(1632 S. K. m. 63)
Daire ile Başsavcılık arasında meydana gelen ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, yoklama kaçağı olan sanığın mevcuden yaptırılan son yoklamasından sonra Eğitim Birliğine iki kez sevk edilmiş olması nedeniyle, ilkinde Eğitim Birliğine hiç katılmamak; ikincisinde ise gecikerek katılmak şeklindeki eylemlerinin tek bir suça mı? vücut vereceği, yoksa iki ayrı suçu mu oluşturacağına ilişkindir.
Öncelikle, sanığın As. C.K. nun 63/1-A maddesinde düzenlenen Yoklama Kaçağı Kalmak suçunu işlemesinden sonra Askerlik Şubesince sevk edildiği Eğitim Birliğine katılmaması veya geç katılması şeklindeki eylemlerinin As. C.K. nun 63/1-B maddesi kapsamında olan sevkten sonra yoldan savuşmak suçu olarak değerlendirilmesi gerektiğine yönelik Daire kararının isabetli olduğuna değinildikten sonra, sanığın Eğitim Birliğine katılmak üzere Askerlik Şubesinden sevk edilmesinden sonra 16.1.1997-19.3.1997 ve 22.3.1997-27.3.1997 tarihleri arasında işlediği eylemlerinin tek suça mı? yoksa iki ayrı suça mı? vücut verdiği konusuna gelince;
Her ne kadar Dairece, sanığın 14.1.1997 tarihinde (1) gün yol süresi tanınarak sevk edildiği Eğitim Birliğine katılmayıp 19.3.1997 tarihinde yakalanması üzerine yeniden Eğitim Birliğine sevk edilmesi olgusunun temadiyi kesmediği kabul edilerek, eylemin 16.1.1997 tarihinde başlayıp, sanığın Eğitim Birliğine geç katıldığı 27.3.1997 tarihinde sona eren tek bir "Yoldan Savuşmak" suçuna vücut verdiği kabul edilmiş ise de; bu kabul isabetli bulunmamıştır.
Zira; Bakaya, Gev İltihak Suretiyle Bakaya ve Kıtaya Sevkten Sonra Yoldan Savuşmak suçlarının, Firar ve İzin Tecavüzü suçları gibi "Mütemadi Suç" niteliğinde olduğu, bu suçlarda temadinin herhangi bir resmi makama başvurup katılmakla veya yakalanmakla sona erdiği kuskusuzdur. Sanık 14.1.1997 tarihli sevkten sonra işlediği yoldan savuşmak suçundan dolayı 19.3.1997 tarihinde yakalanmakla temadi kesilmiş ve birinci Yoldan Savuşmak suçu tamamlanmıştır. Eğitim Birliğine sevk için hakkında bir takım işlemler yapıldıkları sonra 20.3.1997 tarihinde tekrar serbest olarak Eğitim Birliğine sevk edilmiş, ancak sanık Birliğine zamanında gitmemekle ikinci kez As. C.K. nun 63/1-B maddesinde yazılı Yoldan Savuşma suçunu işlemiştir. Sanığın bu durumu, firar suçundan yakalanıp birliğine teslim edildikten sonra, ertesi günü birliğinden tekrar firar eden kişinin durumundan farksızdır.
Tüm uygulamalar ve Askeri Yargıtay İçtihatları da bu yöndedir. (Özellikle işbu dava konusuyla aynı olan Askeri Yargıtay 1 nci Dairesinin 5.7.1995 tarih ve 1995/481-480 ve 4 ncü Dairenin 28.6.1994 tarih ve 1994-358-357 sayılı içtihatları). Aksi halin kabulü mütemadi suçun niteliğine ve özelliklerine aykırı olacağı gibi temadiyi kesen olgunun tespiti konusu, sanığın (hiç bir zaman kesin olarak saptanması mümkün bulunmayan) iradesine bağlı ve varsayıma dayalı olur ki bu durum içinden çıkılmaz karışıklıklara, keyfiliklere ve adaletsizliklere yol açacaktır. Gerçekten, aynı şekilde yoklama kaçağı veya bakaya durumunda olup da, yakalandıktan sonra sevk edildiği Eğitim Birliğine gecikerek katılanlar ile katılmayıp tekrar kaçan ve ikinci kez yakalandıktan sonra sevk edildiği eğitim birliğine gecikerek katılanın, suç ve ceza yönünden aynı komanda olduklarının ve dolayısıyla tek bir suç işlediklerinin kabulü ile aynı şekilde cezalandırılmaları kabul edilemez.
Somut olayda, sanık 14.1.1997 tarihinde sevk edildiği eğirim Birliğine tanınan (1) günlük yol süresi itibariyle en geç 16.1.1997 tarihinde katılması gerekirken yoldan savuşup 19.3.1997 tarihinde yakalanmakla temadi sona ermiş ve dolayısıyla 16.1.1997-19.3.1997 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren "yoklama kaçaklığından yakalanıp da sevkten sonra Yoldan Savulmak suçunu (As. C.K. nun 63/l-B) işlemiştir.
Sanık, oluşan bu suçlan bir gün sonra (20.3.1997 tarihinde) (1) gön yol süresi tanınarak sevk edildiği Eğitim Birliğine 22.3.1997 tarihinde katılması gerekirken, yenilenen ikinci bir suç kastı ile hareket ederek, Eğitim Birliğine zamanında gitmeyip 27.3.1997 tarihinde kendiliğinden katılmakla, As. C.K. nun 66/1-B maddesi kapsamındaki suçu ikinci kez işlemiştir.
Bu nedenle sanığın söz konusu iki ayrı suçunu, tek suç olarak değerlendiren Daire kararının kaldırılmasına oyçokluğu ile karar verilmiştir.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy