(1632 S. K. m. 66)
İzmir-Gaziemir'deki eğitim birliğinden 13.5.1998 gün (10) gün süre ile memleketi Çorum'a dağıtım iznine gönderilen sanığın (Dizi:3) izninin bitiminde 23.05.1998 günü tertip edildiği İstanbul-Tuzla'daki yeni birliğine katılması gerekir iken süresinde katılmayıp izin süresini geçirdiği, 16.06.1998 günü kendiliğinden gelerek kıt'asına katıldığı (Dizi:2) hususunda bir kuşku bulunmamaktadır.
Yerel Mahkemece, sanık hakkında izin tecavüzü suçundan açılan kamu davasından (Dizi:l 1) müsnet suçun sanığın özrü (mazereti) nedeni ile unsurları itibarı ile oluşmadığı kanaati ile beraatına karar verilmiş (Dizi:48), Adli müşavirin, sanık aleyhine, eylemin sübuta erdiğine ilişkin temyizi üzerine (Dizi:54) hüküm eylemin sübuta erdiği ve müsnet suçun oluştuğu görüşü ile 1 nci Dairenin 10.03.1999 gün ve 1999/105-103 sayılı kararı ile(Dizi:62) sanık aleyhine sübuttan (esastan) bozulmuş, bozma kararına mahalli mahkemece direnilmiş (Dizi:67) ve sanığın aynı gerekçelerle beraatına karar verilmiş, beraata ilişkin direnme hükmü Adli Müşavir (Dizi :76-77) ve Askeri Savcı tarafından Dizi:80) sanık aleyhine tekrar temyiz edilmiş, Başsavcılığın 14.06.1999 gün ve 1999/1919 (Direnme: 22) sayılı tebliğnamesi ile direnme hükmünün esastan (sübuttan) bozulması gerektiği yolunda görüş bildirilmiştir.
Daire ile Yerel Mahkeme kabul ve değerlendirmeleri arasında oluşan ve Daireler Kurulunca halledilmesi gereken uyuşmazlık sanığa müsnet suçun özür (mazeret) unsuru itibarı ile oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Sanık aşamalardaki ifadelerinde ve sorgusunda (Dizi:6-20) memleketinden İstanbuldaki birliğine katılmak üzere zamanında İstanbul'a geldiğinde, kendisinin taksi ile tanımadığı kişiler tarafından İstanbul'da kaçırıldığını, uzun süre alıkonulduğunu, ilaç içirildiğini, çeşitli taciz ve kötü muamelelere maruz kaldığını, bir ara kaçarak tekrar memleketine geldiğini, bu nedenle zamanında birliğine katılamadığını ileri sürerek kendisini savunmakta ise de (Dizi:6-20), kaçırıldığını iddia ettiği İstanbul'dan memleketine (Osmancık /ÇORUM) gelene kadar kat ettiği yerlerdeki yol (güzergah) üzerinde bulunan hiçbir sivil-askeri mercie kaçırılma olayı ile ilgili olarak müracaat ettiğini beyan etmemektedir. Savunmaları hiçbir belgeye dayanmamaktadır. Dinlenen tanıkların beyanları (Dizi:45-46) sanığın kaçırılması olayı ile ilgili olmayıp memleketine gelen sanığın Osmancık ilçe J.K.lığınca birliğine tekrar sevk edilmesi için yaptığı müracaata ilişkindir. Dosyada sanığın fiziki veya cinsel taciz veya tecavüze uğradığına dair yapılmış yazılı bir tespit (rapor) ve tanık beyanı da yoktur. Esasen sanığın kaçırıldığına ilişkin kendi beyanı dışında dosyada hiçbir delil bulunmamaktadır.
Sanığın mücerret, başka hiçbir delil ve belge ile doğrulanmayan hayali denebilecek beyanlarına itibar edilerek beraat kararının verilmesi isabetli görülmemiştir.
Bu nedenlerle, sanık hakkındaki beraat hükmünü esastan (sübuttan) bozan daire kararına mahalli mahkemece uymak gerekir iken direnilmesi isabetli görülmediğinden beraata ilişkin direnme hükmünün oyçokluğu ile sübuttan (esastan) bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy