(1632 S. K. m. 85)
Sanıkla mağdur Çavuş A.E.'nın hem rütbe oldukları, olay günü olan 22.10.1998 günü Çvş.A.K.'nın nöbetçi çavuşu olup, nöbetçi çavuşluğu hizmetinin 24 saat esası üzerine düzenlendiği ve saat 09.00 dan ertesi gün 09.00'a kadar sürdüğü, İç Hizmet Yönetmeliğinin 399 ncu maddesi uyarınca nöbetçi çavuşunun günlük hizmet cetveline göre hizmetlerin ve alınan emirlerin vaktinde ve noksansız yapılmasını takip etmek görevi olduğu, bu görevin gereği olarak da 22.10.1998 günü saat 06.30 sularında koğuşa gelerek erlerin kalkmasını istediği, koğuştan çıkıp traş olup yeniden saat 06.55 sularında koğuşa gelerek kalkın şeklinde bağırdığı, yatağında yatmakta olan sanık Çvş.İ.K.nın nöbetçi çavuşuna hitaben "ne bağırıyorsun a.....k....piçi" şeklinde küfür ettiği sanığın inkarı hilafına yeminli dinlenen tanık anlatımları ile sabit olup eylemin sübutunda Daire ile Başsavcılık arasında anlaşmazlık bulunmamakla beraber eylemin As.C.K.nun 85/1 nci maddesindeki 2 nci cümlenin (hizmete müteallik bir muameleden dolayı) mı yoksa birinci cümlesinin uygulanması gerektiği konusunda anlaşmazlık bulunmaktadır. Bölük nöbetçi çavuşluğu As. C.K.nun 15 ve 106 ncı maddeleri kapsamında kabul edilen bir nöbet hizmeti değildir. TSK. İç Hizmet Yönetmeliğinin 399 ncu maddesinde:
Nöbetçi Çavuşluğu bölükte mevcut Çavuş veya liyakatli Onbaşılar arasında tutulacağı belirtilip, 7 madde halinde nöbetçi çavuşunun görevleri açıklanmış bulunmaktadır. Bu görevlerin birinci maddesinde günlük hizmet cetveline göre hizmetlerin ve alınan emirlerin vaktinde ve noksansız yapılmasını takip ve nöbetçi onbaşılarının vazifelerine nezaret olarak gösterilmiştir. Olayımızda çavuş A.E.'nın İç Hizmet Yönetmeliğinin 399/1 nci maddesi uyarınca aynı rütbede bulunan sanık çavuşun amiri sıfatını kazanmış bulunması, o gün kendisine verilen "bölük nöbetçi çavuşluğu" hizmeti ve bu hizmetin kazandırdığı "bölük nöbetçi çavuşu" sıfatından dolayıdır. Bu hükümler, bu hizmet nedeniyle onu eşidi rütbedeki çavuşlara karşı "amir" konumuna getirmiştir ve onlara karşı korunmuştur. Bu bakımdan Nöbetçi Çavuşunun ifa ettiği bu görev sırasında 2 nci defa (hizmete müteallik işlemlerle ilgili olarak) kanunun korunmasından istifade etmesi kanunun amacına uygun düşmemektedir.
Mahkemenin gerekçeli hükmünde dile getirilen Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 2 kararı da TSK. İç Hizmet Yönetmeliğinin 399/1 nci maddesinde bölük nöbetçi çavuşuna verilen görevleri yapabilmesi için görev gereği yetkilerini kullandığı hallerde diğer kıta çavuşlarının amiri sayılmasına ilişkin olup aynı biçimde değerlendirmeleri içermektedir.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle mahal mahkemesi hükmünü suç vasfından bozan Askeri Yargıtay 4.Dairesinin kararı isabetli bulunmuş ve bu nedenle Başsavcılığın itirazı oybirliği ile reddedilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy