(1632 S. K. m. 87)
Sımak Çakırsöğüt J.Komd.Tug.Kh ve Servis bölük komutanınca hazırlanıp bölük astsubayının da bulunduğu halde sanığa tebliğ edilen 45 maddeden oluşan emrin 44 ncü maddesinde, sarhoşluk veren alkollü içki, bira, hap, bali gibi şeylerin kullanılmasının yasaklandığı, 4.7.1997 günü saat 22.45 sularında yapılan kontrolde alkol kullandığının tutanakla tespit edildiği, aynı gün saat 23.15 de doktor tarafından yapılan muayenesinde ağzında nefesinde alkol tespit edildiği, sanığın da alkol aldığını itiraf ettiği bu suretle eylemin sübutunda bir kuşkunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlığın, Bölük Komutanı Ütğm.A.A. ile Bölük Astsubayı Başçavuş Ş.T. tarafından sanığa tebliğ edilen 45 maddeden oluşan emrin 44 ncü sırasındaki sarhoşluk veren alkollü içki, bira, hap, bali gibi şeylerin kullanılmasının yasaklandığına dair maddenin askeri hizmete ilişkin olup olmadığı ve ayrıca bu emrin olay tarihi olan 4.7.1997 tarihinden önce sanığa tebliğ edilip edilmediğine ilişkin bulunduğu belirlenmektedir.
Dairece, verilen emir askeri hizmete ilişkin bulunmadığından As. C.K.nun 87 nci maddesinde belirtilen suçun oluşamayacağı, 45 maddeden oluşan emrin sanığa olaydan önce tebliğ edildiğine dair cevaba da itibar edilemeyeceği görüşüne varılmasına karşın, Başsavcılıkça ise; 45 maddelik emrin tamamının kışla içindeki hizmet ve yaşantı ile ilgili olduğundan askeri hizmete ilişkin bulunduğunda kuşku bulunmadığı, bu amaçla gerekli görülen tüm hususların birleştirilmesi suretiyle sanığa birliğe katıldığı tarihte tebliğ edildiği görüşüne ulaşıldığı anlaşılmaktadır.
Anlaşmazlığın çözümlenmesi amacıyla yapılan incelemede; Her ne kadar 477 Sayılı Kanunun 58 nci maddesinde, Resmi üniforma ile...girenler veya sarhoşluğu gizlenmeyecek derecede olanlar...cezası ile cezalandırılırlar hükmü yer almakta ise de; Bu hükmün üniforma ile gizlenmeyecek derecede sarhoş olmayı müeyyideye bağladığında ve amacın üniformanın korunmasına ilişkin bulunduğunda kuşku yoktur. Somut olayda ise, verilen emrin tamamen kışla içerisindeki hizmet ve yaşantı ile ilgili olduğunda ve 477 Sayılı Kanunun 58. maddesi ile ilgisi bulunmadığı açıktır. İç Hizmet Kanununun 17. maddesine göre amir, maiyetinin ahlaki, ruhi ve bedeni hallerini daima nezaret ve himaye altında bulundurmakla görevlidir. Bu görevin gereği olarak birlik komutanının birliğini alkolün menfi etkilerinden uzak tutmak, daima göreve hazır vaziyette bulundurabilmek amacıyla yasalarda düzenlenmemiş bir konuda düzenleme yapabileceği de tabidir. Bu amaçla verilen emirlerinde askeri hizmete ilişkin olduğunda kuşku yoktur. Dolayısıyla Bu emirlere aykırı davranış da emre itaatsizlikte ısrar suçuna vücut verecektir. Dava konusu olayda da sanığa tebliğ edilen emir askeri hizmete ilişkin olup 4.7.1997 tarihinde sanığın sarhoşluk sonucunu meydana getireceğinde kuşku bulunmayan votka içtiği hususu sabit olup bu eyleminin de As. C.K.nun 87/1 nci maddesinde müeyyideye bağlanmış olan emre itaatsizlikte ısrar suçuna sebebiyet vermektedir.
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 4.12.1997 gün ve 1997/157-158, 7.1.1999 gün ve 1999/20-5, 1 nci Dairenin 11.6.1997 gün ve 1997/426-425 sayılı kararları da bu doğrultuda bulunmaktadır.
Keza Sanığın 24.2.1997 tarihinde As. Şubesinden sevk edildiği ve temel eğitim süresi dikkate alındığında 1997 yılı Nisan ayı sonu veya Mayıs ayı başlarında yeni birliğine katıldığı, açık olup 45 maddelik emrin 10.5.1997 tarihinde sanığa tebliğ edildiğine dair 31.3.1998 tarihli cevabi yazınında zaman sürecine aykırı bulunmadığı gibi bu resmi yazının mevcudiyeti karşısında itibar edilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından Başsavcılık itirazının oyçokluğu ile kabulü cihetine gidilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy