(1632 S. K. m. 66)
Başsavcılığın görüşü ile 5 nci Dairenin bozma kararı arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca halledilmesi gereken uyuşmazlık 13.2.1998-25.2.1998 tarihleri arasında firar suçunu işlediği Başsavcılık ve Dairece de tartışmasız kabul edilen sanığın 25.2.1998 tarihinde kolluk kuvvetlerine dehalet kastı ile kendiliğinden mi teslim olduğu, yoksa itiraz tebliğnamesinde açıklandığı gibi belirtilen tarihte polis-inzibat kuvvetlerince (kolluk kuvvetlerince) düzenlenen bir yakalama operasyonu sonucunda mı yakalandığı, yakalanmak için direnip direnmediği ve bu hususta noksan soruşturma bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Dairenin önemle üzerinde durduğu (Yakalama Tutanağı) başlıklı ve dosyanın (36) dizisindeki belgede sanığın yapılan polis ve inzibat müşterek aramasında yakalandığı açıklanmakta, ancak bu belgede sanığın yakalanmamak için kolluk kuvvetlerine direndiği hususunda bir açıklama bulunmamakta, (37) dizideki İzmir/Şirinyer İnzibat K.lığının 19 Mart 1999 tarihli yazısında ise, sanığın yakalanmasının kendisi (sanık) tarafından sağlanmadığı, sanığın ailesi tarafından Mrk. K.lığına telefonla firar ihbarı yapılması üzerine polisle birlikte
bildirilen adrese gidilmiş adı geçen personel teslim olmamakta direnmiş, ancak kardeşinin yardımı ile yakalanarak teslim alınmıştır" şeklinde açıklama bulunmaktadır.
Sanığın aşamalarındaki ifade ve savunmaları ile dosyanın (36) ve (37) dizisindeki belgelerin içeriği sanığın yakalanıp yakalanmadığı, kolluk kuvvetlerine karşı direnip direnmediği hususunda farklılık arz etmektedir. Durumun ortaya çıkarılabilmesi ve sanığın yakalanıp yakalanmadığının belirlenmesi ve her türlü kuşkudan uzak bir bilgi ve delile ulaşılabilmesi için sanığın, annesi, babası, kardeşleri ile (36) dizideki tutanakta imzası bulunan polis ve asker görevliler tanık olarak dinlenerek;
a) Sanığın ailesine birliğine dönmek istediğini söyleyip söylemediğinin,
b) Ailesi tarafından yapılan ihbarın sanığın isteği üzerine mi, sanığın haberi olmadan ailesi tarafından mı yapıldığının.
c) Polis ve inzibatlar eve geldiğinde sanığın yakalanmamak için direnç gösterip göstermediğinin,
d) Sanığın kendiliğinden mi kardeşinin yardımı ile mi teslim olduğunun, sorularak tespit olunacak ifadelerden sonra sonuca gidilmesi zorunlu görüldüğünden Dairenin bu sebebe dayanan noksan soruşturmaya ilişkin oyçokluğu ile verilmiş bozma kararında isabetsizlik görülmediğinden, Başsavcılığın yerinde görülmeyen süresinde vaki itirazının oyçokluğu ile reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy