(1632 S. K. m. 85)
Sanığın bazı eylemleri nedeni ile yazılı savunmasını almak isteyen ve bu hususta 02.02.1996 tarihli yazılı savunma talep eden yazıyı yazan amiri olan Depolar K.nı Lv.Kd.Yzb.A.Ali TEKMEN'e savunma yazısının arka sahifesine el yazısı ile yazdığı savunmasında "...TSK.İç Hizmet Kanunun ilgili maddelerinde belirtilen bazı hususlara riayet etmemektesiniz. Adil değilsiniz. Size güvenmiyorum. Çünkü siz emir vermeyi bilmiyor veya kasden böyle davranıyorsunuz. Yapacağım vazifenin nasıl yapılacağına kanunun bana verdiği yetkiye dayanarak ancak ve ancak ben karar verebilirim. Müstakil bir Takım K.nı olarak benim işlerime lüzumsuz karışmalarınız size olan güvenimi zedelemektedir. Ben bir çavuş muyum, yoksa onbaşı mıyım? yoksa başka bir şey mi? Arz ederim" diyerek yazdığı bu savunmasında Hizmete ilişkin bir muamaleden dolayı amire hakaret suçunu işlediği kabul edilmiş ve mahalli mahkemece mahkumiyetine karar verilmiş, sanığın temyizi üzerine hüküm 5 nci Dairece suç vasfına bağlı olarak görev noktasından bozulmuş, bozma kararına Başsavcılıkça itiraz edilmiştir.
Yapılan incelemede;
Sanığın 02.02.1996 tarihli yazı ile amirine yazılı savunma talep eden yazının arka sahifesine kendi el yazısı ile yukarıda özetlenen sözleri yazdığı hususunda bir kuşku bulunmamaktadır. Sanık da savunmayı kendisinin yazdığını aşamalardaki ifadelerinde kabul etmektedir. Sanık tarafından yazıldığı tartışmasız olan yazılı savunmada kullanılan sözcük ve cümlelerin bir suç teşkil edip etmediği, eder ise hangi suçu teşkil ettiği meselesine gelince;
Mahkumiyet hükmünü suç vasfına dayalı olarak görev noktasından bozan 5 nci Dairenin 26.05.1999 gün ve 1999/330-324 sayılı bozma kararında da etraflıca açıklandığı üzere; sanık kendi işlerini güçleştirdiği inancı ile amirini ağır bir şekilde eleştirmektedir. Kullanılan sözcükler savunma yazısı olarak yazılmış bir yazıda, savunma sadedinde kullanılmış sözcüklerdir. Sanığın bu sözleri amirine hakaret kasdı ile sarf ettiği dosyadan açıkça anlaşılamamaktadır. Ancak sanığın bir ast olarak yasa gereği amirine göstermeye mecbur olduğu saygıyı da göstermediği, amirine karşı saygısızca davrandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle sanığın sübut bulan eyleminin Dairece 477 S.K.nun 47 nci maddesinde düzenlenmiş olan amire saygısızlık suçu olarak kabulünde, mahalli mahkemece tesis edilen hizmete müteallik muameleden dolayı amire hakaret suçundan mahkumiyete ilişkin hükmün suç vasfına dayalı olarak görev noktasından açıklanan nedenlerle bozulmasında isabetsizlik görülmediğinden, Başsavcılığın yerinde görülmeyen itiraz sebeplerinin reddine oybirliği ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy