(1632 S. K. m. 66)
Dosyada mevcut delil durumuna göre, sanığın 20.12.1995 tarihinde sevk edildiği Çorlu Askeri Hastanesine gitmeyip memleketine gittiği ve 5.1.1996 tarihinde, elinde anılan hastaneye 21.12.1995 tarihinde başvurup 5.1.1996 tarihine kadar hastanede yattıktan sonra 5.1.1996 tarihinde hastaneden çıkış yaptığını gösteren sahte belge ile Birliğine döndüğü konusunda hiç bir tereddüt ve ihtilaf bulunmamaktadır.
Daire ile Başsavcılık arasındaki uyuşmazlık; sübutu yukarıda açıklandığı şekilde gelişen olayda; sanığın sevk edildiği Askeri Hastaneye kaldırılması gereken 22.12.1995 tarihinden, Birliğine kendiliğinden döndüğü 5.1.1996 tarihine kadar izinsiz olarak geçirdiği bu sürenin Firar suçuna mı? yoksa (sanığın bu süreyi elindeki sahte rapora dayalı olarak geçirmiş, olması nedeniyle) Askerlikten Kısmen Kurtulmak İçin Hile Yapmak suçuna mı? vücut verdiği konusundadır.
Bilindiği üzere, Askerlikten Kurtulmak için Hile Yapmak suçunun olması için, failin askerlikten kısmen de olsa kurtulmak kastı ile, konusu hile ve desise teşkil eden bir takım fiil ve hareketlerde bulunması gerekmektedir.
Başsavcılıkça sanığın hile ve desise teşkil eden eylemlerinin dayanağı olarak gösterilen ve sanığın 21.12.1995 tarihinde Çorlu Askeri Hastanesine başvurup 5.1.1996 tarihine kadar hastanede kendisine uygulanan teşhis ve tedavilerle ilgili bilgilerin neler olduğunu gösteren Hasta Sevk Kağıdı arkasındaki Erbaş ve Er Evrak Kaydı Kaşesi, Hastanede görevli iki doktora ait kaşe, imza ve hastada tespit edilen hastalığa ve önerilere ait yazılar ile Baştabibin kaşe ve imzası bulunan sahte belgenin dava dosyasında Aslının bulunmaması, Dosyanın 7 nci dizisinde yer alan fotokopi halindeki bu belgeyi "Aslı gibidir" diye onaylayan Kh.Bl.K.Tnk.Yzb.İdris TANAL'ın bu onayının dahi fotokopi halinde olması, Aslı tüm aramalara rağmen bulunamadığı ifade edilen fotokopi halindeki belgenin aslı olmadığı sürece delil olarak değerlendirmeye esas alınmasının mümkün bulunmaması karşısında, sanığın Askerlikten bir süre de olsa kurtulmak maksadıyla yaptığı hile ve desiseler kanıtlanamadığından, sanığın 22.12.1995-5.1.1996 tarihleri arasındaki eylemini Firar suçu olarak nitelendiren Askeri Mahkeme hükmünü yerinde görüp onayan Daire kararında bir isabetsizlik görülmediğinden Başsavcılık itirazının oyçokluğu ile reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy