(353 S. K. m. 207)
Askeri Mahkeme ile Daire arasındaki anlaşmazlık, TCK. nun 419.maddesi uyarınca şahsi hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte uygulanması gereken ağır para cezasının uygulanmamış olması karşısında ve aleyhe de temyiz olmadığı dikkate alındığında, bu kanuna aykırılığın bozma sebebi yapılıp yapılmayacağı, sadece tenkitle yetinilerek onama kararı verilip verilemeyeceği konusudur.
Yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında TCK. nun 419. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulurken maddedeki ağır para cezasının uygulanmadığı, hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, Askeri Yargıtay 1 nci Dairesince yapılan inceleme sırasında TCK. nun 419 ncu maddesinde yazılı ağır para cezasına hükmedilmemiş olması kanuna aykırı bulunarak, müktesep hakka halel gelmemek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Askeri Mahkemenin de, Askeri Yargıtay kararlarından örnekler göstererek, bu kanuna aykırılığın bozma sebebi olamayacağı, tenkit edilerek onanması gerektiği görüşü ile ilk hükmünde direndiği görülmektedir.
353 sayılı kanunun 207 nci maddesinde;
Temyizin, Kural olarak hükmün kanuna aykırılığı sebebine dayandığı belirtildikten sonra hukuki bir kuralın uygulanmaması yahut yanlış uygulanmasının kanuna aykırılık olduğu belirtilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, sanık hakkında TCK. nun 4l9.maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulurken şahsi hürriyeti bağlayıcı cezadan başka maddede yer alan ağır para cezasına hükmedilmemiş olması kanuna aykırılık olarak kabul edilmelidir. Aleyhe temyiz bulunmamakla birlikte Askeri Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15.1.1969 gün ve 1969/1-2 sayılı kararında, hükme müessir olan hukuki bir kuralın uygulanmaması yahut yanlış uygulanmış olması halleri ile kanuna mutlak aykırılık teşkil eden hallerde aleyhe temyiz olmasa bile 227 maddede kabul edilen esas Dairesinde ve kazanılmış hak saklı tutulmak kayıt ve şartı ile hükmün bozulması gerektiğine karar verilmiş bulunmaktadır. Bu kararın 1600 sayılı Askeri Yargıtay Kanununun 32 nci maddesi uyarınca benzer olaylarda As. Yrg. Drl. Krl. ile Daireleri ve askeri mahkemeleri bağlayıcı olması sebebiyle, aleyhe temyiz olmasa da, sanık hakkında TCK. nun 419.md. si uyarınca hüküm kurulurken şahsi hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte ağır para cezasına hükmedilmemiş olmasının bozmayı gerektiren bir kanuna aykırılık olduğu, dolayısıyla bu kanuna aykırılığı bozma sebebi sayan Daire kararının isabetli olduğu sonucuna varıldığından, kanuna aykırı görülen direnme kararının bozulmasına oybirliği ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy