(1632 S. K. m. 66)
İNCELEME KONUSU: İzin tecavüzü suçundan sanık Er E.G. hakkında 7 nci Kor. K. lığı Askeri mahkemesince verilen 22.12.1997 gün ve 1997/776-1080 sayılı mahkumiyet hükmünü eksik soruşturma sebebiyle bozan Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesinin 24.3.1998 gün ve 1998/184-182 sayılı kararına karşı Başsavcılığın itirazının incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: 7 nci Kor. K. lığı Askeri Savcılığının 4.12.1997 gün ve 1997/4172-1134 sayılı iddianamesi ile;
4.2.1997 günü acemi Eğitim Birliğinden 10 gün dağıtım izniyle ayrılan sanığın, 14.2.1997 tarihinde yeni birliğine katılması gerekirken, 25.2.1997 tarihine kadar iznini geçirdiği, bu tarihte Diyarbakır Toplanma Merkezine katıldığı böylece 14.2.1997-25.2.1997 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği iddia edilerek, As. C.K. nun 66/1-b ve 73. maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: 7 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 22.12.1997 gün ve 1997/1776-1080 sayılı hükmü ile;
Sanığın 14.2.1997-25.2.1997 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği sabit görülerek As. C.K. nun 66/1-b, 73 ve TCK. nun 59/2 nci maddeleri gereğince neticeden 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ: Hüküm sanık tarafından sebep gösterilmeden temyiz
TEBLİĞNAME Askeri Yargıtay Başsavcılığının 16.3.1998 gün ve 1998/754 sayılı tebliğnamesi ile hükmün ONANMASINA karar verilmesi doğrultusunda görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI: Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesinin 24.3.1998 gün ve 1998/184-182 sayılı ilamı ile;
Sanığın izin tecavüzünde kaldığı sürenin kısalığı dikkate alındığında ve eşinin geçimini sağlamak, ailenin reisi olarak erkeğe düşen bir görev olduğundan, resmi nikahlı eşine kalacak yer temin etmek üzere zorunlu olarak izin süresini geçirdiğinin tespiti halinde bu durumun mazeret olarak kabulünün isabetli ve adil olacağı sonucuna varılmış, sanığın eşine kalacak yer temin etmek için izin süresini geçirmek zorunda kaldığı yolundaki iddiasının araştırıldıktan sonra hasıl olacak duruma göre hüküm tesisi gerektiği kanaatına varıldığından hükmün noksan soruşturma sebebi ile bozulmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 13.4.1998 gün ve 1998/754 sayılı tebliğnamesi ile;
"....Sanık, eşine kalabilecek bir yer bulabilmek için geciktiğini ileri sürmektedir.
Dosya içeriğine bakıldığında, sanığın askere sevk edilmezden bir süre önce 15.11.1996 tarihinde evlendiği görülmektedir. Askere giderken, eşini baldızının yanına bıraktığını savunmaktadır. Temel eğitimini bitirip izine ayrıldığında baldızı ile eşi arasında geçimsizlik olduğunu görünce kendi baba ve annesini ikna edip eşini onların yanma bıraktıktan sonra gecikmeli olarak izinden döndüğünü ifade etmektedir.
İç Hizmet Yönetmeliğinin 57/b. maddesinde birden ortaya çıkan, önüne geçilmesi mümkün bulunmayan hallerin, askerlik hizmetine tercih edilebileceği öngörülmüştür.
Sanığın, somut olayda bahsettiği ailevi durumun esasen askerlik hizmetine başlamadan önce de var olduğu açıktır. Bu nedenle dağıtım iznine geldiğinde anılan durum ile "birden karşılaşmış" değildir. Öte yandan kendi anne ve babasını ikna edip eşini onların yanma bırakıp döndüğüne göre "önüne geçilmesi mümkün bulunmayan bir durum" içerisinde de kalmış değildir. Gecikme süresinin on günü aşmış olması da suç kastı ile hareket ettiğini gösterir.
Açıklanan nedenlerle;
Askeri Yargıtay 3.Dairesinin 24.3.1998 gün ve 1998/184-182 sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA,
Diğer yönlerden temyiz incelemesi yapılması için dava dosyasının Daireye GÖNDERİLMESİNE,
Karar verilmesi...." yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor Okunup, sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten sonra, hasıl olan vicdani kanaate göre;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
4.2.1997 günü Eğitim Birliğinden 10 gün dağıtım izniyle ayrılan sanığın, 14.2.1997 tarihinde yeni birliğine katılması gerekirken, 25.2.1997 tarihine kadar iznini geçirdiği, bu tarihte Diyarbakır Toplanma Merkezine katıldığı hususu maddi bir vak'a olarak sübuta ermiştir.
Çözüme kavuşturulması gereken husus, sanığın savunmasında ileri sürdüğü askere gitmeden 10 gün önce evlendiği eşini anne ve babasının istemediğinden baldızının yanma bıraktığı, izne geldiğinde baldızı ile de geçinemeyen eşini anne ve babasının yanma bırakmak için uğraştığı ve onları ikna ederek eşini yanlarına bıraktığı ve bu yüzden iznini 10 gün geçirdiği yolundaki mazeretinin doğruluğunun soruşturulmasına gerek olup olmadığına ilişkin bulunmaktadır.
İzin tecavüzü suçunun mazeret kabul eden bir suç olduğu kuşkusuzdur. Mazeret olarak ileri sürülen husus sübutu halinde mazeret kabul edilecek ise araştırılmak gerekir. Sanığın, savunmasında eşi ile baldızının geçinememesi keyfiyeti tamamı ile sübjektif bir konu olup insanların anlayışıyla ilgili ve değişkendir. Eşinin kardeşi ile uyumlu olmadığı sabit olsa bile bu husus izin tecavüzü suçuna mazeret teşkil edemeyeceğinden, soruşturulmasına da gerek yoktur.
Nüfus kayıt örneğinden ve sevk pusulasından anlaşıldığına göre sanık suç tarihlerinde 3.5 aylık evlidir. Bir askerin eşinin aile efradı ile uyum ve anlaşmasında güçlük çekmesi izin tecavüzü suçunun özrü olamaz. Mazeretin bu konulara kadar genişletilmesi halinde izin tecavüzü suçunun oluşması çok istisnai hallere intişar edecektir. Kaldı ki ileri sürülen mazeret İç Hizmet Yönetmeliğinin 57/b maddesinde gösterilen ve askerlik hizmetine tercih edilebilecek mazeretlerden olmadığı gibi, bunlara benzer mahiyette de değildir. Ayrıca sanık eşinin bu geçimsizliği ile aniden karşılaşmış da değildir. Eşini anne ve babasının yanma bırakıp döndüğüne göre, önüne geçilmesi mümkün olmayan bir durum ile karşı karşıya gelmemiştir. Bu problemi 10 günlük dağıtım izni içerisinde çözmüş olması da mümkündür. Herkesin bu şekilde basit ve olağan sıkıntılar içerisinde yaşayabildiği düşünüldüğünde, sanığın ileri sürdüğü mazeretin soruşturulmasına gerek olmadığı sonucuna varılarak itirazın kabulüne karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan sebeplerden dolayı,
353 sayılı kanunun 224 ncü maddesi gereğince Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesinin 24.3.1998 gün ve 1998/184-182 sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA,
Diğer yönlerden temyiz incelemesi yapılması için dava dosyasının Daireye gönderilmesine,
24.4.1998 tarihinde Hâk.Alb.M.AKSÜT, Hâk. Alb. E.ESEROL, Hâk.Alb.Y.ÖĞÜT,
Hâk.Alb.M.GÜZEL, Hâk.Alb. M. ESENÜLKÜ, Hâk.Alb.F.FERHANOĞLU,
Hâk.Alb.V.PEKBAŞ' ın karşı oyları ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Askere gitmeden 10 gün önce ailesinin karşı çıkmasına rağmen evlenen sanığın, eşini baldızının yanına bıraktığını, dağıtım iznine geldiğinde eşi ile baldızının geçinemediğini görünce, eşini bırakacak yer bulmak için çalıştığını ve sonunda anne babasını eşinin yanlarında kalması için ikna ettiğini ve hemen birliğine döndüğünü savunma olarak ileri sürdüğü görülmektedir.
Savunmanın araştırılmasından sonra ortaya çıkacak duruma göre sanığın suç işleme kastı takdir edilebilir. Sanık eşinin sokakta kalma ihtimali ile karşı karşıya olabilir. Sübutu halinde bu husus mazeret olarak kabul edilebilecektir. Kabul edilebilecek bir özür olup olmadığının anlaşılabilmesi için araştırma gereklidir. Vaka kanaat raporunda da sanığın ailevi problemleri olduğu belirtiliyor.
İznini geçirdiği sürenin kısalığı dikkate alındığından savunmasının araştırılması gerektiği görüşünde olduğumuzdan çoğunluk görüşüne muhalif kaldık. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy