(1632 S. K. m. 66)
KONU: İzin tecavüzü suçundan sanık J.eri Ö.A. hakkında 21 nci J. Sınır Tüm. K.lığı Askeri Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünü bozan Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin bu kararma karşı Başsavcılığın itirazının incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: 21 nci J.Sınır Tüm. K.lığı Askeri Savcılığının 9.6.1997 gün ve 1997/1396-400 sayılı iddianamesi ile; 6.2.1997 tarihinde 10 gün süre ile dağıtım iznine gönderilen sanığın, 17.2.1997 tarihinde yeni birliğine katılması gerekirken, 23.2.1997 tarihine kadar iznini geçirdiği, bu tarihte katıldığı iddia edilerek As. C.K. nun 66/1-b ve 73 ncü maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: 21 nci J.Sınır Tüm. K.lığı Askeri Savcılığının 30.9.1997 gün ve 1997/854-500 sayılı hükmü ile;
Sanığın iznini geçirmeye başladığı 17.2.1997 tarihinde yapılan uçuşlarda THY. nın İzmir Ankara seferlerinde yer olduğu, Ankara-Van seferleri dolu gözükse de bu durumun uçuş günü meydana geldiği, bir gün önce başvursa idi yer bulabileceği, 17.2.1997 tarihinde başvurduğu kabul edilse bile, bu takdirde 18.2.1997 tarihinde hem İzmir-Ankara, hem de Ankara-Van seferlerinde bilet bulacağı; başka bir hava yolu şirketi ile seyahat ettiği ve bu şirketin rezervasyonlarının dolu olduğu düşünülse bile,
THY ile seyahat etme imkanı karşısında.....suç işleme kastı ile hareket ettiğinin kabulü ile TCK. nun 66/1-b,73 ve TCK. nun 59/2 nci maddeleri gereğince neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
TEMYİZ: Hüküm sanık tarafından, verilen cezayı uygun bulmadığı gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME Askeri Yargıtay Başsavcılığının 23.3.1998 gün ve 1998/833 sayılı tebliğnamesi ile;
"....sanığın birliğine katılması gereken 17.02.1997 ve takip eden günlerde Fasinan Tours'un İzmir-İstanbul-Van parkurunda ve THY' nın Ankara aktarmalı İzmir-Van seferlerinin Ankara-Van hattında uçuşların dolu olduğu anlaşılmakla beraber; sanığın iznini geçirdiği İzmir'den tertip edildiği yeni birliğinin konuşlandırılmış olduğu (Çaldıran) Van'a uçakla seyahat etme zorunluluğunun olmadığı günümüz Türkiye'si koşullarında bu güzergahta her zaman karayolu ve demiryolu ulaşımının kolaylıkla yapıldığı gibi; güvenlik açısından da belirli garnizonlarda kabul ve toplanma merkezleri bulunduğundan konvoy faaliyetleri ile de ulaşımın mümkün olduğu nedeniyle, sanığın geçerli bir mazereti olmaksızın müsnet suçu işlediği sonucuna varıldığından; keza sübuta eren "izin tecavüzü" suçundan yasada öngörülen asgari ceza haddi üzerinden kanuni ve takdiri indirimler de uygulanmak suretiyle mümkün olabilecek en az cezaya hükmedildiği anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir...." denerek usul ve yasaya uygun olan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
Karar verilmesi....." yönünde görüş bildirmiştir.
DAİRE KARARI: Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 1.4.1998 gün ve 1998/202-201 sayılı ilamı ile;
Olağanüstü Hal Bölgesine gidecek olan sanığın o bölgeye giden en güvenilir vasıta olan uçakla gitmek istemesinin normal bir davranış ve güvenliğe önem veren düzenlemelere uygun bulunması, bilet bulur bulmaz da hareket etmiş olması hususları göz önüne alındığında sanığın suç işleme kastının bulunmadığı sonucuna varıldığından, sanık hakkında beraet kararı verilmesi gerekirken yazılı biçimde cezalandırılmasına karar verilmiş olması kanuna aykırı görülerek hükmün bozulmasına...." karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 22.4.1998 gün ve 1998/833 sayılı tebliğnamesi ile;
Önceki tebliğnamede belirtilen görüşler aynen tekrar edilerek Daire kararının kaldırılmasına, dava dosyasının diğer yönlerden temyiz incelemesi yapılması için Dairesine gönderilmesine karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunduktan ve sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten sonra hasıl olan vicdani kanaate göre,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 6.2.1997 tarihinde 10 gün süre ile dağıtım iznine gönderilen sanığın, 17.2.1997 tarihinde yeni birliğine katılması gerekirken 23.2.1997 tarihine kadar iznini geçirerek, bu tarihte kıt' asına döndüğü maddi bir vakıadır.
Daire ile Başsavcılık arasındaki ihtilaf, sanığın izinli bulunduğu İzmir'den tertip edildiği yeni birliği Çaldıran (Van)'a uçakla seyahat etmesinin kendi yönünden zorunlu olup olmadığı ve zamanında birliğine katılmasını sağlayacak günlerde uçak bileti bulamamasının izin tecavüzü suçuna mazeret teşkil edip etmediği hususuna ilişkin bulunmaktadır.
Sanık aşamalardaki savunmalarında Çaldıran a. dağıtım olduğunu güvenlik nedeniyle uçakla gitmek için 15.2.1997 tarihinde İzmir'de THY' na başvurduğunu, ancak 6 gün sonrası için bilet bulabildiğini beyan etmiş olup, mahkemece de yapılan araştırmada sanığın savunmasında ileri sürdüğü gibi, İzmir-Van uçak seferlerinin 10-14 gün önceden dolu olduğunun (Dz.25,34) saptanmış olması nedeniyle Daire kararında da belirtildiği gibi, Olağanüstü Hal Bölgesine gidecek olan sanığın, o bölgeye giden en güvenli vasıta olan uçakla gitmek istemesinin normal bir davranış ve güvenliğe önem veren düzenlemelere uygun bulunması, bilet bulunca da daha önce de bilet vermeyen Fasinan Tours adlı hava yolu şirketi ile hareket etmiş olması iznini geçirdiği sürenin kısa olması hususları göz önüne alındığında suç işleme kastı ile hareket etmediği sonucuna varılmıştır.
Sanığın karayolu ile seyahat etmesi halinde gideceği yönde can güvenliği için kurulmuş birçok kabul ve toplanma merkezinin bulunması, asker kişiler için kara yolu seyahatinin tehlikeli olduğunu ortaya koyduğundan, Başsavcılığın, kara yolunun güvenli bulunduğu yönündeki görüşlüne katılınmamıştır.
Öte yandan askerlerin OHAL bölgesine gidiş-gelişlerinde mümkün olur ise uçakla seyahat etmeleri konusunda tavsiyelerde bulunulduğu da bilinmektedir.
Bu açıklamalara göre, İzmir-Van arası uçakla gitmeyi planlayıp, zamanından önce bilet bulmak için girişimlerde bulunduğu halde bulamadığı saptanan sanığın, 6 gün sonra bilet bulup uçakla giderek kıt'asına katılması eyleminde suç kastı ile hareket etmediği sonuç ve kanaatına varılmıştır.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerden dolayı, 353 sayılı kanunun 224 ve 217/2. maddeleri gereğince İTİRAZIN REDDİNE, 21.5.1998 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy