(353 S. K. m. 146)
İNCELEME KONUSU : Sanık P.Er S.U, hakkında firar suçundan tesis edilen mahkumiyet hükmünü, sanığın kimliği konusunda kuşku bulunduğu nedeniyle bozan Askerî Yargıtay 2 nci Dairesinin kararına karşı Başsavcılık tarafından yapılan itirazın incelenmesidir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunup, sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten sonra edinilen vicdani kanaatle;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Ege Ordu K.lığı Askerî Mahkemesinin 2.3.1998 tarih ve 1998/450-56 Esas-Karar sayılı hükmü ile, sanık hakkında firar suçundan tesis edilen mahkumiyet hükmünün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz incelemesini yapan Askerî Yargıtay 2 nci Dairesinin 6.5.1998 tarih ve 1998/287-286 sayılı ilamı ile;
"...Sanığın soyadının dosyadaki bazı belgelerde Ustabaş bazı belgelerde Ustabaşı olarak yazılı olması nedeniyle sanığın kimliği konusunda kuşku bulunduğundan, nüfus kayıt örneği getirilerek sanığın açık ve kesin kimliğinin tespiti gerekirken bu usul kuralına uyulmadan karar verilmiş olması kanuna aykırı görülmüştür..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına oybirliği ile karar verildiği, bu karara karşı Başsavcılık tarafından süresi içinde itiraz edildiği anlaşılmıştır.
Dosyadaki belgeler incelendiğinde; (Dz.8) deki tasdikli sevk belgesi fotokopisinde sanığın adının "F.S,", soyadının "USTABAŞ", vicahi yapılan duruşmada tanzim edilen tutanakta "S,USTABAŞ", kısa karar ve gerekçeli hükümde "S.USTABAŞ", sanığın el yazısı ile yazdığı temyiz dilekçesinde ve tebellüğ belgesinde "S.USTABAŞ" olarak, Kh.Bl.K.nı tarafından onaylanan nüfus cüzdanı suretinde, iddianamede ve dosyadaki müzekkerelerde "S. USTABAŞI" şeklinde yazılı olduğu görülmüştür. Sanığın diğer kimlik bilgilerinde farklılık yoktur.
Askerî Yargıtay kararlarında; sanığın isim ve soyadının, dosyanın muhtelif yerlerinde değişik gösterilmesi nedeniyle kimliği hususunda kuşkuya sebebiyet verilmesi re'sen bozma sebebi olarak kabul edilmekle beraber,, bu davada, sanığın gerekçeli kararda "USTABAŞ" olarak yer alan soyadının sevk pusulasındaki ve kendi el yazılı ile yazdığı belgelerdeki soyadı ile aynı olması, diğer kimlik bilgilerinde bir farklılık bulunmaması nedeniyle kimliği konusunda bir kuşku olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar sevk pusulasında ve temyiz dilekçesinde "F." harfi ile belirtilen bir ismi daha bulunduğu anlaşılmakta ise de, mevcut kimlik bilgelerinin infazda duraksamaya yol açmayacak nitelikte ve yeterli olduğu, ikinci ismi nedeniyle doğması muhtemel kuşkunun ise müteferrik bir karar ile giderilebileceği, bu nedenle hükümde bozmayı gerektirecek derecede yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış ve Daire kararının kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ VE KARAR : Yukarıda açıklandığı üzere;
As.Yargıtay Başsavcılığının 21.5.1998 tarih ve 1998/1182 sayılı tebliğnamesi ile yapmış olduğu itirazın 353 Sayılı Kanunun 224 ncü maddesi gereğince KABULÜNE,
Askerî Yargıtay 2 nci Dairesinin 6.5.1998 tarih ve 1998/287-286 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Dosyanın temyiz incelemesine devam olunmak üzere anılan Daire Bşk.lığına GÖNDERİLMESİNE,
11.6.1998 tarihinde Üyelerden Hâk. Alb.N. YÜCEL, Hâk.Alb.M.GÜZEL ve Doç.Hâk.Alb.M.T.ODMAN' ın karşı oyları ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI:
Sanık S.USTABAŞ' ın soyadının dosyadaki belgelerin kimisinde "USTABAŞ" kimisinde de "USTABAŞI olarak yazılmış olması, dilekçesinde ise, F. Harfi ile başlayan bir isminin olduğu da anlaşıldığından, kimlik bilgisinde kargaşa yaratan bu durumun giderilmesi için yerel mahkeme kararını bozan Daire kararını yasaya uygun bulduğumuzdan itirazın reddi gerektiği görüşü ile çoğunluk oyuna katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy