(765 S. K. m. 159) (1632 S. K. m. 95) (353 S. K. m. 11)
Dosya içeriğine ve delillere göre olay;
Gölcük Tersanesinde çalışan bir bayan işçinin aynı tersanede görevli Alb.B.S. tarafından azarlandığının, adı geçen işçinin bağlı olduğu sendika yönetimine bildirilmesi üzerine, Türk Harp-İş Sendikası Gölcük Şubesi Başkanı olan sanığın, 2.3.1998 günü Gölcük Anıtpark'ta tam metni dosyada bulunan "Basın Açıklaması" "Askeri İş Yerlerinde Baskılar, Demokratik olmayan Davranışlar ve Hak İhlalleri sürüyor" başlıklı bildiriyi tersane işçileri ve asker olmayan kişilerden oluşan topluluğun huzurunda okuması ve bildiride yer verdiği sözlerle As.C.K.nun 95/4 ncü maddesinde yazılı suçu işlediği iddiasından ibarettir. Sanığın söz konusu bildiriyi topluluk huzurunda okuduğu dosya kapsamı ile sabit olduğu gibi bu konuda bir anlaşmazlık da yoktur.
Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlık, suç vasfına, bunun doğal sonucu olarak da göreve ilişkin bulunmaktadır.
Askeri Savcı; sanığın eyleminin askeri mahkemenin görevine giren As. C.K.nun 95/4 ncü maddesinde yazılı "Astlık Üstlük münasebetlerini zedelemeye, komutanlara karşı güven hissini yok etmeye matuf olarak alenen tahkir ve tezyif edici fiil ve harekette bulunmak suçunu oluşturduğunu ileri sürerek temyize gelmiştir.
Ancak Daire; askeri mahkemenin, sanığın eyleminin TGK. nun 159 ncu maddesinde düzenlenen "Devletin askeri kuvvetlerini alenen tahkir ve tezyif etmek" suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle, yani suç vasfına bağlı olarak sanık hakkında vermiş olduğu görevsizlik kararını yasaya uygun bularak onamıştır.
Başsavcılık ise; sanığın eyleminin TCK. nun 155 nci maddesinde cezai müeyyide altına alınan ve askeri mahkemelerin görevine giren "Halkı Askerlikten Soğutmak" suçunu oluşturduğu görüş ve düşüncesindedir.
Askeri Mahkemelerin, asker olmayan kişilerin işledikleri suçlardan hangilerine bakacakları 353 S.K.nun 11 nci maddesinde suç adı ve bu suçlara ilişkin kanun ve madde numaraları gösterilmek suretiyle sınırlı bir şekilde belirtilmiştir.
TCK. nun 155 nci maddesinde düzenlenen Halkı Askerlikten Soğutmak suçu As. C.K. nun 58.maddesindeki atıf sebebiyle 11.maddenin (A) Bendinde yer aldığı gibi, As. C.K.nun 95.maddesi de aynı bentte askeri mahkemelerin bakacağı suçlar arasında gösterilmiştir. TCK. nun 159.maddesi ise Askeri mahkemelerin görev alanına girmemektedir.
Şu halde, asıl sorun "görev" sorunudur ve bunun çözümü suç vasfına göre öncelik taşımaktadır. Gerçekten de eylemi nitelendirmek yargılamayı yapan mahkemenin yetkisindedir (353 S.K.nun Md.165). Ancak sanığın asker kişi olmaması ve suçun "askeri mahal" sayılmayan bir yerde işlenmesi nedeniyle, görevli yargı yerinin belirlenmesi, eylemin nitelendirilmesine bağlı bulmaktadır. Bir başka ifadeyle eylem 353 S.K.nun 11 nci maddesinin (A) (B) ve (C) bentlerinde gösterilen suçlardan birisini oluşturuyorsa bu suça ilişkin davaya askeri mahkemede bakılacaktır; buna karşılık fiilin bu maddede sayılanlar dışında kalan bir suçu oluşturması söz konusu ise davaya adliye mahkemelerinde bakılması gerekecektir. Bu itibarla, öncelikle sanığın eyleminin askeri mahkemenin görevine giren suçlardan birini oluşturup oluşturmayacağı tartışılmıştır.
TCK. nun 155 nci maddesinde, halkı askerlikten soğutmak yolunda yayın ve telkinatta bulunmak cezalandırılmıştır.
Askerlikten maksat, TC. Anayasasının 72 nci maddesinde ifadesini bulan ve her Türk'ün hakkı ve ödevi olan vatan hizmetidir. Telkin ise, hedef alman kişilere doğru ya da yanlış bir fikrin, bir inancın aşılanması gayreti olarak tanımlanabilir. Dolayısıyla, bu suçun oluşması için, failin, halkı askerlik hizmetinden soğutmak maksadıyla hareket etmesi, askerlik yapmanın doğru ve gerekli olmadığı yolunda sözler sarf ederek veya yayında bulunarak askerlik hizmetini kötülemesi ve halkı bu şekilde yönlendirme çabası içine girmiş olması gereklidir. Bu nedenle askerlik hizmetinin işleyişi ile ilgili olan, fakat genel olarak askerlik hizmetinden kaçınılmasını telkin etmeyen söz ve yayınlar bu suçu oluşturmaz.
As. CK.nun 95/4 ncü maddesinde ise, astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlara karşı güven hissini yok etmeye yönelik alenen hakaret veya aşağılayıcı eylemler cezalandırılmıştır. Böylece TSK. nin esasını teşkil eden askeri disiplinin korunması amaçlanmıştır. Silahlı Kuvvetlerde disiplinin temini için, üst ve amirlere karşı, astların sevgi ve saygı ile güven duymaları gereklidir. Bu bakımdan bu maddede yazılı suçun oluşması için, tahkir ve tezyifin, söz konusu duygunun ortadan kaldırılması veya zedelenmesi amacına yönelik olması şarttır.
Sanık tarafından okunan bildiri bu açıdan incelendiğinde; Gerek TCK. nun 155 nci maddesinde gerek As.C.K.nun 95/4 ncü maddesinde düzenlenen suçların maddi unsurlarını taşımadığı görülmektedir.
Bildiride, Alb.B.S.'nın sendika üyesi bir bayan işçiye karşı davranışları eleştirilip kınanmakta ve buna izin verilmeyeceği ifade edildikten sonra, TSK. de işçi-işveren münasebetleri, TSK. nin demokrasi anlayışı, işçi memur ayırımı, TSK. nin askeri işyerlerindeki sendikaya yaklaşımı olumsuz olarak değerlendirilmekte ve nihayet Alb.B.S. adı geçen işçiye karşı davranışları nedeniyle uyarılmaktadır. Bildiri, bu mahiyeti itibariyle eleştiri sınırlarını aşmakta, TSK. lerinin demokrasi, işçi-işveren ilişkileri ve sendikalar açısından çağdaş olmadığı yolunda ifadeler içermekte bu niteliği itibariyle de tahkir ve tezyif edici bir nitelik taşımaktadır. Dolayısıyla, bu eylemin TCK. nun 159.maddesi kapsamında değerlendirilmesinde isabet görülmüş ve tavsife ilişkin olarak ileri sürülen diğer değerlendirme ve iddialar kabule değer bulunmamıştır.
Bu nedenle, eylemi bu biçimde niteleyerek ve bunun sonucu olarak Askeri Mahkemenin görevsizliğine karar veren yerel mahkemenin bu kararını onayan Daire kararında bir isabetsizlik görülmemiş ve Başsavcılığın itirazının reddine oybirliği ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy