(1632 S. K. m. 66)
11.3.1997 tarihinde (20) gün izin alarak kıtasından ayrılan sanığın, Çanakkale-Niğde arası gidiş dönüş dört günlük yol süresi nazara alındığında 4.4.1997 tarihinde birliğine katılması gerekirken 1.5.1997 tarihin de katıldığı, sorgu ve savunmalarında izninin sonunda hastalandığını ve yola çıkamayacak durumda olduğunu, iyileşmeyince acilen Niğde Devlet Hastanesine yatırılıp tedavi edildiğini beyan ettiği, Niğde Devlet Hastanesi Baştabipliğinin (Dz.3 ve 37) deki yazılarında adı geçenin 10.4.1997 tarihinde "psikotik depresyon" tanısı ile yatırılıp, ayaktan tedavi ve kontrolüne devam edildiğinin bildirildiği, kıtasına katıldığında rahatsızlığının devam etmesi nedeniyle sevk edildiği Gelibolu Askeri Hastanesinde 9.5.1997-22.5.1997 tarihleri arasında yatırılarak tedavi edildiği ve "Reaktif Anksiyete Reaksiyonu" tanısı ile (1,5) ay hava değişimi verildiği (Dz.39), daha sonra Askerlik Şubesi Başkanlığı tarafından sevk edildiği GATA da 23.7.1997-1.8.1997 tarihleri arasında yatırılarak tedavi edildiği ve "Anksiyete Bozukluğu" tanısı ile (1.5) ay hava değimimi verildiği (Dz.44) Ankara Mevki Hastanesi Sağlık Kurulunun 26.1.1993 tarih ve (290) sayılı raporu ile "Geçirilmiş Depreşif Bozukluk" tanısı ile Askerliğe elverişli (Dz.64) ve bu hastalığın TCK. nun 47 nci maddesinden yararlanmasını gerektirecek nitelikte olduğuna (Dz.73) karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
As.C.K. nun bazı maddelerinde (örneğin 63,65) ve izin tecavüzü suçunu düzenleyen 66/1-b maddesinde "mazeret" unsuruna yer verilmiş olduğundan, öncelikle sanığın bu rahatsızlığının atılı suçun sübutu açısından mazeret olarak kabul edilip edilemeyeceği incelenmelidir.
Kanunda mazeretin kapsamı belirlenmediğinden, bunun takdiri, makul ve mantıki nedenlere dayandırılması kaydıyla mahkemelere aittir. Bu çerçevede somut olay incelendiğinde; sanığın izinde iken başlayan şuur ve hareket serbestisini önemli derecede azaltacak nitelikte bir ruhsal rahatsızlığı bulunduğu, bu rahatsızlığının tedavisine 10.4.1997 tarihinde Niğde Devlet Hastanesinde başlanıp 1.8.1997 tarihimle verilen 1,5 aylık hava değişimi sonuna kadar devam ettiği çok açık biçimde saplanmış olmaktadır. Daire ilamında da belirtildiği gibi; bu rahatsızlığın suç tarihlerinde de tedaviyi gerektirecek ve sanığın kıtada kalmasını sakıncalı kılacak nitelikte olduğu aşikardır. Bu nedenle, sanığın rahatsızlığının mazeret olarak kabul edilmesi, yasanın amacına, hak ve nesafet kurallarına uygun olacağından; askeri mahkemece sanığın mazeretsiz olarak iznini tecavüz ettiğinin kabul edilmesi, takdirde yanılgı olarak görülmüş ve hükmü sübut yönünden bozan Daire ilamında bir isabetsizlik bulunmadığından aksi düşünceye dayalı itirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy