(1632 S. K. m. 91)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler kurulunda çözümlenmesi gereken uyuşmazlık sanığa müsned suçun manevi unsuru itibari ile oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Rize İl merkez Cezaevi Karakol K.nı tarafından mesai saatleri içerisinde erlerin telefon ile görüşmelerinin yasaklandığı, mesai saatleri dışında ise nöbetçi astsubaydan izin alınarak, azami 5 dakika görüşme yapılmasına izin verildiği. Karakol K.nı Yardımcısı olarak görevli astsubay Murat KARAGÖL'ün 14.04.1998 günü aynı zamanda nöbetçi astsubayı olduğu, sanık er M.A.'un daha önce telefon görüşmeleri yüzünden bazı arkadaşları ile tartıştığından nöbetçi Astsb. ın acil olanlar hariç erlerin telefonla görüşmesine izin vermediği, olay günü sanık er'in saat 18.30 sularında karakol bahçesine gelerek orada oturmakta olan nöbetçi astsubayından telefonla konuşmak için istediği, nöbetçi astsubayının sanık ere niçin konuşmak istediğini sorup bir sorunu var ise
Nöbetçi Astsubayı olarak kendisinin halledebileceğini, edemez ise durumu ilçe J.K.na ileteceğini söylediği, sanık erin ısrarla bizzat kendisinin ilçe J.K.nı ile konuşmak istediğini söylediği, nöbetçi astsubayında ısrarla ne sorunu olduğunu sorması üzerine sanık er' in nöbetçi astsubayının İlçe J.K.na kendisini şikâyet edeceğini, telefonla görüşmesine kimsenin karışamayacağını söylediği, sanık er ile nöbetçi astsubay arasında bu nedenle tartışma çıktığı, tanışma sırasında Nöbetçi astsubayının sanık er'e verdiği cevap nedeni ile tokatla vurduğu, bunun üzerine sanık Er'in de nöbetçi astsubayının yakasından tutup ittirdiği şeklinde cereyan ettiği iddia ve kabul edilen olayla ilgili olarak mahalli mahkemece sanık Er'in sabit görülen nöbetçi astsubayı yakasından tutup ittirmesi fiili üste fiilen taarruz suçu olarak nitelenerek mahkûmiyetine karar verimli, sanığın temyizi üzerine hüküm 5.Dairece sanık er'de üste fiilen taarruz kastı olmadığı, Suçun manevi unsuru itibari ile oluşmadığı belirtilerek esastan bozulmuş, bozma kararına Başsavcılıkça itiraz edilmiştir.
Yapılan İncelemede:
Dosyadaki delillerden dava konusu olayın yukarıda açıklandığı şekilde cereyan ettiği, sanık erin nöbetçi astsubayından ısrarla İlçe J.K.nı ile telefonla görüşmek için izin istemesi nöbetçi astsubayının da sanığa kendisinin yardımcı olacağını, olamaz ise İlçe J.K.nı ile konuşmasına izin vereceği şeklinde cevap vermesine rağmen sanık erin nöbetçi astsubayına sorununu ve İlçe J.K.nı ile konuşacağı konuyu söylemediğini, nöbetçi astsubayının ısrarla sorulan karşısında o'na "İlçe J.K.nına sizi şikayet edeceğim" dediği, nöbetçi astsubayının da bu cevaba kızarak sanık er'e bir tokat attığı, er'inde nöbetçi astsubayının yakasından tutarak ittirdiği anlaşılmaktadır. Dairece olayın cereyanı bu şekilde kabul edilmiş, ancak sanık Er'in bu hareketi (Astsubayın yakasından tutup ittirme hareketini) astsubayın kendisini daha fazla dövmesini engellemek, olayın daha fazla büyümesini önlemek amacı ile yaptığı, suç işleme kastı ile yapmadığı şeklinde yorumlanmış ve sonuca gidilmiş ise de;
Nöbetçi astsubayının sanık er'in verdiği cevaba karşılık ona sadece bir tokat altığı, tokat atmaya devam etmek veya ere başka şekilde vurmak, gibi bir kasıt ve düşüncesinin, devam eden herhangi bir fiil ve hareketinin olmadığı, buna rağmen sanık erin ilk tokattan sonra astsubayı yakasından tuttuğu ve yakasından tutmuş vaziyette Astsubayı bir süre ittirdiği, anlaşıldığından sanık er' in bu şekilde gerçekleşen eyleminin savunma içgüdüsü ile yapılmış, kendisinin daha fazla dövülmesini ve olayın daha fazla büyümesini engellemeye yönelik, suç işleme kastına dayanmayan ve suç teşkil etmeyen hareket olarak kabul ve değerlendirilmesi isabetli görülmemiş, sanığa müsned suçun bütün unsurları itibarı ile oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle Başsavcılığın itirazının kabulü ile 5 ncı Dairenin esastan bozmaya ilişkin kararının oyçokluğu ile kaldırılmasına, incelemeye devam edilmek üzere dosyanın anılan daireye iadesine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy