(765 S. K. m. 159)
Sübutunda kuşku bulunmayan olayda Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlık, eylemin suç teşkil edip etmediğine ilişkin olduğundan bu çerçevede yapılan incelemede, öncelikle vurgulanması gereken husus, mektup, makale v.s.gibi yazılı metinlerde hakaret, sövme, tahkir ve tezyif gibi unsurların bulunup bulunmadığı değerlendirilirken, bunlarda belli bir kişiye yönelik değer yargısı yoksa yazarının suç kastı ile hareket edip etmediğinin belirlenebilmesi için, metnin bütününün değerlendirilmesi gerektiğidir.
Dava konusu mektupta yer alan bazı sözcükler ve ibareler seçilerek ve bütünden soyutlanarak ele alındığında, atılı suçun veya en azından As. C.K.nun 85 nci maddesinde tanımlanan üste hakaret suçunun oluşacağı kabul edilebilirse de, mektup bir bütün olarak ele alınıp değerlendirildiğinde sanığın gerek T.S.K.ni gerek askerlik hizmetini yaptığı birlikte görevli amir ve üstlerini hedef almadığı açık bir şekilde anlaşılmaktadır.
Daire ilamında da isabetli olarak belirtildiği gibi; sanık, bu mektupla arkadaşına kendi ifadesiyle hava atmak ve ne kadar rahat bir ortamda askerlik yaptığını ifade etmek istemektedir. O kadar ki asker ocağında oruç tutmayı bırakmış ve içkiye düşmüştür. Ayrıca, kendisi dahil, erbaş ve erlerin büyük çoğunluğunun kız arkadaşları ve onlarla ileri derecede ilişkileri bulunmaktadır. Ancak, sanığın aşamalıdaki ifadelerinde bunların gerçeği yansıtmadığını ifade ettiği görülmektedir. Esasen, yazılanların ne kadar abartılı olduğu mektup okunduğunda açıkça anlaşılmaktadır.
T.C.K.nun 159 ncu maddesindeki suçun oluşabilmesi için; Türklüğün, Cumhuriyetin, Büyük Millet Meclisinin, Hükümetin Manevi Şahsiyetinin, Bakanlıkların, Devletin Askeri veya Emniyet Muhafaza Kuvvetlerinin veya Adliyenin Manevi Şahsiyetinin alenen tahkir ve tezyif edilmesi ve failin bu eylemini, anılan maddede bahse konu edilen hukuki varlıkları bilerek ve isteyerek ve alenen tahkir ve tezyif etmek özel kastı ile gerçekleştirmiş bulunması gerekmektedir.
Bu nedenle, mektubun üçüncü sayfasında "Murat şu anasını s.k.ettiğimin asker ocağında çektiğim, düşündüğüm, gördüğüm, yaşadığım şeyler beni çok yıprattı...sivilde yemediğim b...ı asker ocağında yaptım...amcaoğlu burası asker ocağından hariç her b...a benziyor, çoğu o...çocuğu, emmioğlu daha benim 260 günüm var, taa anasını s.k.edeyim ben böyle işin" şeklindeki ibarelerin T.S.K.ni tahkir ve tezyif amacıyla yazılmadığını, "çoğu orospu çocuğu" biçimindeki hakaret içeren sözlerin, hiçbirisini tınlamadığını ifade ettiği alt-üst devre tertiplere ve bunlardan yalakalık yapanlara yönelik olduğunu, her hangi bir üstünü veya amirini hedef almadığını kabul eden Daire kararında isabetsizlik görülmemiştir. Bu kabul sonucuna göre; eylemin adiyen hakaret suçunu oluşturabileceği hatıra gelebilirse de, şikayete tabi olan bu suçun muhatabının da belli olmaması nedeniyle, sanığın eyleminin, küfürbaz kişiliğini yansıtan ve disiplin tecavüzünden öteye geçmeyen nitelikte olduğu sonucuna varılmış ve Başsavcılığın itirazı kabule değer görülmeyerek oybirliği ile reddedilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy