(765 S. K. m. 45) (1632 S. K. m. 66, 73)
KONU: Sanık Mu.Er Y.Ç. hakkında K.T.B.K.K.lığı Askeri Mahkemesince müspet suçtan verilen beraat hükmünü onayan Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesinin bu kararına karşı Başsavcılığın itirazının incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: K.T.B.K.K.lığı Askeri Savcılığının 5.6.1997 gün ve 1997/673-151 sayılı iddianamesi ile,
16.4.1997 tarihinde 4 gün yol süresi tanınarak 20 gün izinle Ankara'ya gönderilen sanığın, 11.5.1997 tarihinde birliğine dönmesi gerekirken, 6 tam gün iznini geçirdikten sonra 18.5.1997 tarihinde Taş ucu Hudut Kapısından çıkış yaparak Kıbrıs'taki birliğine katıldığı, böylece 11.5.1997-18.5.1997 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği iddia edilerek As. C.K.nun 66/1-b ve 73 ncü maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: K.T.B.K.Komutanlığı As. Mahkemesinin 30.10.1997 gün ve 1997/423 - 338 sayılı hükmü ile,
"...Sanık savunmalarında yol parası bulamadığı için birliğine katılmasının mümkün olmadığından, yani elinde olmayan sebeplerden birliğine katılamadığından bahsetmektedir. Maddi sıkıntılar İç Hizmet Yönetmeliğinin 57/b maddesi kapsamında değil ise de, izin aşımında bulunduğu 7 günlük sürenin kısalığı göz önünde bulundurulan sanığın elinde olmayan sebeple yol parası bulamadığı için geciktiğine dair iddialarının araştırılması zorunluluğu hâsıl olmuştur.
Yapılan araştırmalar neticesinde, sanığın dönüş için para bulamadığı yolundaki mazeretinin gerçek olduğu tanık beyanları ve jandarma marifetiyle yaptırılan soruşturma sonucunda tespit edilmiştir.
Dz.24'teki vukuatlı nüfus kaydına göre anne ve babasının vefat ettiği ve iddialarında belirttiği E.Ç. ve A.İ.Ç. isimli şahısların dul ablası ve ağabeysisi olduğu anlaşılan sanığın savunmalarının gerçek olduğu mahalli zabıta marifetiyle ve bizzat belirtilen tanıkların ifadeleri tespit edilmek suretiyle anlaşılmıştır.
İzin tecavüzü suçunun manevi unsurunun "iznin bitimi tarihinde birliğine dönmek imkan ve kabiliyetine sahip olunmasına rağmen bilerek ve isteyerek zamanında izinden dönmemek" olması nedeniyle sanığın somut durumda izninden zamanında dönmek imkan ve kabiliyetinin bulunmadığı, müspet suçun manevi unsur itibariyle oluşmadığı vicdani kanaatine varıldığından beraatine karar verilmiştir..." denilerek hüküm tesis edilmiştir.
TEMYİZ: Hüküm Askeri Savcı tarafından sanığın yol parası bulamadığı için izinden geç döndüğü şeklindeki mazeretinin İç Hizmet Yönetmeliğinin 57/b maddesinde yazılı mazeretlerden olmadığı, bu itibarla beraat kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşü ile temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 31.3.1998 gün ve 1998/926 sayılı tebliğnamesi ile,
"...Sanığın harçlığı için iş aradığı, iş bulamadığı, yol parasını temin edememesi nedeniyle akrabalarından ve komşularından borç alarak birliğine katıldığı, bunu temin ederken birliğine geç katıldığı hususunun mazeret olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Sanığın bu mazeretleri iç Hizmet Yönetmeliğinin 57/b. maddesinde belirtilen mazeretlerden sayılmamaktadır. Sanık parası yoksa şubeye başvurup şevkini sağlatma imkanı olduğu halde bu yolu tercih etmediği, ilkokul mezunu olmasının bunu düşünemeyeceğini gerektirmediği, 22.8.1996 tarihinde asker olduğu ve dokuz aydır bu görevde bulunduğu cihetle, birliğine dönme konusunda irade serbestisinin bulunmadığı belirtilerek suçun oluşmadığı yönündeki kanaati ile müsnet suçtan sanığın beraatine karar verilmesinde yerel mahkeme kararında isabet görülmediği belirtilerek,
Sübut yönünden yasaya aykırı bulunan beraat hükmünün 353 Sayılı Yasanın 221.maddesi uyarınca Askeri Savcının temyizine atfen ve re'sen BOZULMASINA, karar verilmesi..." yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI: Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesinin 14.4.1998 gün ve 1998/214-212 sayılı ilamı ile,
"...Oluşa ve mevcut delillere göre, mahal mahkemesince toplanıp, karar yerinde yapılan tartışma ve değerlendirmeler sonucu, makul ve tatmin edici gerekçelerle kurulan beraat hükmünde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir..." denerek usul ve esas yönlerinden yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 30.4.1998 gün ve 1998/926 sayılı tebliğnamesi ile,
Önceki tebliğnamede açıklanan sebeplerden dolayı mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmesi doğrultusunda görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunduktan ve sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten sonra hasıl olan vicdani kanaate göre;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
16.4.1997 tarihinde 4 gün yol süresi tanınarak 20 gün izinle Ankara'ya gönderilen sanığın 11.5.1997 tarihinde birliğine dönmesi gerekirken 6 tam gün iznini geçirdikten sonra 18.5.1997 tarihinde Taşucu Hudut Kapısından çıkış yaparak, Kıbrıs'taki birliğine katıldığı dava dosyası kapsamından anlaşılmaktadır.
İzinli bulunduğu Ankara'dan Kıbrıs'taki birliğine dönmek için yol parası bulamadığı, anne ve babasının ölü olduğu, ağabeyinin geçici işlerde çalıştığı, dul ablasının da yoksul ve komşularının yardımı ile geçindiği, komşularının topladığı para ile birliğine döndüğü anlaşılan sanığın, gösterilen yerinde ve uygun gerekçeye göre suç işleme kastı ile hareket etmediği, bu itibarla beraat hükmünde isabet bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığından 353 Sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi gereğince Başsavcılığın vaki itirazının REDDİNE,
01.05.1998 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy