(765 S. K. m. 59) (1632 S. K. m. 82)
KONUSU: Kavli ve fiili tehdit şeklinde hürmetsizlik suçundan sanık Çvş.U. A.'ın 24.4.1997 tarihinde görev dönüşü timiyle birlikte yavaş yürümesi konusunda kendisini ikaz eden Astsb.Kd.Çvş.Hasan KINACI ya "üstüme gelme, seni vururum" diyerek müsnet suçu işlediği iddia edilerek As.C.K.nun 82/2 nci maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile açılan kamu davası üzerine,
48 nci P.Tug. Askeri Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda As. C.K.nun 82/2 nci maddesi gereğince takdiren ve teşdiden verilen 14 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün,
Sanık tarafından, psikolojik gerilim içinde olduğu, suç işleme kastı ile hareket etmediği, fevri olarak söylenen sözlerin suç teşkil etmediği, cezadan gerekli indirim yapılmadığı, cezanın teşdiden verilmemesi gerektiği belirtilerek temyiz edilmesinden,
Başsavcılıkça da hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı açıklanarak onanmasına karar verilmesi doğrultusunda görüş bildirilmesinden sonra,
Askeri Yargıtay 2 nci Dairesi, sanığın Tunceli Asliye Ceza Mahkemesinde istinabe suretiyle alınan ifadesinde "pişmanım" demesinin doktrinde ve yargı içtihatlarında TCK. nun 59 ncu maddesinin uygulanmasını gerektirdiği, sebep gösterilmeden uygulanmamış olmasının kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına ilişkin karara,
Askeri Yargıtay Başsavcılığınca, TCK. nun 59 ncu maddesine göre olayda cezayı azaltan takdiri sebeplerin mevcut olup olmadığının belirlenmesinin davayı gören mahkemeye ait olduğu, yerleşik uygulamanın da bu yönde bulunduğu, takdiri indirim sebeplerinin nelerden ibaret bulunduğunun önceden belirlenmesinin mümkün olmadığı açıklanarak itiraz edildiği ve Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğrultusunda görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunduktan, sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten ve konu tartışıldıktan sonra hasıl olan vicdani kanaate göre;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Sanığın, Tunceli Geyik su timinin başında bulunduğu halde yürümekte iken, yürüme düzeni bozuk olduğu için takım komutanı olan Astsubay Hasan KINACI' nın bu konudaki uyarısına karşı "üstüme gelme, seni vururum" diyerek üste kavli tehdit şeklinde hürmetsizlik suçunu işlediğinin sübutunda bir kuşku bulunmamaktadır.
İtiraza konu olan ve Daire ile Başsavcılık arasında çıkan anlaşmazlık, sanığın Tunceli Asliye Ceza Mahkemesince istinabe suretiyle tesbit edilen 22.7.1997 tarihli sorgu ve savunmasında: "pişmanım" şeklindeki beyanının, TCK. nun 59 ncu maddesinin uygulanması istemi anlamında kabul edilip edilmeyeceği ve buna bağlı olarak, bu maddenin uygulanmasının gerekip gerekmediğinin tartışılması yapılmadan meskut geçilmesinin hükmün bozulmasına sebep teşkil edip etmediğine ilişkindir.
Yerleşik Yargıtay ve Askeri Yargıtay İçtihatlarında ve doktrinde sanığın, suçunun ikrar etmesi, pişmanlık duyması, duruşma esnasındaki iyi hali, suçtan doğan neticeleri önlemeye çalışması gibi haller takdiri indirim sebebi olarak kabul edilmektedir. Sanığın istinabe duruşmasında "pişmanım" demesi de şahsa bağlı olarak TCK. nun 59 ncu maddesinin uygulanmasını gerektirecek bir sebep olarak kabul edebilir. Ancak;
Gerek doktrinde, gerekse uygulamada genellikle "suçlunun şeref duygusu, yüksek başka duygular, korku hali, ruhi sarsıntıları, iyi hali, kamuca tanınmış olması, suçtan doğan neticeleri önlemeye veya tamire çalışmış olması, suçunu ikrar etmesi, kaçmamış olması gibi haller de takdiri indirim nedenleri olarak kabul edilmekte ise de;
Samimi olmayan, sadece kendisini pişman olmuş gibi göstermek için, bilinçli olarak yapılan eylemi takiben nadim olduğunu beyan etmek ve sırf bu hükmün uygulanmasını sağlamak amacına yönelik olarak itirafta bulunmak gibi düşüncelere dayalı hallerin TCK. nun 59 ncu maddesinin uygulanmasını kural haline getirmeyeceği de keza doktrin ve uygulamada kabul edilmiş bulunmaktadır.
Şu hale göre, bir nedamet söz konusu olsa bile yargılamayı yapan, suçun işleniş şeklini göz önünde bulunduran hakimin sanığı bu atıfetten yararlandırmamasının mümkün olduğu kabul edilmelidir.
Diğer taraftan As. C.K.nun 82/2 nci maddesi, 3 günden aşağı olmamak üzere hapis cezasını öngörmektedir. Maddede, cezanın üst sınırı gösterilmediğine göre, beş yıla kadar hapis cezası verilebilmesi mümkün bulunmaktadır.
Somut olayda, Askeri Mahkeme temel cezanın tayininde suçun işleniş özelliklerini dikkate alıp, alt sınırdan belli bir miktar uzaklaşarak 14 gün hapis cezası tayin etmiştir. 82 nci maddenin alt ve üst sınırları dikkate alındığında, temel ceza tayin edilirken sanığın pişmanlığını dile getirmesinin mahkemece değerlendirilerek hüküm kurulduğu sonucuna varılmıştır.
Bütün bu açıklamalara göre sanığın, salt "pişmanım" demesinin TCK. nun 59 ncu maddesinin uygulanmasını "talep" ettiği anlamına gelmediği, ayrıca olayın oluş tarzına göre de takdiri indirim nedenlerinin bulunmadığı, hükümde bu yönden bir takdir zaafının olmadığı sonucuna varıldığından,
353 Sayılı Kanunun 224 ncü maddesi uyarınca Başsavcılığın itirazının KABULÜNE,
Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 6.5.1998 gün ve 1998/289-288 sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
Yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA, 18.06.1998 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy