(1632 S. K. m. 66)
59.Top. Er Eğitim Tugay K.lığında acemi eğitimini yapan ve 29.12.1997 tarihinden itibaren on gün dağıtım iznine gönderilecek olan sanığın, 29.12.1997 tarihinde izin belgesini alarak Er Eğt.Merkezinden ayrılması ve izin süresi sonunda tertip edildiği 5.Zrh.Tug.K.lığına katılması gerekirken, 28.12.1997 tarihinde izin almaksızın acemi eğitim merkezini terk ettiği ve 12.1.1998 günü dağıtım olduğu yeni birliğini öğrenmek üzere Konya Merkez K.lığına müracaat ettiği, bu komutanlıkça temel eğitimini yaptığı 59.Er Eğitim Tugay K.lığı ile görüşme yapılıp bir gün yol süresi tanınmak suretiyle dağıtım olduğu 5.Zrh.Tug.K.lığına katılması gerektiği açıklanarak serbestçe sevk edildiği; 13.1.1998 günü kendiliğinden bu komutanlığa katılan ancak bir saat sonra birliğini terk eden sanığın, bu defa 25.1.1998 tarihinde kendiliğinden İstanbul Şehremini Polis Karakoluna teslim olduğu dosyada mevcut belgelerin incelenmesinden anlaşılmakta ve maddi vakıanın cereyan şeklinde Daire ile Başsavcılık arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Daire ile Başsavcılık arasında iki noktada anlaşmazlık mevcuttur.
Birinci anlaşmazlık konusunu; 29.12.1997 tarihinde dağıtım iznine çıkacak olan sanığın, 28.12.1997 günü izin belgesini almadan birliğinden ayrılmasında firar kastının mevcut olup olmadığı teşkil etmektedir.
Bu yönden, Daire asker kişilerin izin belgesini almadan birliği terk etmeleri halinde eylemlerinin firar suçunu oluşturacağı görüşünde olup, Başsavcılık ise, ertesi günü dağıtım iznine gidecek olan sanığın bir kaç saat önce birliği terk etmesinde firar kastının olmadığı görüşündedir.
Yapılan müzakereler sonunda;
Asker kişilerin birliklerinden amirlerince hazırlanıp imzalanan ve bu suretle resmiyet kazanan izin belgesinin kendisine verilmesi ile ayrılabilecekleri, aksi halde birlik ve kurumlarda hizmetin aksayabileceği ve askeri disiplinin büyük ölçüde bozulabileceği, asker kişinin izinli gideceğini şifahen öğrense dahi resmi izin belgesi alınmadan birliği terk etmesinin firar suçunu oluşturacağı kuşkusuz olup, As. Yrg.2.Dairesinin 4.3 1964 gün ve 1964/278-276 sayılı kararı da aynı doğrultudadır.
Hizmetin gerektirdiği durumların veya beklenilmeyen hallerin ortaya çıkması halinde, önceden izin belgesi düzenlenmiş olsa dahi izin vermeye yetkili amir tarafından izin belgesi düzenlenmiş, olan asker kişinin izninin iptal edilebileceği göz önüne alındığında; 29.12.1997 tarihinden itibaren on günlük dağıtım izni belgesi düzenlenmiş, olması, sanığın birliğinden izinsiz olarak ayrılmasını haklı kılmayacağı gibi, başlangıçta mevcut olan firar kastını da ortadan kaldırmamaktadır.
Bu itibarla sanığın 28.12.1997 tarihinde izinsiz olarak birliğinden ayrılmasının firar suçunu oluşturacağına ilişkin Daire kararı ve gerekçesi yerinde bulunduğundan Başsavcılığın bu konuya yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.
Daire ile Başsavcılık arasındaki ikinci anlaşmazlık konusunu; 13.1.1998 tarihinde birliğine katılan ve bir saat sonra yeniden izin almadan ayrıldıktan sonra 25.1.1998 tarihinde polis karakoluna teslim olan sanığın, 13.1.1998 tarihinde yaptığı katılışın, 28.12.1997 tarihinde başlayan firar eyleminde temadiyi kesen bir olgu olup olmadığı ve dolayısıyla 13.1.1998 tarihinde birliğine katılıp bir saat sonra yeniden ayrılmasının ikinci ve ayrı bir firar suçuna vücut verip vermeyeceği teşkil etmektedir.
28.12.1997 günü izinsiz olarak birliğinden ayrılan sanığın, 13.1.1998 günü öğle saatlerinde kendiliğinden birliğine katıldığı anlaşılmakta ise de, birlik komutanlığınca katılışına dair bir tutanak tutulmadığı, keza kazan defterine kayıt gibi başka her hangi resmi bir işlem de yapılmadığı görülmekte ve esasen (Dz.9) daki ifade tutanağında yer alan "bir saat sonra neden birliğinden ayrıldığına" ilişkin soru dışında 13.1.1998 tarihinde katılmasından ne kadar sonra yeniden birliğinden ayrıldığı hususunda dava dosyası içerisinde kesin bir bilgi ve belge de bulunmamaktadır.
Bu itibarla; 28.12.1997 tarihinde birliğini izinsiz terk eden ve 13.1.1998 tarihinde yeni birliğine katılıp hakkında resmi herhangi bir işlem yapılmadan aynı gün tekrar izinsiz olarak birliğinden ayrılan sanığın, birliğinde kısa bir süre kalmasını dehalet saymayan ve birliğine katıldığı 13.1.1998 günü yeniden birliğinden ayrılmasını ilk firarındaki kastının devamı niteliğinde görerek sanığın eyleminin 28.12.1997 ile 25.1.1998 tarihleri arasında işlenmiş tek bir firar suçunun oluşturduğunu kabul eden Daire kararı ve gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından Başsavcılığın aksi yöndeki itirazının reddine oyçokluğu ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy