(1632 S. K. m. 66)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık suçun sübutuyla ilgilidir.
Daire sanığın eyleminin suç teşkil etmediğini kabul ederken, Başsavcılık; sanığın 17.11.1990 tarihinde saat 06.00 da hareket eden konvoya katılmamakla 17.11.1996 tarihinden itibaren İzin Tecavüzüne başladığını ve İkinci konvoya katıldığı 27.11.1996 tarihini kadar İzin Tecavüzü suçunu işlediğini ileri sürmektedir.
Dosyada mevcut delil durumuna göre, sanığın 25.10.1996 tarihinde, yol süresi dahil On Gün süreyle gönderildiği dağıtım iznini geçirmek üzere memleketi olan Hakkari'ye gitmek için Elazığ, Muş ve Van illerindeki Toplanma Merkezlerine uğrayıp, buralardan düzenlenen konvoylarla seyahat ettiği için memleketi olan Hakkari'ye 7.11.1996 tarihinde ulaştığı, Hakkari-Van arası konvoy faaliyetinin düzenlendiği Merkez Komutanlığına 11.11.1996 tarihinde başvuran sanığa, aynı gün, Van istikametine olan konvoyun her ayın 7,17 ve 27 sinde olduğu hususu ile, izinli gelen erlerin iznin bitiminden bir önceki konvoyla birliğine gitmek üzere sabah saat 06.00 da Merkez Komutanlığında hazır olması gerektiği konusunun imzası karşılığı tebliğ edildiği (Dz:55), 17.11.1996 tarihli konvoya gelmeyen sanığın 27.11.1996 tarihli konvoyla, aynı gün Van'a, oradan 29.11.1996 tarihli konvoyla Elazığ Toplanma Merkezine, 30.11.1996 tarihinde de İstanbul'daki Birliğine sevk edildiği ve bu suretle sanığın 01.12.1996 tarihinde Birliğine katıldığı hiç bir şüphe ve tereddüde yer vermeyecek şekilde sabit olup, bu konularda bir ihtilaf da bulunmamaktadır.
Dava dosyasında, sanığın 17.11.1996 tarihinde Van"a hareket eden konvoya katılmak amacıyla müracaatının olup olmadığı konusunda bir delil bulunmadığı, bu konuda, sanığın (izin belgesindeki konvoy faaliyetleriyle ilgili notların duruşma sırasında okunması üzerine beyan ettiği) "17.11.1996 Tarihinde Hakkari Toplanma Merkezine gittiğimde bana konvoyun 27 sinde olduğunu söylediler" şeklindeki iddiasından başka hiç bir bilgi ve belge olmadığı için öncelikle, sanığın konvoy faaliyetini yürüten Hakkari Merkez Komutanlığına 17.11.1996 tarihinde müracaatının olup olmadığı konusunun araştırılmasına yönelik bir noksan soruşturmanın mevcut olup olmadığı tartışılmış ve sonuçta, bu konunun sübut için önemli olmaması nedeniyle araştırılmasına gerek olmadığına, oyçokluğu ile karar verilmesi üzerine sürdürülen inceleme ve müzakere sonunda;
OHAL bölgesindeki yerlere izine giden askeri personelin, emniyetle seyahat etmeleri ve can güvenlikleri açısından, güzergah üzerindeki Kayıt ve Toplanma Merkezlerine başvurarak bu merkezlerden düzenlenen konvoylardan yararlanacaklarının emir gereği olduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle sanığın on günlük iznini kullanmaya ancak 7.11.1996 tarihinde başlayabildiği dikkate alındığında, on günlük izin süresinin 17.11.1996 tarihinde saat 24.00 te sona erdiği görülmektedir. İzin hakkının ve süresinin tam olarak kullanılması esas olduğuna göre, sanığın 17.11.1996 tarihinde saat 06.00 da Hakkari Merkez Komutanlığında hazır bulunma zorunluluğunun olmadığı, 17.11.1996 tarihinde saat 06.00 dan sonraki ilk konvoyun ise 27.11.1996 günü saat 06.00 da olması ve sanığın da bu konvoya katılmış olması nedeniyle, ortada sanığın cezalandırılmasını gerektirecek bir eyleminin bulunmadığı kabul ve sonucuna varıldığından, Başsavcılığın; sanığın 17.11.1996-27.11.1996 tarihleri arasında İzin Tecavüzü suçunu işlediği yolundaki itirazı oyçokluğu ile yerinde bulunmamıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy