(353 S. K. m. 149)
Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 12.8.1998 tarih ve 1998/541-37 sayılı kararı ile Sanığın sabit görülen 21.11.1997-16.2.1998 tarihleri arasındaki bakaya suçundan dolayı As. CK. nun 63/1-A, TCK.59 ve 647 sayılı Yasanın 4/1 nci maddeleri uyarınca verilen 375.000 TL. Ağır Para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün;
Askeri Yargıtay 5 nci Dairesinin 7.10.1998 tarih ve 1998/612-604 sayılı ilamı ile "...Yargılamanın temyiz safhasını kapsayan bir bütünlük arz etmesi ve bir delilin veya ispat olunacak bir vakıanın geç irat edilmesinin reddini gerektirmeyeceğine ilişkin olan 353 Sayılı Yasanın 149/1. Maddesindeki amir hüküm karşısında, sanığın temyiz aşamasında ibraz ettiği, Kemalpaşa Merkez 2 No.lu Sağlık Ocağı Tabipliğince verilmiş ve On Günlük istirahatı Öngören 17.11.1997 Tarihli raporun gerçek olması halinde, müsned suç mazeret unsuru yönünden oluşmayacağı cihetle, temyiz dilekçesi ekinde ibraz olunan söz konusu raporun doğruluk derecesinin araştırılarak, sonucuna göre hükme varılması bakımından, hükmün noksan soruşturma yönünden bozulması gerekmiştir...' şeklindeki gerekçe ile oyçokluğu ile konulması üzerine,
Donanma K.lığı Askeri Mahkemesinin 26.2.1999 tarih ve 1999/304-73 sayılı kararı ile;
"...353 Sayılı Yasanın I49.maddesi gereğince geç irat edildiği halde reddedilemeyecek olan delilini sanık tarafından varlığı bilinmediği için ya da varlığı bilinmekle birlikte bir engel nedeniyle hüküm mahkemesine sunulamayan delil olduğu, ifadelerinde istirahat raporunun şevkini sağlatamaması için özür olarak kabul edileceğini bildiğini ortaya koyan, ancak 17.11.1997 tarihli istirahat raporunu sunmak bir yana rahatsız olduğundan bile söz etmeyen sanığın var olan delili bir engel nedeniyle geç irat ettiğinin söylenemeyeceği, Temyiz dilekçesinde kendisinin de belirttiği gibi sadece TEMMUZ 1997 celbi için mazeretinin olması gerektiğini KASIM 1997 yedek subay celbi ile ilgili de mazeret bildirmesi gerektiğini öğrendiği ve sonradan temin ettiği gerçeği yansıtmayan istirahat raporunu sunduğu " gerekçesi ile bozmaya uyulmamış ve eski hükümde direnilerek sanığın As. CK. nun 63/1-A. TCK. nun 59/2 ve 647 Sayın Kanunun 4/1 maddeleri gerekince 375.000-TL ağır para cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Direnme hükmünün Askeri Savcı ve Sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Başsavcılığın bozma görüşüyle Daireler Kuruluna intikal eden davada Daire ile Askeri Mahkeme arasındaki anlaşmazlık; sanık tarafından ilk defa temyiz aşamasında ibraz, edilen delilin, geç irat edilmiş ve reddedilmesi olanaksız bir delil niteliğinde olup olmadığına ilişkin bulunmaktadır. Bu nedenle direnme hükmü öncelikle bu yönden incelenmelidir.
Dosya kapsamımı göre; sanık hakkında 21.11.1997-16.2.1998 tarihleri arasında, bakaya kaldığı kabul edilerek mahkûmiyet, hükmü tesis edildiği ve sanığın bu mahkûmiyet hükmünü temyiz ederken temyiz layihası ekinde 17.11.1997 tarihli ve (10) gün istirahat içeren bir rapor ibraz ettiği ve rahatsızlığı nedeniyle celbe icabet edemediğini beyan ettiği görülmektedir.
İlk defa temyiz aşamasında ibraz edilen bu raporun, bir araştırma yapılmadan ve gerçeği yansıtmadığını kanıtlayabilecek objektif bir delil veya bilimsel nitelikte bir değerlendirme dosyada da mevcut olmadığından sanığın aşmalardaki ifadelerine dayanılarak yapılan böyle bir değerlendirmenin hukuki olmadığı acıktır. Özellikle, resmi kurumlardan alınmış ve usulü işlemlerinde bir noksanlık veya tahrifat bulunmayan raporların aksi sabit oluncaya kadar geçerli kabul edilmesinde zorunluluk vardır. 353 Sayılı Kanunun 149.maddesindeki hükmün, vazediliş amacı da bu araştırmayı gerekli kılmaktadır.
Bu nedenlerle, Kemalpaşa Merkez 2 No.lu Sağlık Ocağı Tabipliğince verilmiş ve (10) gün istirahat içermesi nedeniyle sanığın sevk döneminde mazeretini kanıtlayıcı nitelikte bulunan 17.11.1997 tarihli raporun, anılan sağlık ocağı kayıtları da incelenmek suretiyle gerçeği yansıtıp yansıtmadığının araştırılması ve elde edilecek sonuca göre hükme varılması gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi yasaya aykırı görülmüş ve hükmün esası incelenmeksizin bozulmasına oybirliği ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy