(1632 S. K. m. 131)
Askeri Mahkemece, olayın sübutu "...Sanık J.Ütğm.B.T. 116 ncı J.Er Eğitim Alayı 1 nci Tabur 4 ncü Bl. K. vekili alarak görevli olduğu sırada, Dinar'da meydana gelen depremde zarar görenlere yardım toplanması ile ilgili olarak 1/116 ncı J. Er Eğt.Tb.K.lığının 27.10.1995 gün ve PER:4900-43-95/(2702) sayılı emrini 2.11.1995 tarihinde saat 14.00 de yapılan içtimada bölüğe tebliğ ettiği, o sırada bölükte görevli ve acemi eğitimi yapan erlere hitaben ve bu emre izafen Ekim 1995 maaşlarının topluca kesileceğini beyan edip, karşı çıkan olup olmadığını sorduğu, erlerden kimsenin sesini çıkartmaması üzerine sanığın paranın dağıtılmış gibi gösterilmesi için bölükte görevli J.Atğm.H.C.'e emir verdiği, verilen emir gereğince ve dosyada mevcut (D.49) bordrodan anlaşıldığı kadarıyla acemi eğitimi yapan 249 ere ait paranın hiç dağıtılmadan BI.K.nın uhdesinde kaldığı ve bölük komutanı olan sanığın uhdesinde kalan bu paranın 12.201.000.TL.olduğu, bunun yanında bölükte görevli kadro er, erbaşlarından ve subay ve astsubaylardan da para toplanmış olması gerektiği, ancak sanığın toplanan para ile ilgili olarak bir liste yada kaydın tutulmadığı, sanığın bilahare Dz.5 te bulunun senedi tanzim ederek ve bu senette sanki erlere istekli olup olmadıkları sorulmuş, istekli olanlardan bütün erlere maaşlarının dağıtımı yapılmış gibi göstererek ve sanki teslim ettiği 7.500.000.TL. toplanmış gibi beyanda bulunarak adı geçen senet karşılığı ve ilgili emri gereği 7.500.000.TL. nı J.Üçvş. A.Ba teslim ettiği, Astsb.A.B.'un Dz.167 de bulunan ifadesine ve Astsb M.G.'nın Dz.39, 169 ve 170 de bulunan ifadelerine göre de adı geçen senedi kendisinin tanzim ettirdiği, dolayısı ile sadece acemi erlerden 12.201. 000.TL. toplanmasına rağmen sanığın 7.500.000.TL nı teslim edip en azından 4.701.000.TL..nı uhdesinde tutup kendine mal edindiği anlaşılmıştır..." şeklinde kabul edilmiştir.
Dosyadaki deliller incelendiğinde; Mahkemenin kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, sadece tanık er S.D.'ın (Dz.226) bağışta bulunmak istemeyen on beş kadar kişinin çıktığını, sanığın da onlara kızıp küfür ederek oturttuğunu beyan ettiği, buna mukabil dinlenen bütün tanıkların bu bağış için eratın itirazda bulunmadıklarını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, eratın maaşlarını deprem felaketzedelerine serbest iradeleri ile bağışladıklarının kabul edilmesi gerekmektedir. Esasen, memurun kasıtlı hareketleri neticesinde tevdi meydana gelmişse ve diğer şartları da mevcutsa irtikap suçunun söz konusu olacağı açıktır. Bu nedenle, Başsavcılığın, paranın sanık tarafından yasal olmayan davranış yoluyla elde edildiği ve buna dayalı olarak suçun "Memuriyet Nüfuzunu Suiistimal" olarak nitelendirilmesi gerektiği hususundaki itiraz nedeni kabule değer görülmemiştir.
Ancak, eylemin zimmet veya emniyeti suiistimal suçlarından hangisini oluşturduğu ayrıca tartışılmıştır.
Askeri Mahkeme ve Daire kararlarında açıklandığı gibi sanık Bölük komutanı sıfatıyla erat maaşlarını dağıtmakla görevlidir. 257 Sayılı Er ve Erbaş Harçlıkları Kanununa istinaden çıkarılan "Er ve Erbaş Harçlıklarının Tevzi şekilleri, Takdir Mevzuu olan Miktarların Tayin ve Tespiti hakkında Yönetmelik" in 13 ncü maddesinde "Maaş mutemetlerince toptan alınan er ve erbaş harçlıkları, bordroyu tanzim eden birlik komutanı veya amirlerine bordro toplamı üzerinden teslim edilir ve (Ek 3) deki belge düzenlenir." denilmekte ve bunların dağıtım esasları gösterilmektedir. Dolayısıyla erat maaşları görevi nedeniyle sanığın uhdesinde bulunmaktadır. Sanık olayda, etlere dağıtmak zorunda olduğu bu paranın 7.500.000.TL. sın erlerin iradeleri doğrultusunda deprem felaketzedeleri için açılan hesaba yatırılmak üzere Astsb.A.B.'a teslim etmiş, ancak kalan kısmını mal edinmiştir. Bu durumda eylemin zimmet olarak nitelendirilmesi gerektiği Askeri Mahkemenin ve Dairenin kabullerinde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmış ve aksi düşünceye dayalı itirazın reddine karar verilmiştir. Bşk.Hak.Alb.M. AKSÜT ve üyelerden Hak.Alb. E.ESEROL, Hak. Alb. N. YÜCEL, Hak.Alb.V.ÖZENİRLER, Hak.Alb.F.DEMİRAĞ,Hak.Alb.A. N.ÖZLER ve Hak.Alb. V.PEKBAŞ eylemin emniyeti suiistimal suçunu oluşturduğu ve itirazın farklı gerekçe ile kabulü gerektiği düşüncesiyle karara karşı oy kullanmışlardır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy