheleri ortadan kaldırmayacağının kabul edildiği, bu hususlar dikkate alındığında; sanık H.A.'nın Bölük Komutanına vermiş olduğu ifade ve mağdurların beyanlarına dayanılarak (bunların da olaydan zarar gören kişiler olarak gerçeği tüm yalınlığı ile ortaya koydukları teorik olarak tartışılabilecekken) mahkumiyet kararı verilmesinin yerinde bulunmadığı, ayrıca sanığın suç kastının da olmadığı belirtilerek bozmaya uyulmamasına karar verilmiş ve direnilerek beraat hükümleri yeniden tesis edilmiştir.
TEMYİZ: Beraet hükümleri, Askeri Savcı tarafından atılı suçların sübuta erdiği nedeniyle süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME: As. Yargıtay Başsavcılığının 20.3.1998 tarih ve 1998/801 sayılı tebliğnamesinde;
Sanık Çvş.H.A.'nın her üç mağdura karşı sarkıntılık suçlarını işlediğinin dosyadaki delillerden anlaşıldığı, bu nedenle askeri mahkemece direnilerek verilen beraat kararlarında isabet bulunmadığı belirtilerek hükümlerin bozulmalarına dair görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunup, sözcü üyenin açıklamaları dinlendikten sonra edinilen vicdani kanaate göre;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dosya kapsamına göre; iddianamede yer aldığı gibi sanığın, belirtilen tarih ve saatlerde (14) numaralı nöbet kulesinde mağdur erler ile nöbet tuttuğu ve bu nöbet esnasında yere oturup, başını bu erlerin parkalarının içine sokup, bacaklarına yaslandığı, bu esnada bir eliyle de başının arkasını ovduğu, başı erlerin cinsel organlarına temas ettiği gibi, aynı zamanda eli ile onların cinsel organlarını da çıkarmaya çalıştığı, mahkumiyetine konu olayda da er Ayhan KORAN' ın cinsel organını okşadığı hususlarında kuşku bulunmamaktadır.
Sanık, Askeri Savcı tarafından alınan ifadesinde ve mahkemede; davranış sebebini, sol böbreği ağrıdığı için nöbetlerde oturma ihtiyacı duyduğu, soğuktan korunmak için arkadaşlarına yaslandığı, homoseksüel eğilimi ve ruhsal bir sorunu olmadığı, bu işleri nasıl yaptığını bilmediği, bir anlık cahillik sonucu böyle davrandığı şeklinde açıklamakta ve Ayhan KORAN hariç diğer erlere sarkıntılıkta bulunmadığını ve yanlış anlaşıldığını beyan etmektedir.
Olayın mağdurlarından; er Hasan CONKUR "...yerde çökmüş olarak başını kürkümün altına soktu, eli ensesine koyulu vaziyette elinin tersiyle önüme yaslandı. Önümle oynuyordu. Bir iki dakika sesimi çıkarmadım, aynı şekilde devam edince omuzlarından tutup kaldırdım..., er Erhan BÜYÜKSAN "...yatacağını, hasta olduğunu söyledi. Benim silahımı bıraktırdı ve köşeye yaslanmamı söyledi, nöbet kürkümün eteklerini kafasına örttü, sonra fermuarımı indirmeye çalıştı, indirdikten sonra elini sokmayı denedi, içimde eşofman olduğundan bir şey yapamıyordu, sonra kafasını sürtüp eliyle oynamaya çalıştı, eşofmanımı indirmeye çalıştı yapamadı, ben bacaklarımın ağrıdığını söyledim kalktı...", er Salih AYAN "...yorgun olduğunu söyleyip yere oturdu sonra üşüyorum deyip kafasını parkamın altına soktu ve sağa sola sallamaya başladı, boynum ağrıyor diyerek elini kafasının arkasına koydu ve cinsel organıma sürttürdü, kaçtıkça üzerime geldi, koşu parkuruna bölükler girdiği için ayağa kalktı..." demektedirler.
Mağdurların bu beyanları, sanığın birlik komutanlığınca saptanan ifadesi ile doğrulanmaktadır.
CMUK. ile 353 Sayılı Kanunun vicdani delil sistemini benimsedikleri ve mahkemelerin delilleri serbestçe takdir edebilecekleri, ancak bu takdirin haklı ve makbul sebeplere dayanmaması, zaaf veya çelişki arz etmesi hallerinde hükmün bozulacağı, Askeri Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile kabul edilmiştir.
CMUK. nun 135/a maddesinde öngörülen yasak sorgu yöntemleri ile elde edilmediği sürece ve 353 Sayılı Kanunun 156 ncı maddesi uyarınca duruşmada okunmak kaydıyla, birlik komutanlığı tarafından alman sanık ifadesinin delil olarak hükme esas alınmasına engel bulunmamaktadır.
Yukarıda özetlenen dosyada mevcut delil durumu incelendiğinde, sübut delilinin yalnız sanığın ikrarı veya yalnız mağdurun beyanından ibaret olmadığı görülmektedir. Dairenin bozma kararında vurgulandığı gibi, mağdurlar sanığın sarkıntılıkta bulunduğunu her aşamada açıkça ifade etmişler, sanık da birlik komutanlığına verdiği ifadesi ile bu beyanları doğrulamıştır. Dosyada, sanığın, ifadesinin zora dayalı olduğuna dair bir bulgu olmadığı gibi, mağdurlarla sanık arasında herhangi bir husumet de bulunmamaktadır. Ayrıca sanığın, savcılık ve mahkeme huzurundaki beyanları da tevilli ikrar niteliğindedir. Zira sanığın beyanlarının mantıki bir açıklamasını yapmak olanağı yoktur. Bu duruma göre; sanığın, mağdur erlere karşı sarkıntılık suçlarını, işlediği hususunda kuşku bulunmadığı halde, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek delil yetersizliğinden beraatına karar verilmesi yasaya aykırı görülmüş ve beraat hükümlerinin bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Sanık hakkındaki beraet hükümlerinin, Askeri Savcının temyizine atfen 353 Sayılı Kanunun 221 nci maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak sübut yönünden BOZULMALARINA,
30.4.1998 tarihinde Üyelerden Hak.Alb.G.BOZKURT, Hak.Alb.E.ESEROL, Hak.Alb.M.SÖNMEZ ve Hak.Alb.Y. ÖĞÜT ün karşı oyları ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Direnme kararında ayrıntılı olarak açıklanmak ve doyurucu gerekçeler gösterilmek suretiyle, sanığın mahkumiyetine yeterli kanıt bulunmadığının kabulüyle tüm eylemlerinden beraat kararı verilmesinde tam bir isabet bulunduğundan, hükmün onanması yerine, sübut noktasından bozulmasını yerinde göremediğimizden karşı oy kullandık. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy