(1632 S. K. m. 130)
KONU: Sanık J. Kom. Çvş. Zafer D.D. hakkında müsnet suçtan dolayı 5.Er Eğt. Tugay K. lığı As. Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünü onayan As. Yargıtay 2 nci Dairesinin bu kararına karşı Başsavcılığın itirazının incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: 5 nci P. Er Eğt. Tugay K. lığı As. Savcılığının 27.11.1996 gün ve 1996/1435-574 sayılı iddianamesi ile;
Sanığın kendisine teslim edilen 00621 seri numaralı ASELSAN marka gece görüş gözlüğünü, muhafazasında gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek 23.7.1996 tarihinde Divriği ilçesi Ovacık köyü yakınlarında icra edilen arazi arama tarama faaliyeti esnasında kaybettiği, böylece müsnet suçu işlediği ve 169.900.000.-TL. hazine zararının meydana gelmesine sebebiyet verdiği iddia edilerek As. CK. nun 130 ncu maddesi gereğince cezalandırılması ve hazine zararının tazminen tahsiline karar verilmesi talebi ile kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM: 5 nci P. Er Eğitim Tugay K. lığı As. Mahkemesinin 3.9.1997 gün ve 1997/401-324 sayılı kararı ile;
Tanıklar J.Komd.Çvş. S.B. ve J.Kom.Onb. Celal A. yeminli ifadelerinde 23.7.1997 tarihinde Divriği'ye operasyon bölgesine gittiklerini, arazi şartları nedeniyle intikalin zor olduğunu, mola sırasında Zafer çavuşun gece görüş gözlüğünün kaybolduğunu söylediğini, aramalarına rağmen bulamadıklarını, gece görüş gözlüğünü tim komutanın kullanmak üzere tim çavuşlarından birine verdiğini, olay günü de tim unsuru bulunmaması nedeniyle gözlüğün Zafer çavuşa verildiğini, herkesin taşıdığı malzemeden sorumlu olduğunu (Dz.5, 6, 22, 23, 37); beyan etmişlerdir.
Gece görüş gözlüğünün operasyon esnasında kaybedildiği, bunun makul bir sebep olarak değerlendirilmesinin gerekeceği düşünülse dahi operasyonda sıcak çatışmanın olmadığı, gece görüş gözlüğünün gündüz saatlerinde yapılan arazi arama tarama faaliyetleri sırasında kaybedildiği, operasyon adı altında kırsal bölgeye göreve gitmenin tek başına makul bir sebep olarak değerlendirilemeyeceği düşünülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar, dosya içerisindeki belgeler ve tanık ifadeleri ışığında sanık terhisli J.Kom. Çvş. Zafer D.D. un Hizmete Mahsus Askeri Eşyayı kaybetmek suçunu işlediğinin sübuta erdiği açıklanarak As. CK. nun 130 (teşdiden), 59/2, 647 Sayılı Kanunun 4 ncü maddesi gereğince verilen 125 bin lira ağır para cezasının 647 sayılı kanunun 6 nci maddesi uyarınca ertelenmesine hazine zararının ödettirilmesine ve nispi harca hükmedilmiştir.
TEMYİZ: Bu hüküm sanık tarafından sübuta ilişkin nedenlerle temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 16.04.1998 gün ve 1998/1038 sayılı tebliğnamesi ile;
"...Dosyada mevcut sanık ve tanıkların beyanları, bilirkişi mütalaası ve sair yazılı belgeler ışığında; sanığın birliğinde görev yaptığı sırada olay tarihinde Divriği'de yapılan operasyonda arama tarama faaliyetine katıldığı, gece görüş gözlüğünün tim komutanı tarafından kendisine teslim edildiği olay günü akşama doğru sanığın gece görüş gözlüğünü kaybettiğini tim komutanına ilettiğini, tüm aramalara rağmen gece görüş gözlüğünün bulunamadığı ve sanığın askeri eşyayı kaybettiği anlaşılmıştır. Gece görüş gözlüğünün operasyon esnasında kaybedildiği bunun makul bir sebep olarak değerlendirilmesinin gerekeceği düşünülse de operasyonda sıcak çatışmanın olmadığı, gözlüğün gündüz saatlerinde arama tarama faaliyetleri esnasında kaybedildiği, sanığın kutu içinde olan gözlüğü boynuna astığı, zilyedi olarak muhafazasında gerekli dikkat ve itinayı göstermediği, arama tarama yapılan bölgenin ağaçlık ve kaygan olması nedeniyle gözlüğün düşebileceği düşünülerek gereken tedbiri alıp ona göre davranması gerektiği, olayın gündüz oluşu sebebiyle sanığın gerekli dikkat ve özeni göstermediği değerlendirilmiştir. Böylelikle müsnet suçun unsurları itibariyle oluştuğu açıklanarak,
Sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin 353 Sayılı Yasanın 217/2 nci maddesi uyarınca REDDİNE,
Usul ve esas yönlerinden yasaya uygun bulunan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
Karar verilmesi..."yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI: Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 29.4.1998 gün ve 1998/251-250 sayılı ilamı ile;
"..,(Dz.8) deki tutanak ile (Dz.9) daki vak'a kanaat raporundan olayın operasyon esnasında ve gündüzleyin vukua geldiği anlaşılmıştır. Ancak (Dz.5, 6, 7, 8) deki ifadelerinde tanıklar Onb. C.A., Çvş. S.B., Atğm. A.B. görevin icra edildiği mevkiin ormanlık, engebeli, dik bir bölge olduğunu ve bu arazideki yürümenin bile zor olduğunu ve zaman, zaman kaygan olan yerde düşüldüğünü belirtmişlerdir. Keza Sanık da tüm savunmalarında bu hususlara değinerek kaybolan gözlüğün düşmesinde ihmalinin olmadığından bahsetmiştir. Ayrıca Tim Komutanı olan Atğm. A.B. da (Dz.7,22 ve 36) da ki ifadelerinde kendi birliğinde unsur komutanı olmadığı için gece gözlüğünü sanığa verdiğini ve zimmet senedini de kaybolduktan sonra sanığa imzalattığını söylemiştir. Yani sanık bu malzemeyi ilk defa taşımıştır.
Bu deliller karşısında somut olay incelendiğinde sanığın ilk defa o gün esas taşıyacak olan erin hastanede olması sebebiyle taşıdığı gece gözlüğünü arazi arama ve taraması sırasında sık ağaçlık, çalılık, sarp kayalarla kaplı, kaygan zemini olan bir arazide yokuş aşağı inerken kaybetmiş olmasında hizmet kusurundan bahsedilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Zira bir kaç kez düştüğünü belirten sanığın düşme gibi gayri iradi bir olayda suç kastından bahsedilemez. Burada elde olmayan sebeplerle askeri eşyanın kaybı bahse konudur ki, bu da makbul bir sebeptir.
Açıklanan nedenlerle unsurları yönünden oluşmayan bu suçtan sanık hakkında beraet yerine mahkumiyet hükmü tesisi kanuna aykırıdır.
Hükmün sanığın varit ve kabule değer görülen temyiz sebeplerine atfen 353 Sayılı Kanunun 221 nci maddesine göre esastan BOZULMASINA, karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 8.5.1998 gün ve 1998/1038 sayılı tebliğnamesi ile;
"...Önceki tebliğnamede onama doğrultusunda açıklanan sebepler tekrar edildikten sonra;
Kırsal bölgede görev yapmak tek başına makul bir sebep teşkil etmez. Sanık birkaç kez yere düştüğünü beyan etmişse de boynunda taşıdığı malzemenin kıymeti ve özelliğini dikkate alarak ona göre hareket etmesi gerekirdi. Dairece arazi şartları nedeniyle gündüzün olan olayda kusurunun bulunmadığı, olayın gayri iradi olduğu şeklindeki gerekçelerine katılmak imkanı bulunmamaktadır.,." denerek Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 29.4.1998 gün vel998/251-250 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, diğer yönlerden inceleme yapılmak üzere dosyanın Dairesine gönderilmesine..." karar verilmesi yönünde görüş bildirmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunduktan ve sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten sonra, hasıl olan vicdani kanaatle;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tanık beyanlarına ve dava dosyası kapsamına göre Divriği Ovacık köyü Direkt aş mevkiinde güz düzleyin yapılan arazi arama tarama faaliyeti esnasında, Tim Komutanı Asteğmen. A.B. tarafından gece görüş gözlüğünün taşıması için sanığa verildiği, meyilli, kayalık, çalılık, kaygan bir araziden geçip mola yerinde istirahat verildiğinde, bu malzemenin kutusundan düşerek kaybolduğunun anlaşıldığı; sanığın gece görüş gözlüğünü boynuna asıp arkasından sırt çantası üzerinden sarkıtarak taşıdığı, yine bu malzemenin sanığın üzerine zimmetli olmadığı, sanığın imzasını ihtiva eden ve dava dosyasında bulunan zimmet senedinin kayıp olayından sonra düzenlendiği, sanığın bu gece görüş gözlüğünü ilk defa taşıdığı anlaşılmıştır.
Daire ile Başsavcılık arasındaki ihtilaf, sanığın askeri hizmete tahsis edilmiş olan bu malzemeyi kaybetmesinin makul bir sebebe dayanıp dayanmadığı hususuna ilişkin bulunmaktadır.
İncelenen dava dosyasından, gece görüş gözlüğünü (veya gece görüş dürbününü) sanığın arkadan boynuna aşmış olması durumunda kutusundan çıkarak ve açılarak düşüp düşmeyeceği boyna asılınca arkaya mı, öne mi sarkıtılması gerekeceği, bu konuda bir talimatın mevcut olup olmadığı ve eğitime tabi tutulmasının söz konusu olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Öte yandan kaybolan bu askeri eşyanın şekli ve cesameti ile kılıf veya kutusunun şeklinin ve dala sürtündüğünde ya da kendiliğinden düşüp düşmeyeceğinin, düşünce taşıyan kişinin, düştüğünü hissedip edemeyeceğinin kutunun fermuarlımı, çıt çıtlı mı ya da ne şekilde kilitli olduğunun anlaşılabilmesi yönünden inceleme yapılıp ayrıca resminin dosyaya konmadığı ve tüm bu konularda araştırma yapılmadığı veya gerekirse bilirkişi görüşüne başvurulmadığı görülmektedir. Bu itibarla sanığın bu askeri eşyayı kaybetmesinin makbul bir sebebe dayanıp dayanmadığının tespitinde, belirtilen konulardaki eksik soruşturmanın tamamlanması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığından,
353 Sayılı Kanununun 224 ncü maddesi uyarınca Başsavcılığın İTİRAZININ KABULÜNE, itiraza atfen ve Re'sen Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 29.4.199.8 gün ve 1998/251-250 sayılı kararın KALDIRILMASINA, hükmün eksik soruşturma nedeniyle BOZULMASINA, 21.05.1998 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy